25 Haziran 2014

Aşkın Gölgesi- YORUM

Bu aralar sanırım daha önce okumadığım için pişman olduğum kitapları okuyorum üst üste. Aşkın Gölgesi beni tek kelimeyle kendine hayran bıraktı.






Kitap konusunu anlatmayacağım, çünkü ne dersem kitap için direkt spoiler olacak :) O sebeple arka kapak yazısını paylaşacağım:


Geçmişin peşini bırakmadığı bir kadın ve zamana direnen bir aşk…

Edebiyat profesörü ve yazar olan Esma, kocası öldükten sonra kızı Ece ile birlikte Berlin'de yaşamaya başlar. Sürekli annesiyle sorunlar yaşayan on yedi yaşındaki kızı Ece, bir gün bodrumda bir kitap bulur ve o kitapla birlikte annesini hiç tanımadığını fark eder. Bu kitabı bulmasının ardından Ece ve annesi Esma'nın hayatı hiç beklemedikleri şekilde değişecektir.

Gülşah Elikbank'ın kaleme aldığı ve dokuz ülkede yayımlanan romanı Aşkın Gölgesi, aile, arkadaşlık ve aşk üzerine yazılmış, insanın içini ısıtan sıcacık ve etkileyici bir roman.




Kitap, yoğun bir aşk ve dram içeriyor.Okurken pek çok duyguyu hissedebiliyorsunuz.

Benim kendimce bir çıkarımım vardır. Eğer bir tiyatro oyunu-sinema filmi-roman vs. herhangi bir şeyde, bir karakterden nefret edebiliyorsam o tiyatrocu-oyuncu-yazar benim gözümde başarılıdır. Ve evet bu kitapta Canan'dan ölesiye nefret etmemi sağladı yazar. O kadar akıcı ki, elimden düşüremedim.  Açıkçası böyle bir kitap beklemiyordum, beklentimi kat be kat aşan bir roman okudum. Beklettiğim için üzgünüm. Sevgili Gülşah Elikbank, takip edeceğim yazarlardan oldu böylece.

Benim gibi kitabı edinmiş ama bir türlü kitaba şans verememiş, veya okumak isteyenler varsa tavsiye edebileceğim bir kitap.

Yazar:Gülşah Elikbank
Yayınevi:Yabancı
Sayfa Sayısı: 344
Baskı Yılı: 2014

Kitaba puanım tam puan yani 5 üzerinden 5.





24 Haziran 2014

Son Pişmanlık- YORUM

Uzun bir zamandır okumak istediğim, fakat araya giren çeşitli kitaplar sebebiyle, ancak zaman bulduğum bir kitaptan bahsedeceğim. Keşke daha önce okuyabilseymişim :)

Kitabımız aile-dram konuları üzerine kurgulanmış.





Elizabeth Ayers ile Christian Davison, hukuk okuyan, birbirlerine aşık bir çifttir. Christian, zengin bir ailenin oğludur. Elizabeth ise, fakir bir ailenin kızıdır. Christian'ın isteği, babasının şirketindeki en iyi avukat olmaktır. Çiftimiz için her şey yolunda giderken, bir gün Elizabeth hamile olduğunu söyler. Christian için bir şoktur bu. Çünkü Christian'ın , kariyer yaparken bir bebeğe ayıracak zamanı yoktur. Ve Elizabeth'e sorar:  Ben mi,bebek mi?


Aradan 5 sene geçer. Christian ve Elizabeth, hayatlarını kurar ve yaşamaya devam ederler. Christian, babasının şirketinin San Diego ayağının başına geçmek için San Diego'ya yerleşir. Elizabeth'in şehrindedir artık ve geride bıraktıklarını an be an düşünmektedir.

Derken mutfak alışverişine gittiği bir markette, simsiyah saçlı, masmavi gözlü dünya güzeli bir kız çocuk görür. Kız ile o an aralarında kopmaz bir bağ oluşur. Bu kız çocuğu, Christian'ın hayatını kökten değiştirecektir.


Konu aslında çok güzel, yazım dili de güzel. Fakat çeviri malesef kötüydü. Keza kapak da öyle. Kapağın kitap içeriği ile hiçbir alakası yok. Kapağı ilk gördüğüm an cinayet romanı falan sandım hatta. Yazarın aynı yayınevinden çıkmış 2 kitabı daha var, en yakın zamanda okumak istiyorum onları da.


