30 Ekim 2014

ÖKSÜZLER TRENİ- CHRİSTİNA BAKER KLİNE- YORUM





Şahane bir kitap okudum. Hala etkisindeyim kesinlikle. Gelin kitabımızı tanıyalım önce, sonra yorumuma bakalım. 


Kitap Tanıtımı:


Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…

Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.

1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…

On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.

Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.

"Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi."
-Publishers Weekly-







Kitap Yorumu:


Arka kapak yazısının belirttiği gibi, çift zamanlı, çift karakterli bir kitap Öksüzler Treni. Kitap,1929 ile 2011 senelerinde geçiyor.

1929 senesine baktığımızda, anne,baba ve 3 kardeşini yitiren Niahm ile karşı karşıyayız. Bir anda her şeyini yitiren bu küçük kız, kendini Öksüzler Treni'nde bulur.

2011 senesinde ise, koruyucu ailesi ile yaşayan 17 yaşındaki asi Molly karakterini tanıyoruz. Molly'nin babası bir kazada ölmüş ve annesi de psikolojik sorunları olan bir kadın. Molly, bir gün kütüphaneden çaldığı kitap neticesinde kamu hizmeti cezasına mahkum oluyor. Bu cezayı nasıl tamamlayacağını düşünürken, arkadaşı Jack, annesinin yardımcı olarak çalıştığı yaşlı Vivian'ın evinde ona cezasını tamamlama imkanı sağlar.

Molly'nin görevi, 91 yaşındaki Vivian'ın tavan arasındaki kolileri düzenlemek,fazlalıkları atmak ve kamu hizmetini tamamlamaktır. 

İşte, kitap Molly ve Vivian'ı anlatıyor bize. Ama ne anlatış. Trenin durduğu istasyonlar, aileler tarafından seçilmeyi bekleyen kimsesiz çocuklar. seçilemeyip diğer istasyonu bekleyen şanssız çocuklar, kötü davranan koruyucu aileler... 


Kitaba bayıldım tek kelimeyle. Uzun zamandır beklediğim bir kitaptı, gerçekten dram yönü ağır, aşk ve aile öğelerini güzel harmanlayan, umudu son ana kadar kaybettirmeyen bir öykü. 

Az önce bahsettiğim gibi çift zamanlı ilerliyor kitap. Her zaman okumayı sevdiğim bir tarz. Sarah Jio'nun kitaplarından alışkınız bu duruma çoğu kez. Bilirsiniz, illa 2 tarih bir şekilde birleşir. Öksüzler Treni'nde de öyle oldu. İyisi mi siz okuyun bu kitabı :)

Kapak, her zamanki gibi İlknur Muştu ellerinden çıkma. İlknur Muştu hayranlığımı bilmeyen kaldı mı :D Redaksiyon, çeviri her zamanki Arkadya kalitesinde. 

Son söz olarak, kitabı elbette tavsiye ediyorum. Sarah Jio severler, mutlaka sevecektir.



Yazar: Christina Baker Kline
Çevirmen: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Basım Yılı: 2014


Kitaba puanım 5 üzerinden 5. 



29 Ekim 2014

RKBT 5. GÜN SÜMEYYE AKARÇAY HİKAYELERİ

Merhabalar :)

Bugün, kitabımızın yazarı Sümeyye Akarçay'ın diğer hikayelerine göz atacağız.






Sümeyye Akarçay Hikayeleri Facebook sayfasından edindiğim bilgi neticesinde şöyle bir liste buldum:


- Aşkbazı : Türü ; Tarihi - Günümüz Aşk 
- Mina Kraliçesi : Türü ; Fantastik - Aşk
- Kod Adı : Ufaklık ( Mina Kraliçesi 2. Kitap ) : Türü ; Polisiye - Fantastik - Aşk
- Buz Öpücük ( Mina Kraliçesi 3.Kitap ) : Türü ; Fantastik Aşk
- Rehine : Türü ; Günümüz Aşk ( Kitap olarak çıkmıştır. )
- Aşka İnat ( Rehine 2.Kitap ) : Türü ; Günümüz Aşk
- Kızıl Rüya : Türü ; Tarihi - Fantastik - Polisiye - Günümüz Aşk
- Benimle Dans Et : Türü ; Günümüz Türk Aşk
- Küçüğüm : Türü ; Tarihi Aşk



Öncelikle basılı olan iki kitabına bakalım.








