27 Eylül 2014

RKBT 3.GÜN KİMLİKSİZ-SELVİ ATICI, YORUM VE ÇEKİLİŞ



Turumuzun üçüncü gününden merhabalar, bugun yorum sırası bende :) Kitabı az önce bitirdim, hemen yoruma koştum :) 





Kitap Tanıtımı: 

"Seni sevmekten nasıl vazgeçebilirim ki? Ben geçsem bile kalbim vazgeçmez..."

Deryal Yiğit, nam-ı diğer Kimliksiz... Kirli geçmişiyle, acımasızlığıyla, kadınlara değer vermeyişiyle bilinen karanlık bir adam... Garip takıntıları ve sadece kendine sakladığı sırlarıyla kendi çöplüğünden yarattığı krallığında hükümdarlığını süren Deryal'in hayatına Burcu bomba gibi düşmüştü. 

Burcu, Deryal'in yeni takıntısı mı, yoksa hayatının yörüngesini tamamen değiştirebilecek olan tek kadın mıydı? Sırları ve çözemediği sorunlarıyla Deryal'in hayatına girmek zorunda kalan Burcu, omuzlarına binen tonlarca yükün arasında aşkı kaldırabilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)




Kitap Yorumu:

Selvi Atıcı, ismine sık rastladığım, fakat hikaye okumadığım için, kitabı çıktığında okumak istediğim bir isimdi. Ve kitabını okumak kısmet oldu. 

Kitaba başlarken, Deryal ismi nereden geliyor merak ediyordum doğrusu, bu konuda yazar bir giriş yaparak bizi aydınlatmış.

Deryal, gece kulüpleri ve nakliye şirketleri olan, zengin biraz maço biri. İçinde biryerlerde hep bir çocuk barındıran, yaralı bir adam. Sağ kolu ve en yakın dostu Adem ile eskiye dayanan tanışıklıkları var ve her koşulda birbirlerini kolluyorlar. 

Sıradan bir akşamda, gece kulübünde, Deryal eğlenen insanları izlerken, bir kıza takılıyor gözü. Deryal'in hayatına giren bu genç kız başta Deryal'in hayatı olmak üzere pek çok dengeyi değiştiriyor. En yakını olan Adem, bu kızın, Deryal için bir takıntı olduğunu düşünüyor. Deryal ise, bunun aşk olduğunu adı gibi biliyor. ( Bakalım siz okurken ne diyeceksiniz bu duyguya :) )

Konuyu ancak bu şekilde anlatabilirim spoiler olmadan :) 

Tur arkadaşlarım gibi, kitabı bende 2 kısım olarak yorumlamak istiyorum. Öncelikle kitap çook güzel başladı. Pek çok yerinde gerçekten güldüm :) Özellikle Adem-Şirin ikilisine bayıldımmm :)

Deryal'in, klasik erkek roman karakterlerinden farklı bazı özellikleri vardı, bunları okumak güzeldi. Karanlık bir geçmişi olan Deryal, mutfakta çok yetenekli, çizgi film izleyen ve bir oda dolusu oyuncağı olan biri :) 

En severek okuduğum iki sahneden bahsetmesem olmaz :) Birincisi Adem'in Şirin'e aşkını ilan etmesi. İkincisi, Deryal- Adem'in tanışma hikayesi. 

Kitabın ilk yarısında, Burcu'nun mesleğine dair bir bilinmezlik varki, sayfalar ilerledikçe bunu çözüyorsunuz.

Ahh kitabın ikinci yarısı :( Deryal'i boğmak istediğimi belirtmeliyim. Bir insan, neden böyle bir şeye başvurur, bilemiyorum. Keşke bu sahne olmasaydı. Bilmem, kitabı okuyanlar bana bu konuda katılır mı, ama kitabın başından bu noktaya kadar süregelen müthiş Deryal profili, malesef olayın etkisiyle yerle bir oluyor.