Yazar:A. L. Jackson
Çevirmen:M. Can Uzer
Yayınevi:Aspendos Yayıncılık
Baskı Yılı: 2013

Kitaba puanım 5 üzerinden 4. Çeviri nedeniyle :(








21 Haziran 2014

Baştan Çıkarma Seansları- YORUM

Lucinda Miller (Lucie) anne ve babasını kaybetmiş,başından bir evlilik geçmiş, kendine pek güveni olmayan bir fizik tedavi doktorudur. Aynı hastanede çalışmakta olan bir meslektaşından içten içe hoşlanmaktadır, fakat Stephen onu farketmemektedir.

Reid Andrews ise, babası eski bir dövüşçü olan, bol ödüllü karma dövüş sanatçısı bir gençtir. Geçirdiği sakatlık neticesinde omuz ekleminde oluşan bir hasar nedeniyle, şampiyonluğu kaptırır. Şampiyonluğu geri almaya niyetlidir.





Reid'in yolu Lucie'nin ofisine düşer. Lucie, genç adamı biryerden tanıdığını düşünür fakat nereden tanıdığını çıkaramaz. Kısa bir andan sonra Reid'in, abisinin en yakın arkadaşı olduğunu hatırlar :)

İkiliyi yıllar sonra biraraya getiren şey, Reid'in sakatlığıdır. Reid, Lucie'nin üzgün olduğunu anlar ve sebebini sorduğunda edindiği bilgi neticesinde, ikili bir anlaşma yapar. Anlaşmaya göre, Lucie; Reid'in maçına kadar Reid'in sakatlığını iyileştirecek, Reid ise, Lucie'yi baştan çıkarıcı bir kadın haline getirecektir. Bakalım anlaşma sürecinde neler olacak :)


Kitabın konusu cidden çok güzel, bana farklı geldi. Yazım dili akıcı ve güzeldi. Karakterleri de beğendim. Bu kitap benden kesinlikle geçerli not aldı. Fakat çevirinin bazı kısımlarında pürüzler vardı, onun dışında takıldığım bir nokta olmadı. Kitap seri imiş,şu ana kadar yurtdışında yayınlanan 3 kitabı var, ilk kitap Baştan Çıkarma Seansları. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Yazar:Gina L. Maxwell
Çevirmen: Şebnem Özcan
Baskı Yılı: 2014
Yayınevi: Novella Yayınları


Kitaba puanım 5 üzerinden 4.








17 Haziran 2014

Sana Aşık Değilim- Vefa Enver- YORUM





Romantik komedi sever misiniz? Sonu mutluluk garantili kitaplardır hani onlar. Peki Vefa Enver kalemi ile tanıştınız mı? Tanışmadıysanız bir an önce tanışmalısınız.   Vefa Enver Facebook Sayfası için tık tık.

Leyla Gibi romanı ile okumaya başladığım Vefa Enver, her yeni kitabında,farklı karakterler ve kurgular ile okuyanlara keyifli anlar garanti ediyor.

Sana Aşık Değilim romanı, Ephesus etiketiyle raflarda yerini aldı. Ben kitabı,fuardan yazar imzalı edindim :)






Kitap, 13 yaşındaki Lal (Zeynep Hilal Askar) onuruna verilen bir parti ile başlıyor. Lal, ünlü Askar Holding'in sahibi Erdinç Askar'ın kızı.

Erdinç Askar, kızı Lal ve eşi Banu'nun evde olmadığı bir akşam intihar ediyor. Banu bu ölümden Kenan'ı sorumlu tutuyor,çünkü Kenan, Erdinç'ten nefret ediyor.

Lal ve Banu, evlerini,ülkelerini terketmek zorunda kalıyorlar ve Rusya'ya yerleşiyorlar. Aradan 10 sene geçiyor ve kızımız Lal, nefretle bilendiği Kenan'dan intikam almak üzere ortaya çıkıyor. Burdan sonra neler neler oluyor okumalısınız bence. Çünkü klişe bir nefret-aşk hikayesi değil.