REHİNE




Tanıtım:


Sosyetenin Asi Gül'ü olarak bilinen Esma Hazne, herkesin dikkatini çekebilecek doğal güzellerdendir.

Hayatının rutin işleriyle uğraştığı bir gün, siyah takım elbise içindeki adamlar tarafından zorla arabaya bindirilerek Türkiye'nin hiç bilmediği bir yöresine götürülecektir. Başına gelenleri bilmeden, gözlerini hiç tanımadığı bir evde, farklı bir hayata açacaktır. Mafya kılığındaki yakışıklı Patron'la tanışınca, asi kalbine söz geçirip ondan nefret edecektir. Ama nefretinin aşkından büyük olduğunu sanırken aşkın daha büyük olduğunu çok geçmeden fark edecektir.
Adam kaçırmadan başının belaya gireceğini bilen ama maalesef yapmak zorunda kalan Baran Gökdağ ise, hayatının bu asi kız ile renkleneceğini tahmin bile edememiştir. Durumunun tadını çıkarmayı amaçlayıp, bu aksi güzele ders vermek için kendince oyun başlatan Baran, ilerleyen zamanlar da avcıyken av olmanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenecektir.
Ama unutulan bir Nişanlı, bütün planları mahvedecektir. Aşklarını ne kadar içlerinde yaşasalar o kadar büyük bir girdaba girecek ve en sonunda oyunu Aşk kazanacaktır..! 
Tabi... eski nişanlının başlarına bela olacağını bilmeden...

Tılsımı güçlü olan kolyenin yarattığı aşk dolu maceraya var mısınız?




AŞKA REHİN





Tanıtım:


"Aşk perdenin arkasına saklanmış güçlü bir ışıktır. Perdeyi çekince gözlerin kamaşır." 
Bir yanda platonik bir âşık, diğer yanda aşkı arayan bir kız! Betül asla aşık olamayacağını düşünüyordu. Beklenmedik bir zamanda Tolga ile yakınlaşmaları, kalbinin ona oynadığı en büyük oyundu. Hayatının oyununu düğün günü bozarak gözlerindeki perdeyi kaldırır.

Burak, dört senedir içinde büyüttüğü aşkını usulca yüreğinde yaşamış, hiç kimsenin bilmesine izin vermemiştir. Sevdiği kişinin, hayatını değiştiren patronunun biricik kız kardeşi olması, birçok açıdan sorundur. 

-Yıllardır ağabeylik yaptığı kıza böyle güzel duygular besleyebilir mi? 
-Ona dokunmadan bu kadar güçlü karşılıksız sevebilir mi? 
-Aşk, platonik olmaktan çıkıp sevdiğini haykırabilecek midir?









KIZIL RÜYA 






Türü : Tarihi, Fantastik, Polisiye, Aşk


TANITIM 1

Rüyalar, insanların bilinçaltındaki yaşamışlıkları veya yaşamak için kendi oluşturduğu hayal dünyasındaki hareketlerin bütünüydü.  Amerika da bir federal ajan  olan Talia, rüyalarında hep aynı şeyi görüyordu: Kara gözlü aşığını!
Rüyalarında tek sorun bu değildi.  Gördükleri değişkendi ve tarihten görüntüler sergiliyordu. Belirli geceler de kabarık elbiseler içerisinde, karşısındaki yakışıklı ile dans ettiğini, bir başka gece kara gözlü aşığının kanlar içerisinde olduğunu görüyordu. Bir katil olarak!