Kitap, çok akıcı. Bir bölüm daha okuyup bırakacağım diyerek, elinizden bırakmanızın mümkün olmadığı kitaplardan. Kapak görseli, kitabın temasını yakalamış. Bir tek şunu belirtmeliyim, yazı puntosu küçük olduğundan, bir parça göz yorucu.

Yazarın, kalemi ve kurgusu, gerçekten kuvvetli. Eğer Adem-Şirin ikilisiyle ilgili bir kitap projesi olursa okumak isterim. 



Yazar: Selvi Atıcı
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı:520
Baskı Yılı: 2014















a Rafflecopter giveaway

25 Eylül 2014

RKBT 1. GÜN KİMLİKSİZ-SELVİ ATICI- ÖN OKUMA VE ÇEKİLİŞ


Müptela Yayınları sponsorluğunda turunu yaptığımız Kimliksiz için, ön okuma yayında :) Kitabı okumadan önce fikir edinmek isteyenler, göz atmalılar :)

Çekilişimize katılmayı unutmayın :)




a Rafflecopter giveaway

22 Eylül 2014

RKBT 4. GÜN SON ADIM AŞK- YORUM VE ÇEKİLİŞ



Kitap Tanıtımı:

İki Kayıp Ruh Tek Bir Aşkta Buluşursa...

Jenny, dokuz ay önce ölen nişanlısıyla birlikte kurdukları taşımacılık şirketinin sahibi genç bir kadındır. Nişanlısı Steven'ın yasını tutan Jenny bir süredir kötü giden işleriyle de ilgilenememektedir. Bu sırada ortaya çıkan Jared adında gizemli bir adamın beklenmedik talepleri kadının hayatını alt üst etmenin eşiğine getirir. Ölen nişanlısının arkadaşı olan Jared, şirketin kuruluşu sırasında verdiği yüklü miktarda borcu geri istemektedir.

Jenny oldukça zorlu bir süreçle karşı karşıyadır çünkü Jared bir yandan genç kadının sahip olduğu her şeyi elinden almaya gelmiş bir düşman, diğer yandan Steven öldüğünden beri ilk kez kalbinin aşkla çarpmasını sağlayan etkileyici bir adamdır. Acaba düşmanca başlayan bu ilişkinin büyük bir aşka dönüşmesi mümkün olabilecek midir?

"Her sayfası büyülü bir roman."
-Debbie Macomber-

"Bu kitapta, ezber bozan insanlar başrolde."
-Booklist-

"Kendinizi duyguların hızla geçiş gösterdiği, zıtlıkların birbirini çektiği bir hikâyenin içinde bulacaksınız."
-Publishers Weekly-

"Âşık olmamak için direnen ama kaçamayan Jenny ve Jared'ın aşka teslim oluşlarını hayranlıkla okuyacaksınız."
-Amazon-
(Tanıtım Bülteninden)





Kitap Yorumu:

26 yaşındaki Jenny, 9 ay önce kaybettiği nişanlısının ardından yas tutmakla meşguldür. Nişanlısı Steven ile ortak kurdukları Mavi Gök Havayolları'nı bir şekilde çekip çevirmesi gerekmektedir. Jenny'nin ailesi, baştan sona mükemmel insanlar ile doludur. Jenny'nin annesi, üç çocuğuna rağmen müthiş bir kadın. Ablası Anna, bir kadın doğum uzmanı. Abisi Paul, iyi bir avukat. Fakat, Jenny, daha önce el attığı tüm iş denemelerinden başarısız çıkmış, iyi niyetli bir kız. İş hayatında başarısız, ev işlerinde başarısız.

Jenny, Steven'ın ölümünden sonra, annesi ile haftanın belli bir gününde yemek yemek üzere sözleşir. Tam anne-kız yemek günü başlamışken, yeri göğü inleten bir motor sesi duyulur. Motordan inen Jared, Jenny'nin hayatını değiştirecektir.