Vefa Enver'i takip edenlerin bileceği üzere,yazarımızın pembe serisi var. Bu kitap,pembe seriden ayrı bir seri oluşturan yazarın kırmızı serisine dahil. Yani şöyle ki, pembe seri daha çok romantik komedi üzerine iken, kırmızı seri, daha tutkulu,daha inatçı,daha sert, daha daha bir seri anlayacağınız.

Yan karakterleri sevdiğimi söylemeliyim. Osman Baba,Menekşe,Recep ve Aleksi kitaba güzellik kattılar.


Ve alıntılar....


"Seni aldattığı için ona mı kızıyorsun, yoksa seni aldattığını anlamadığın için kendine mi? Ya da her şeye rağmen ondan nefret etmeyi beceremeyen kalbine mi?"


"Sen her gün tekrar kutlamaktan hiç bıkmayacağım özel bir gün gibisin. Sana sahip olduğuma inanamıyorum ve bana bu denli iyi olabildiğine de..."

Yazar:Vefa Enver
Yayınevi:Ephesus Yayınları
Baskı Yılı: 2014

Kitaba puanım 5 üzerinden 4.







16 Haziran 2014

Pamuk Şeker- Sinem Akça-YORUM

Mart 2012 tarihinde çıkan, benim daha önce devam kitabını okumuş olduğum Pamuk Şeker, takas yolu ile elime geçince hemen okudum :)

Kitabımız konu olarak, 30 yaşında, iyi bir eğitimi ve kariyeri olan,annesi ile beraber yaşayan, kendisinden 21 yaş büyük,evli bir sevgilisi olan,markalara ve alışverişe delicesine takıntılı Yasemin karakterini ele alıyor.






Yasemin'in Metin'den kurtuluşuna çok sevindim, Erhan benim favorim çünkü,daha önceden devam kitabını
okumuş olduğumdan sonunu biliyordum gerçi :)

Yasemin'in yakın arkadaşlarını da okumak istiyorum, ayrı bir kitap olarak. Özellikle Didem'i :)


Birkaç eleştirim olacak:

Kitabın çok çok çooook ciddi anlamda redaksiyon sorunu var, son okuma yapan kişilere ve editörlere sesleniyorum, lütfen işinizde biraz daha titiz olun. 1 değil 2 değil çünkü, her sayfada 2-3 imla hatası bulmak  mümkün.

Bir diğeri bu kitap için değil, genel anlamda tür için eleştirim. Sürekli marka beyan etme takıntısı. Vakko çantam, Dior rujum, Starbucks kahvem, Chanel parfümüm. İyi hoş, ama bir süre sonra insan sıkılıyor bunlardan.


Eğer bunlara takılmazsanız, size 2 saatlik güzel bir okuma vaadediyor kitap. Belirtmek istediğim bir şey daha var, ikinci kitap çok daha komik :) Yazarda komedi potansiyeli var, lütfen devam etsin.


Ve alıntılar:

İllet oluyorum şu doktorların çoğul konuşmalarına. Sanki kendisi dikkat edecek benim yerime. Sen pazar sabahları kızarmış parmak sucuğun yağına ekmeğini banarken, o diyet ekmekleri ben yiyeceğim,sen değil!!

"Doğru söylüyorsun,bazıları şanslı doğuyor değil mi? Hani diyorlar ya maça 1-0 önde başlıyorlar."
"1-0 mı? Bu adam daha doğarken ligi şampiyon olarak bitirmiş kızım, ne maçı, ne 1-0'ı. "

Yazar:Sinem Akça
Yayınevi: Sepya
Baskı Yılı: 2012

Kitaba puanım redaksiyon sebebiyle, 5 üzerinden 3 oluyor.








7 Haziran 2014

Mim :)

Yaklaşık 1 aylık bir aradan sonra herkese merhaba :) 1 ay içinde gerek ülkemiz gündemindeki kötü olaylar, gerek final yoğunluğu derken bir türlü elim bloga yazmaya gitmedi. Sınavlarımın iyi geçmesi ile moralimin düzeldiği şu günlerde, geri dönüşümü bir mim ile yapmak istedim.


Blog açma hikayeniz nedir?