Son gördüğü rüyasından sonra, hiçbir şey yapmadan duramayacağına karar veren Talia, en yakın arkadaşı ve aynı zamanda ortağı olan Zack ile bu olayları araştırarak, gerçeği tek bir kişiden öğrenmek için büyükannesi ile görüşmeye gitti. Duydukları adeta kanını dondurmuştu. Yakın arkadaşı Zack ile illegal yollara başvurdu. Sonunda Türkiye’ye gidecek ve üzerindeki bu adı olmayan mistik şeyi kaldıracaktı!

Ama oyunları sandığı kadar kolay ilerlemeyecekti. Hiç bilmediği bir ülke de, dillerini bile tam olarak konuşamadığı insanlar arasında araştırmasını yapacaktı. Görevli olarak geçici bir süre geldiği polis teşkilatı ise işlerine konulan en büyük engeldi. Ya da en büyüğü karşısındaki sert görünümlü adamdı. Rüyalarındaki kara gözlere sahip olarak…

*

Umut, Türk Polis Teşkilatının en gözde isimlerindendi. Her görevi başarıyla çözmüş, meslektaşlarının ilk aklına gelen isim olmuştu. Asayiş de son beş senedir görev yapıyordu. En yakın arkadaşı ve aynı zamanda tek ortağı olan Ali ile girmediği bela yoktu. Hayatını rutin kovalamacalar ile geçirirken bir gün karşısına, daha önce hiç böylesini görmediği kızıl saçlı bir afet çıktı. Aşk ile işi olmayan birisi olabilirdi ama etkilenmemek elde değildi.

Bu kızıl varlığın kendisinin geçici ortağı olacağını bilemezdi!  Her erkek gibi güzellikten etkilenmişti. Ama kendisinin iradesi pekte hafife alınacak gibi değildi.  Hele ki kendisine sürekli olarak ‘ Ümü ’  diyen bu inatçı kadının çekiciliği bir anda yok olduysa!


TANITIM 2


Aşk ikisine de çok uzaktı. Aralarındaki ülke uzaklığı ise hafife alınacak gibi değildi. İkisi de idealleri uğruna savaşmıştı. İkisi de kan göllerinin içinde dolaşmış, hayatlarını dünya üzerindeki pislikler için harcamıştı.



- KARAKTER KİMLİKLERİ -


Talia Notiff :  27 yaşında, kızıl saçlı ve mavi gözlü, boyu 1,75. Babası Fransız, kendisinin de küçüklüğü orada geçtiği için Fransız diline biraz daha yatkın. Tek kusuru, U harflerine karşı bir yapısı var. Ü demek daha kolayına geliyor ve buda biraz aksanını değiştiriyor. Amerika, New York'ta yaşıyor. Başarılı bir FBI Ajanı. Annesi ve babası azılı bir katile kurban gidince polis olmaya karar verdi. Yaşayan 82 yaşındaki büyükannesinden başka kimsesi yok. Köpeği Tütü ile yaşayan 70 yaşındaki komşusu da var tabi...

Natalia Felicity Notiff : 82 yaşında, bembeyaz saçları ile gençliğine benzeyen torununun yaşlı versiyonu. California'da yaşıyor. Sessizliği tercih ediyor. Torununa tapıyor.

Umut Bekal : 33 yaşında, kuzguni siyah saçlı ve koyu kahverengi gözlü. ( Neredeyse siyah). Boyu 1,85. Türkiye İstanbul'da yaşıyor. Başarılı bir komiser. Annesinden başka kimsesi yok. Babasını pis bir kurşunla kaybettikten sonra polis olmaya karar verdi. Evlenmemeye yeminli. Uzun ilişkilerden kaçıyor.

Nur Bekal : 52 yaşında, beyaz saçtan nefret ettiği için saçları kumral rengine boyalı. Genç yaşta kocasını kaybettiği için tüm sevgisini oğluna yöneltti. Onsuz olamıyor ve uzun zamandır tek derdi: Oğlunun evlenmesi!