Jared, Steven'ın ordudan arkadaşı, çok iyi bir savaş pilotudur. Ordudan istifa etmiştir. Tek amacı, Jenny'den alacağı para ile, bir ev alıp, huzurlu yaşamaktır. Jared, Mavi Gök Havayolları'nın ortağı olduğunu iddia eder, ve Steven'a kuruluş için verdiği parayı geri almaya gelir.

Ve bundan sonra kitabımız şekillenmeye başlar.


Şunu söylemeliyim ki, yayınevi kitabın tanıtımını sayfasında paylaştığı gün, kitabın konusuna ayrı, kapağına ayrı vurulmuştum. Okumayı kesinlikle kafama koyduğum bir kitaptı. Turunu aldığımızı öğrenince de çook sevindim. Ve, kitap çoook güzel çıktı gerçekten.

Öncelikle, yakın zamanda okuduğum kitaplar arasında kuşkusuz en sevdiğim kitaptı.  Kitap, o kadar akıcı ki, inanamıyorsunuz okurken sayfaların nasıl azaldığına. Kitabın konusu aslında çok orijinal olmayabilir, ama yazar konuyu çok güzel işlemiş. Ben bu hikayeyi çok naif buldum. Mıç mıç aşklardan fenalık gelmişti, kendi adıma konuşmam gerekirse. Farklı bir soluk oldu bana, pek çok duyguyu beraberinde getirdi.

Yazarın, ilk kitabı olmasına karşın, dili son derece akıcı, çeviri çok güzel. Redaksiyonda sadece 2-3 yerde falan minik harf hataları vardı, ama hiç etkilemiyor okumanızı. Kapak görseli, dediğim gibi ilk gördüğümde çok beğenmiştim zaten. Emeği geçenlerin,ellerine sağlık.


Kitabı kesinlikle öneririm, özellikle naif bir hikayeyi özleyenler için. 



Kitaba puanım 5 üzerinden 5. 








a Rafflecopter giveaway

17 Eylül 2014

RKBT 4. GÜN SADECE SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARAMIŞTIM- YORUM

Turumuzun son gününden merhabalar :) Bugün kitap yorumu sırası bende.




KİTAP TANITIMI:

"Öpmeye doyamayacağım bir kadınla karşılaşmadım."

Su, tez konusu olarak bir telekız olmayı seçti; tanımadığı erkeklerle 6 ay boyunca telefonla konuştu, onların dertlerini dinledi, yol gösterdi, fantezileriyle onları mutlu etti. Konuştuğu erkeklerin kimisi kendine çok güvenliydi. Ama içlerinden birisi (Mert), hiç konuşmuyor sadece Su'nun sesini dinliyordu…
Birkaç konuşmadan sonra; Mert utangaçlığını yavaş yavaş üstünden atmaya başladı, kendinden bahsediyordu; Su ise kuralları gereği kendisi ve hayatı hakkında hiçbir ipucu vermiyor; tıpkı bir telekız gibi davranıyordu…
Gün geçtikçe Mert, hiç görmediği bu genç kadına tutkuyla bağlandı. Onu görmek, ellerini tutmak, teninde ellerini dolaştırmak, kokusunu hissetmek istiyordu… Ama Su, sadece bir oyunun içindeydi; bu gerçek değildi…
Mert'in son sözü ise şuydu: SADECE SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARAMIŞTIM…
O günden sonra, Su'ya artık ulaşamaz oldu…
Peki ya kader onlara bir şans daha verse, bu kez sesleri değil; gözleri buluşsa, birbirlerini tanırlar mıydı?

"Aynı gökyüzünü paylaşmadığımızı biliyorsun değil mi?"
"Sana kendi gökyüzümü göstermeyi isterdim."
(Tanıtım Bülteninden)






KİTAP YORUMU:

Sosyoloji bölümünde son sınıf öğrencisi olan Sude'nin bitirme tezi yazması gerekir. Tezini oluşturma sürecinde pek çok kişiyle görüşmesi ve karakter tahlilleri yapması gerekmektedir. Sude, bunun için 6 ay boyunca, evinden, arkadaşlarından uzak kalarak, telekız olmaya karar verir.