Aslında bir hikayem yok. Kitaplığıma baktığımda, bazen okuduğum kitapların ayrıntılarını anımsayamadığımı farkedince, yorumlarımı daha sonra açıp okumak gereği hissettim ve böylece blogu açtım


Blog isminiz nereden geliyor? Neden bu isim?

Blog ismim aslında yaratıcı değil. Benim ismimin yer aldığı bir isim oldu :)


Hangi mevsimi seversiniz?

Sonbahar kesinlikle. Soğuk ve sıcak havalardan nefret eden biri olarak elbette sonbahar :) Hem sonbaharın farklı bir büyüsü var, o hüzün, o hava durumu, yerlerde çıtırdayan yapraklar :) Evet sonbahar :)






Bu mevsim size neyi çağrıştırıyor?

Duygu geçişlerini,umutları..


Kırmızı ruj mu eyeliner mi?

Eyeliner kesinlikle :)


Blog yazmak sana ne kazandırdı?

Güzel insanlar tanıdım, en güzeli bu bence :)


Kitap okumak mı bir şeyler yazmak mı?

Elbette okumak derim. Kitap okuyan herkesin,illa bir şey yazmak zorunda hissetmesi olayını desteklemiyorum, zira içi boş, isimler ayrı konular aynı bir dolu kitap var piyasada.Özgünlüğü destekliyorum.


Şiir mi roman mı hikaye mi?

Roman. Hikaye sevmiyorum,şiir hiiiiç sevmiyorum. Cemal Süreya hariç şiir okumuyorum denebilir hatta.


En çok etkilendiğin film?

Léon: The Professional. Kaç kez izlediğimi bilmiyorum, sountrackini ezbere bildiğim güzel bir film :)





Hangi tür kitap/film?

Açıkçası dram-aile türlerini seviyorum,film olsun kitap olsun. Çiklit de aynı şekilde. Fakat fantastik ve bilimkurgu insanı değilim hem kitap hem film açısından.


Öğrenci olmak mı iş hayatı mı?

Her ikisini de yaşamış,halen öğrenci biri olarak,elbette öğrencilik derim. İş hayatı zor arkadaşlar :) (Annem bu sorunun cevabını okurken eminim gülecektir :) )


Kitap okumak mı film izlemek mi?


Kitap okumak. Ama bazende film izlemek. Özellikle, okuduğum bir kitabın filmi varsa, bu keyif ikiye katlanıyor. Ama karşılaştırmam gerekirse elbette kitap okumak.


Klasik giyinmek mi spor giyinmek mi?

Aslında klasik giyimi çok beğeniyorum, o kalem etekler, incecik topuklular, dökümlü gömlekler.. Elbette iş hayatına resmi olarak atıldığımda bunlardan sıkılacağım, haftasonu gelse kot pantolon ve converse giysem diye sızlanacağım, eminim :)


Almaktan asla vazgeçmeyeceğiniz şey ne?

Tabikii kitap :)


En sevdiğin yemek nedir?

Cevap vermesi güç bir soru :) Patatesin her türlüsünü, makarnayı ve yeşil mercimeği çook severim :)


En sevdiğin dizi?

Ben Tv izlememci yada ben belgesel izlerimci tayfadan değilim üzgünüm :D Evet dizi izliyorum arkadaş :) Son dönemde en sevdiklerim Beni Böyle Sev, Aramızda Kalsın dizileri, bayılıyorummm ikisine de :)


Özel bir yeteneğin olsa bunun ne olmasını isterdin?

Para basmak güzel bir yetenek olabilirdi :P


Hasta olmanın en kötü yanı nedir?

Ahhh şuan hasta biri olarak bu soruya vereceğim cevap, boğaz ağrısı ve halsizlik :(


Alınacak listen var mı? İlk 5'i nedir?

Olmaz mıı hiççç :D

Umutsuz
Yeni Bir Umut
Tesadüfen Aşk
Bir Tutam Gündüz Bir Tutam Gece
Hayatımın Aşkı


İlk aldığın makyaj malzemesi nedir?

Parlatıcı yada dudak nemlendiricisi olmalı :)



Beni mimlediği için Yamak dan'a teşekkür ederim. Ben de bu mimi Romantik Optik ve Kitap Keyfim'e yolluyorum.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...