Ali Akdaş : 34 yaşında, Umut'un beş senelik ortağı. Kahverengi saçları ve ela gözleri var. Ortağına inat çapkın biri. Ama ne yazık ki aradığı aşkı bulabilmiş değil. 1,80 boyu.

Zack Brown : 37 yaşında, sarışın ve mavi gözlü. 1,80 boyu. Talia'nın dört senedir ortağı. Onu bir ağabey gibi koruyup kollar. Aralarında hiç bir zaman aşk gibi bir duygu geçmemiştir. Geçecek gibi de değildir. Aralarındaki o özel bağ koruma altındadır.

Patrick Danrick : Talia'nın şefi,

Nihat Altınsoy : Umut'un şefidir. Aynı zamanda Umut'un babasının en yakın arkadaşı olması dolayısıyla annesiyle arasındaki arkadaşlıkta çok kuvvetlidir. Bir anlamda Umut'un babası olmuştur.




BENİMLE DANS ET 





Türü : Günümüz Aşk – ( Türk )

Konusu : İki farklı hayattı onlarınkisi. Biri acılarla yoğrulmuş kendi yolunu çizmiş bir adam, diğeri hala hayatla boğuşup ayakta durmaya çalışan bir kız.Kader onları birbirine yazmıştı, karşı çıkmak imkansızdı.Hayatlarının süprizleriyle karşılaşarak birinin geçmiş acısını diğerinin gelecek endişesinden kurtaracaktı.

Yüsra, üniversite öğrencisi fakir bir kızdır. Burs kazanarak zor şartlar altında üniversitesine giderek geleceğine şekil vermeye başlar. Bunun yanında boş zamanlarını değerlendirmek için gazetede gördüğü bir iş üzerine görüşmeye gider. Herşey yolunda gitmiştir fakat okulun en zengin ve şımarık kızınına bakıcılık yapacağını öğrendiğinde hayattan bir tekme daha yiyerek ayakta durmaya çalışır. 

Eymen, Türkiyenin genç ve en zenginleri arasında sayılabilecek başarılı bir iş adamıdır. En yakın arkadaşının öğrenci sevgilisiyle gittiği kafe macerasında hayatını ters yüz edecek olan bir güzellikle karşılaşır. Bu kız hayatını öyle bir ters yüz edecektir ki kim olduğunu şaşıracak ve bütün hayatını tekrar baştan bu asi güzelle yazacaktır.


Karakterler : 

Yüsra Demir : 22 yaşında, özel bir okulda  İç Mimar öğrencisi. Fakir ve gururlu bir kız. Ailenin küçük kızı. Ablası evlenip fakirhanelerinden kurtulunca sorunlu annesiyle baş etmeye çalışıyor. 

Eymen Kurtoğlu : 29 yaşında başarılı bir iş adamı. Dişi ve tırnağı ile kendi holdingini kurdu. Bir dost yardımı ile yükselmesi hızlı olabilirdi ama zekası ona bir çok getiri sunmuştu. Ailenin en büyük çocuğu. Babası ölünce evin erkeği o olmuştu. 

Buse Kurtoğlu : 18 yaşında. Abisinin gülü. Sinirli anında onu yatıştırabilen tek kişi. Biraz uçuk biraz kaçık.

 Erkan Kurtoğlu : 24 yaşında. Üniversite son sınıfta İşletme öğrencisi. Abisine ortak olmak için çok çalışıyor. Kıskansa da sorun etmiyor ailesine çok bağlı.

Cemre Hazen : Ailesinin tek kızı. Fazlasıyla şımarık. Yüsrayı canından bezdirecek kadar bencil ve kibirli. 