Sude, -telekız adı ile Su- 6 ay boyunca pek çok telefon alır. Bunların içinde onu en etkileyeni, sessiz telefonlardır. İlerleyen zamanlarda, gizemli telefonların sahibi Mert, amacının sadece Su ile seviyeli bir şekilde sohbet etmek olduğunu belirtir. Ve bunun üzerine, ikili arasında önlenemez bir telefon trafiği başlar. Su, sadece Mert'in telefonlarına cevap vermeye başlar artık.

Mert ise, yakışıklı mimar gencimiz. Çekingen, sabırlı,aşık, iyi dost.

İkilimiz için her şey yolunda giderken, Mert, bir gün, Sude'yi "Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım" diyerek arar. Ve ne olursa bu telefondan sonra olur.

Kitap, genel hatlarıyla bu şekilde. Kitabımızda bir de yan karakterler var :) Hemde kalabalık bir kadro. Hakan, Ceylin, Ela, Deniz, Kaan, Batu, Miray, Pınar. Çatlak bir arkadaş grubu var karşımızda. Hikayeye akıcılık katsa da, kalabalık yan karakterlerden pek hoşlanmıyorum genel anlamda. 


Kapaktan da bahsetmek istiyorum. Kapağı tasarlayan Selenay Kaya'nın ellerine sağlık. Güzel bir tasarım yapmış ve değişik bir kapak olmuş.


Kitabın redaksiyonundan bahsetmemek elde değil. Editoryal açıdan, malesef zayıf. Keşke daha özenli olunsaymış. Umarım redaksiyon ile ilgili hatalar, diğer baskılarda giderilir. 

Güzel bir aşk hikayesi, kalabalık arkadaş grubu okumayı sevenlere, tavsiye edilir.




Yazar: Eda Tuzcalı
Yayıevi: Altın Bilek Yayınları
Sayfa Sayısı: 431
Baskı Yılı: 2014



Kitaba puanım 5 üzerinden 4. 










a Rafflecopter giveaway

16 Eylül 2014

RKBT 3.GÜN SADECE SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARAMIŞTIM- CAST, PLAY LİST VE ÇEKİLİŞ


Turumuzun 3. gününden herkese merhabalar :)  Güzel bir ilk romanı konuk ediyoruz bu turumuzda. 






Şimdi, kitabımızın yazarı Sevgili Eda Tuzcalı'nın gözünden, romanını yazarken karakterlerle bütünleştirdiği castımıza bakalım :)






Sude Taşpınar: Kendine güvenen, zeki, güzel ve güzelliğinin getirilerini kullanmaktan asla çekinmeyen herkes tarafından sevilen ama aşkı hiç bilmeyen bir kadın. 






Mert Dağhan: Her zaman kozasında yaşamış, çekingen, nazik bir adam. Aslında çok yakışıklı olmasına rağmen çekingenliği yüzünden asla kızlarla sağlam ilişkiler kuramamış.





Ceylin Tekin: Tekin ikizlerinden beyaz olanı. Oldukça neşeli hazırcevap ve heyecanlanınca çişi gelen bir hatun kişi. Erkeklerle olan ilişkileri uzun boyu ve ikizi Hakan tarafından sürekli 
baltalanıyor.






Hakan Tekin: Siyah ikiz. Kendisinin mükemmelliğin sözlük anlamı olduğunu düşünen ve bunu her anlamda karşısındakilere hissettiren, söz konusu çevresindeki kızlar olduğunda oldukça kıskanç olan, çapkınlığın kitabını yazmış finansçı.





Kaan Yavuzalp: Aileden gelen zenginliğiyle sürekli başını belaya sokmuş, nihayetinde babası tarafından devlet üniversitesine sürgün edilmiş çapkın bir adam. Okulu bitirir bitirmez idealleri peşinde koşarak Hope’u açmış.





Deniz Ilgaz: Arkadaş grubu içindeki en gerçekçi, her zaman insanların gözüne doğruyu sokan kişidir. Kibirli, zeki, sınır tanımayan boyun eğmeyen mantıklı, sivri dilli.





Ela Hanlar: İçlerinde en küçükleri olan Ela öğrencilik hayatını 40 yaşına kadar sürdürmeye kararlı bir genç kız. Aralarındaki en küçük ve tek bakire oluşu kızların ona karşı korumacı olmasına neden oluyor. Ela oldukça patavatsız ve sakar biri.





Batuhan Davis Duff: İngiliz bir baba ile Türk anneden doğan Batuhan, iki kültür arasında sıkışıp kalmış bir müzisyen. Hope’un solistliğini yapan genç adam oldukça inatçı bir karaktere sahip.





Pınar Çelikel: Minyon görünüşünün altında güçlü ve espirili bir kişiliğe sahip olan Pınar oldukça yetenekli bir asistan.





Miray Dağhan: Yetiştiği ortam yüzünden hareketli ve haşarı kişiliğe sahip olan Miray aynı zamanda Mert’in kuzeni.  




Sevgili Selenay Kaya'nın hazırlamış olduğu tanıtım videosu için: Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım


Kitapta geçen şarkılar:

Sude ve Mert Gezi Parkı'nda gezerken: Lionel Richie – Hello HELLO Sude ve Mert bar sahnesi: Pink – Sober SOBER Batu-Mert konuşurken çalan şarkı: Neil Diamond, Cherry Cherry CHERRY CHERRY Batu-Deniz barda konuşurken: Berlin - Take My Breathe Away TAKE MY BREATHE AWAY Kaan’ın bardaki iç çatışması:The Who- Behind Blue Eyes BEHİND BLUE EYES Sude-Mert Dubai’ye gitmeden önce konuşurken: Johnny Cash - You Are My Sunshine YOU ARE MY SUNSHİNE


Ve elbette kitabımızın isminin İngilizce karşılığı olan müthiş şarkı ( STEVİE WONDER- I JUST CALLED TO SAY I LOVE YOU) : http://www.youtube.com/watch?v=QwOU3bnuU0k


a Rafflecopter giveaway

14 Eylül 2014

Zıt Kitaplar Mimi

Merhabalarr :) 

Yamakdan tarafından mimlendim :) Bakalım bu seferki mim nasılmış :)


1- ALIM ZAMANINA GÖRE


Hatırlayabildiğim kadarıyla roman anlamında kendim aldığım ilk kitap İpek Ongun serisinin 4. kitabı idi. Son aldığım kitap ise, Priscille Sıbley- Yıldız Tozu









2- FİYATINA GÖRE ZIT KİTAPLAR


Aldığım en ucuz kitap Tess Gerritsen- Kan Gölü( Cep Boy), en pahalı olanı ise Boleyn Kızı serisi kitapları.







3- ANLATICISINA GÖRE


Erkek anlatıcılı kitap, Bora'nın Kitabı. Kadın anlatıcılı kitap, Son Kamelya.










4- KAPAĞINA GÖRE ZIT KİTAPLAR


Bu maddeyi, sevdiğim-sevmediğim şeklinde cevaplamak istiyorum bende.

Sevdiğim kapaklardan bir tanesi, Pasaklı Tanrıça. Sevmediğim kapaklardan biri, Kahperengi.







5- UYRUĞUNA GÖRE ZIT KİTAPLAR

Yazardan bahsediliyor herhalde. Eğer o şekildeyse, yerli yazar, Zülfü Livaneli-Serenad, yabancı yazar, Jojo Moyes- Senden Önce Ben.