KÜÇÜĞÜM






Miranda Burnet Forcastell, gençlik ateşiyle yanan bir kızdı. Unvanlı ailesinden gelen saygın bir ismi vardı. O da her genç kız gibi saygıdeğer bir varise eş olacaktı. Bir tanecik babasının düşüncesi bu olsa da Mira bir hanıme-fendi olmak için doğmamıştı. Onun kanında ailesinde olmayan birşey vardı : Canlılık! 

Sevgiyle büyütülmüş, bir hanımefendi olmak için ne gerekiyorsa öğretilmişti. Ama hiç bir zaman evlenip ol-gun bir hanımefendi olacağını düşünmüyordu. Ona göre fazla kasıntı veren resmiyetler dalga unsuruydu. Anne-siyle sürekli olarak takışırdı. Tek düşüncesi vardı. Asla içindeki çocuğu öldürmeyecekti! Aşk ise hayatına girme-yecekti. Çünkü o zaman benliğini kaybetmekten korku-yordu.

Ta ki...
Altamines Dükü Jason Michael Del Castillo’nun evli-lik teklifi ile ailesine gelmesine kadar! 

Jason ilk aşkını elim bir kaza da kaybettikten sonra hayata küsmüştü. Biricik karısının ölümünün üzerinden dört sene geçmiş olsa da asla onu unutmayacaktı. An-nesi Altamines Düşesi Serrina’nın ısrarlarına dayana-mayarak soyunun devamı için bir varis getirmeyi kabul etmiş ve daha önce hiç görmediği müstakbel karısıyla evlilik sözleşmesini görüşmek üzere babasına gitmişti. 

Asla kalbini aşka açmayacaktı. Kimse o demir par-maklıklar arkasında gömülü olan sandığı açıp içine gire-meyecekti. Kader onları çok sevdiği karısından ayırmıştı, bir başkası olmayacaktı! Jason katı kalbinin üzerine ço-cuk-gelini ile karşılaşınca hayatı tepetaklak oldu. Evlen-diği kız asla bir kadın olamazdı. Masumiyetini asla kay-betmeyen capcanlı bir kızla evlenmesi onun hayatının sonu olacaktı. Ya da hayatı asıl şimdi başlayacaktı.

Tabi karamsarlığa boğulmuş hayatının sona erecek olması birazcık onu zorlasa da…

Miranda ve Jason aşkı birbirlerinde bulunca değişim etkisiyle mutluluğu bulacaklardı.

Biri geçmişi gömüp kalbini açacak, diğeri parlak ışı-ğıyla aşkı bulup aynı tutkuyla başkasına tattıracaktı. 


MİNA KRALİÇESİ




Alexis Rukmenli ismindeki kızımız, 18 yaşında, 1.65 boylarında, kahverengi gözlü, kumral tıfıl bir kızdır.Kendi halinde takılıp etrafındaki  insanları sinir etmesi hariç iyi biridir.Annesi İngiliz, babası Türk olan bu melez kızımız, bir gün gene herkesi delirtip başını dinlemek için ‘ benim özel yerim ‘ diye adlandırdığı tepecikte otururken, hayatının değişeceğini tahmin bile edemezdi.

Bir erkek  gelip size, sen şu topluluğun kraliçesisin bende senin koruyucunum ve yaşadığın bu hayatla vedalaş benimle geliyorsun dese ona ne cevap verirdiniz ? Peki bu koruyucu uzun boylu, atletik vücutlu, esmer, sert hatlı kısacası yakışıklı İtalyan bir playboysa ? 

Alexis ve Koruyucusu Lucas’ın eğlence ve fantastik dünyasına hazır mısınız ?



BUZ ÖPÜCÜK 





Serüven 3.kitap ile devam ediyor. Vampirlerin ve Minaların dostlukları büyüyüp, çocuklarının arkadaşlıklarıyla daha da kuvvetlenmişti.


Elena, 18. doğum gününün hayatını değiştireceğine inanıyordu. Annesinin de öyle olmuştu. Çocukluk arkadaşı vampir David ile dostlukları hiç bitmeyecek gibiydi. Ama nerden bilebilirlerdi ki dostluklarının bir öpücükle değişip koskoca bir aşka dönüşeceğini ?

Mina Prensesi Elena ile Vampir David'in aşk dolu hikayesi...


Sümeyye Akarçay kalemi ile tanışmak isterseniz, linklere tıklayarak tanıtım ve hikayeleri bulabilirsiniz.



28 Ekim 2014

RKBT 4.GÜN AŞKA REHİN- SÜMEYYE AKARÇAY- YORUM VE ÇEKİLİŞ




Turumuzun dördüncü gününden merhaba :) Aşka Rehin'i konuk ettiğimiz bu turda, bugün yorum sırası bende :)




Kitap Tanıtımı: 

"Aşk perdenin arkasına saklanmış güçlü bir ışıktır. Perdeyi çekince gözlerin kamaşır." 
Bir yanda platonik bir âşık, diğer yanda aşkı arayan bir kız! Betül asla aşık olamayacağını düşünüyordu. Beklenmedik bir zamanda Tolga ile yakınlaşmaları, kalbinin ona oynadığı en büyük oyundu. Hayatının oyununu düğün günü bozarak gözlerindeki perdeyi kaldırır.

Burak, dört senedir içinde büyüttüğü aşkını usulca yüreğinde yaşamış, hiç kimsenin bilmesine izin vermemiştir. Sevdiği kişinin, hayatını değiştiren patronunun biricik kız kardeşi olması, birçok açıdan sorundur. 

-Yıllardır ağabeylik yaptığı kıza böyle güzel duygular besleyebilir mi? 
-Ona dokunmadan bu kadar güçlü karşılıksız sevebilir mi? 
-Aşk, platonik olmaktan çıkıp sevdiğini haykırabilecek midir? 




Kitap Yorumu:

Arka Kapak, kitapla ilgili epeyce bilgi verdiğinden konuyu çok anlatmayacağım. Önce kitabın bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim :)

Sümeyye Akarçay, facebookta hikaye yayınlayıp, kitabı çıkan ilk yazarlardan. Hali hazırda basılı 2 adet kitabı var. İlki olan Rehine'yi okuyamadım. Bu sebeple Aşka Rehin'i okurken sıkıntı yaşar mıyım diye epey düşündüm ama şüphelerim yersiz çıktı. Ve güzel bir haber, Rehine, tekrar basılacakmış :) Yeni basımını,kesinlikle okumayı düşünüyorum.


Ailesinden geriye sadece abisi Baran kalan Betül için hayat zordur. Ama Betül de kolay biri değildir.
Burak ise, Betül- Baran kardeşler gibi, anne ve babasını kaybetmiş bir gençtir. Burak için hayat, Baran'dan sonra değişir. İkili birbirlerinin en yakını olur. Fakat hayat, sürprizlerini esirgemez elbette. Baran'ın kız kardeşi Betül ile Burak arasındaki çekimi, ilk farkeden acaba hangi taraf olacak :)

Burak karakterine bayıldığımı söylememe gerek var mı? Bu postu Buraaaak diyerek noktalayacağım sanırım.

Yer yer Betül'ü boğazlamak istediğimi de belirtmeliyim. Allahımmm tam bir cadı Betül :)

Yan karakter sever biri olarak, Betül ve Burak haricindeki kişileri okumak zevkliydi. Baran ve Esma'yı da işte bu noktada okumak istiyorsunuz. Esma'nın abisi Tolga var bir de, tur arkadaşım Kitapperest Dünya'm'ın dediği gibi tam bir Nuri Alço!

Kitap, dolu doluydu. Sadece aşk değil,pek çok duyguyu hissediyorsunuz.

Velhasıl, Sümeyye Akarçay kalemi ile tanışmamı sağlayan Aşka Rehin'i beğendim. Kapak görselinden, kurguya her şey güzeldi. Tek eleştirim küçük puntoya olacak.