6- KALINLIĞINA GÖRE ZIT KİTAPLAR


Kitaplığımdaki en ince kitap, Merak Etmeyin İyiyim-Güneş Günter . En kalın kitap ise, Anna Karenina-Lev Tolstoy





7- HİKAYESİNE GÖRE ZIT KİTAPLAR


Gerçek yaşam öyküsü dalında, Beni Bulun. Kurgu kategorisinde, Elif Şafak- İskender






8- TÜRÜNE GÖRE ZIT KİTAPLAR


Nora Roberts- Gelin Serisi. Nora Roberts- Eve Dallas  Serisi






9- MODUNA GÖRE ZIT KİTAPLAR


Çiklit dalında Beni Hatırladın Mı?. Dram dalında, Melekler Zamanı.







 Sanırım pek çok kişi bu mimi yaptı :) O sebeple tek tek seçmek zor olacak. Yapmak isteyen varsa, buyursun :)






12 Eylül 2014

RKBT 5.GÜN AŞIK KUŞLAR "YORUM"



Merhabalar:) Keyifle okuduğum Aşık Kuşlar kitabını yorumlayacağım bugün :)
Romantik komedi türündeki kitapları okumayı zaten çok severim. Aşık Kuşlar da tam  sevdiğim tarzda, okunduğuna pişman etmeyen, keyifli bir kitaptı.



Kitap Tanıtımı:

Ona âşık olmayı öğretmek için sadece iki haftası var...

Şans bu ya, depresyon denizinde boğulmak üzere olan Adam ile hayatını bir türlü yoluna koyamayan, derdi başından aşkın Christine'in tanışması talihsiz bir gecede gerçekleşir: Otuz beşinci yaş günü yaklaşmakta olan Adam intihar etmek için bir köprüye çıkmıştır ve oradan geçen Christine de Adam'ı ikna etmek için çılgın bir teklifte bulunur. İki hafta içinde Adam'a dünyanın yaşamaya değer bir yer olduğunu ve aşkı bulmak için hiçbir zaman geç kalmış sayılmayacağını kanıtlayacaktır!

İddialı teklifine rağmen Christine'in büyük korkuları vardır. Başarısız olursa bunun sonuçlarına katlanabilecek midir? Peki ya aşka ve hayata dair bildiği her şeyin bir yalan olduğunu anlarsa ne yapacaktır? Hepsinden öte, bir hayata mal olabilecek bu macerada onu çok daha karanlık soruların beklediğinin farkında mıdır?

"Biraz neşe, biraz keder kokan bir romantik komedi.
İçiniz kıpır kıpır olacak!"
-Marie Claire-

"Cecelia Ahern'in romanları bir kutuda saklanan mücevherler gibi. Kutuyu açtığınız anda ışıltılar gözlerinizi alıyor."
-Adriana Trigiani-

"Modern bir peri masalını andıran bu romanda Cecelia Ahern, karakterleri baştan sona canlı tutan keskin bir zekâya sahip olduğunu kanıtlıyor."
-Hello-
(Tanıtım Bülteninden)


Kitap Yorumu: 

Christine kişisel gelişim kitaplarına kafayı takmış insanlara yardım etmeyi seven bir kadın. Kendine ait bir iş bulma şirketi olsa da şirketine başvuranlara bir nevi psikologluk görevi üstlenmekten geri durmuyor. 
Diğer yandan henüz bir yıllık evli olmasına rağmen evliliğinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkında. Üstelik fazlasıyla da mutsuz.

İşte bu mutsuzluk Christine'i geçmişte mutlu anılarının olduğu yerlere sürüklüyor. Böyle anlardan birinde Simon isimli bir adamın intihar etmek üzere olduğunu görüyor. Adamı bu girişimden vazgeçirmek için elinden geleni yapıyor ve tam vazgeçirdiğini zannedip rahatladığı anda adamın tetiği çekmesiyle dünyası alt üst oluyor. 