Sümeyye Hanım'a yazarlık kariyerinde başarılar dilerim, yolu açık olsun :)



Yazar: Sümeyye Akarçay
Yayınevi: Optimum Kitap
Basım Yılı: 2014



Kitaba puanım 5 üzerinden 4.




a Rafflecopter giveaway

22 Ekim 2014

Gecenin Ardından Gün Doğar- Anna McPartlin- Kitap Yorumu

Güzel bir kitap yorumuyla daha karşınızdayım. Kitabın kapak görseli yayınlandığı an okuma listeme ekledim. Ve iyiki okumuşum :)









Kitap Tanıtımı:


Gecenin Ardından Gün Doğar

Ölümün ardından yaşam doğar

En karanlık zamanlarında etrafına bak

Çünkü hiçbir zaman yalnız değilsin Seviliyorsun

Kıyısında acının ve mutluluğun taşlarını biriktiren bir nehirdir hayat…

Hayata dair umut ışığını yitiren genç bir kadın…

Ve onu bir an olsun yalnız bırakmayan vefakâr dostları…



Emma için gelecek belirsizliklerle doludur. Trajik bir vedanın, yeni başlangıçlar için ona yol gösteren bir rehbere dönüşebileceği aklının ucundan bile geçmezken, hayat onu şaşırtmaya devam etmektedir. Tabii en yakınındaki insanları da.

Mutluluğun elinden kayıp gittiğine ve onu bir daha bulamayacağına inanan Emma'nın yeniden gülümseyebilmesinin acı tatlı hikâyesinde kendinizden çok şey bulacaksınız.

"Aşk, dostluk, ölüm ve yaşam gibi hayata dair pek çok konuyu merkezine almayı başarabilmiş, samimi ve duygu yüklü bir roman."
-Publishers Weekly-

"Ölüm kadar gerçek, hayat kadar yaşanası bir hikâye."
-Booklist-

"Bu roman sizi bazen ağlatacak bazen de öylesine güldürecek ki ağlamayı unutacaksınız. Okurken hüzünlü kahkahalar atarsanız şaşırmayın."
-Amazon-

"Keder ve mutluluk gibi birbirine zıt iki duygu kusursuz bir mizahi anlatımla bir araya getirilmiş. Anna Mcpartlin'in üslubu için ne desek az."
-Romantic Times-
(Tanıtım Bülteninden)




Kitap Yorumu: 

26 yaşındaki Emma için, hayat güzeldir. İyi bir işi, sevdiği yakın arkadaşları, aşık olduğu adam ile uzun yıllardır ilişkisi olan mutlu bir genç kadın.

Bir gebelik testi ile başlayan kitap, yakın arkadaşlarının miras kutlama partisine gitmeleri ile devam ediyor. Parti sonrası kötü bir şekilde John'u kaybediyor Emma.

Emma, John'un ölümünden ötürü suçluluk duymaya başlıyor. Ve bu duygudan kurtulması için arkadaşları dört dönüyor deyim yerindeyse. Bu süreçte Emma için, hayat yeni güzellikler sunar. Emma'nın payına düşen bunları keşfetmektir.


Kitap genel hatlarıyla bu şekilde. Emma'nın hayatını düzene sokarken, arkadaşlarının ve ailesinin hikayelerini de okumak güzeldi. Özellikle rahip Noel karakteri güzeldi :) Richard, Anne, Clo, Sean kitaba güzellik katmıştı. 

 Kitap son derece akıcı ve gerçekti. Çeviri de güzeldi. Kitap zaten okursanız göreceğiniz üzere kendini okutuyor. Kapak için ne demeliyim bilemiyorum, gerçekten çok çok güzel. 

Umutsuzsanız, kendinizi dünyanın en mutsuz insanıymış gibi hissediyorsanız, Gecenin Ardından Gün Doğar'a bir şans verin derim. Keyifli okumalar :)



Yazar: Anna McPartlin
Çevirmen: Nur Eren
Yayınevi: Martı Yayınları
Basım Yılı: 2014





Kitaba puanım 5 üzerinden 4.