Bu travmanın üstüne Christine ilk iş kocasını terk ediyor. Ve hayatını düzene koymaya çalışıyor. Ama kocası Barry'nin Christine'in işini kolaylaştırmaya pek niyeti yok.
Christine bu olaydan birkaç hafta sonra köprüden atlamaya niyetli Adam'la karşılaştığında adamı vazgeçirmek için elinden geleni yapıyor çünkü Simon'un intiharına kendinin söylediği yanlış bir şeylerin sebep olduğunu düşünüyor. 

Adam'ı köprüden inmeye razı ettiğinde tutması gereken bir söz veriyor. İki hafta içinde Adam'ı intihar fikrinden vazgeçirmek ve hayatını yoluna koymakta yardım etmek zorunda. Peki sizce hayatı rayından çıkmış kızımız bunu başarabilecek mi? 
Peki ya Simon'a söylediğini düşündüğü o yanlış cümleler? Onları bulabilecek mi?
Daha da önemlisi Christine bu iki haftada imkansızı başarıp aşık olmamayı başaracak mı?

Tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası kitapta gizli. 

Çeviri ve yazım dili çok güzeldi, kapak zaten müthiş :) Sadece kitap isminde tereddüt ettim. Onun dışında bir pürüz yok :) Okumak isteyenlere, keyifli okumalar dilerim.



Yazar:Cecelia Ahern
Çevirmen:Solina Silahlı
Yayınevi:Pegasus
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2014



Kitaba puanım 5 üzerinden 4. romantik komedi severlere tavsiye edilir :)



11 Eylül 2014

RKBT 4.GÜN AŞIK KUŞLAR "YURTDIŞI YORUMLARI VE ÇEKİLİŞ"

Merhabalar,turumuzun dördüncü gününde yurtdışı yorumlarına bir göz atalım, bakalım neler demişler :)

Amazon ve Goodreads sitesinden derlenmiştir.

Kitabımızın Goodreads puanı: 3.94

Amazon puanı: 4.44








5 PUAN




Cecelia, benim için en iyi yazar. Cecelia Ahern'in yazdığı tüm kitaplara sahibim. Yine harika bir hikaye. Kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor. Kitapları, beni her zaman ağlatıyor. Ve başka duyguları da beraberinde yaşatıyor. Christine ve Adam'ın çok kısa bir zaman içinde büyüdüğünü görmek çok güzeldi. Bütün bu yaşadıkları acılar ve kayıplardan sonra, hayattan ve birbirlerinden keyif aldıklarını görmek güzeldi.



4 PUAN





Cecelia'yı çok seviyorum. O, herşeyden kaçmamı sağlıyor. İyiliğin var olabildiği ve yaşandığını, karanlıklar arasından aydınlığa çıkıldığını anlamamızı sağlıyor. Bu kitap da diğerlerinden farksız. Christine'nin ailesi mükemmel. Christine, hikaye içinde zamanla kabuklarını kırdı ve onu hikayenin sonunda hiç beklenmeyecek bir halde buldum. Teşekkürler Cecelia, bir kez daha karakterlerini karanlıktan çekip çıkararak yeniden hayat verdiğin için.



3 PUAN




Ahern'in  kitaplarını çok seviyorum ve onun büyük bir hayranıyım. Ama , diğer kitaplarıyla kıyaslandığında, bu biraz onun olağan sihrinden yoksun. Çok güzel bir kitap ve tavsiye ediyorum, fakat bir Cecelia Ahern kitabı olarak 3 yıldızlık.



2 PUAN





Yazarın çok kitabını okudum fakat bu kitabı benim için çok hayal kırıklığı idi. Yalnızca kitabın sonunu görmek için bitirdim. Daha önce okuduğum bir kitabı hatırlattı bana.



1 PUAN






Kitap, büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Aldığı yüksek puanları ve yıldızları anlayamadım. 








a Rafflecopter giveaway
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...