Dart Ödülü




Merhabalarr :) 

Az önce sevgili Part Of Book blogunun beni  Dart Ödülü (Premio Dardos)'ne  layık gördüğünü okudum yorumda. Çok mutlu oldum , teşekkür ederim tekrardan  :)

Ödülün bazı kuralları varmış hemen bakalım :)


1- Ödülün fotoğrafını yayınlamak
2- Size ödül veren blogun bağlantısını eklemek
3- 15 bloga bu ödülü dağıtmak



Benim ödüllerim de, severek takip ettiklerime gidiyor:

Yamak Dan
Kitap İklimi
Kitap Arası Kahve Molası
Masum İnciler
Kitapperest Dünyam
Part Of The Book
Kitap Keyfim
Romantik Optik
Kristal Kitap
Okuma Köşem
Melis Kitaplar Diyarında
İki Kapak Arası
Kitap Dedikodusu
Kitapların Senfonisi
Pilli Kütüphane

21 Ekim 2014

RKBT 4.GÜN MEKTUBUNDA DİYORSUN Kİ- YURTDIŞI YORUMLARI



Turumuzun son gününde, kitabı okuyan yurtdışındaki okurlar neler demişler bir bakalım :)



5 PUAN 


Kitabı çook sevdim. Mektup tarzında yazılan romanları çok seviyorum. Kitap, yer yer kalbimi acıttı. Güzel vakit geçirmemi sağladı. 2 jenerasyon arasındaki mektuplaşma çok güzeldi,kurgu adeta bir dokuma gibi ince ince işlenmişti. Kitabın sayfaları arasında tekrar gezinmek istiyorum!


4 PUAN


Bu kitabı okumaya başladığımda elimden bırakamadım. Mektuplar o kadar gerçekçiydi ki, sanki büyükannem yazmış ve ben okumuşum gibi etkilendim. Kitabın sonunu öğrenmek için devam ettim ve peri masalı sona erdi.


3 PUAN




Muhtemelen 3.5 puan vereceğim. Başlangıç ve son biraz durgundu fakat kitabın ortaları çok sürükleyiciydi. Kitabın tümü oldukça hızlı okunuyor. 3.5 yıldız verme sebebim, karakterlerin  benim hayal ettiğim şekilde davranmaması ve beklediğim gibi sonlanmayışı.

2 PUAN



Mektuptan ibaret kitapları tür olarak sevmediğim için puan kırdım. Fakat kitaptaki romantizm, beklediğimden de güzeldi. Eminim bir çok okuyucu severek okuyacaktır, çünkü güzel bir aşk. Bir çok kez bu tarz kitap okuduğum için, umduğumu bulamadım. 

1 PUAN



Karakterler yavaş ve sevimsiz. Ayrıca kim böyle mektuplar yazıyor artık. Hikaye, ama yazma fikrini  sevmiştim.


a Rafflecopter giveaway

16 Ekim 2014

RKBT 4. GÜN HİSSİZ- LEMARİZ MÜJDE ALBAYRAK- YORUM



Hissiz turumuzun son gününden merhabalar. Şeker mi şeker bir yazar tanıdık bu turumuzda. Müjde Hanım'ı, hikaye takip etmediğimden malesef tanımıyordum. Yayınevi ile sözleşme imzaladığı sırada tanımış oldum kendisini. Çok memnun olduk ekipçe, yolunun açık olmasını dileriz. Mutlaka Masum İnciler'in yaptığı Müjde Albayrak röportajını okuyun, cevapları çok samimi :)





Kitap Tanıtımı: 


Aşkın en derinden, inkâr edildiği yerden ortaya çıkışı! Kendilerini ve birbirlerine duyduğu aşkı çığlık çığlığa ve sessizce inkâr etseler de, aşkları ortalığı yakıp kavuruyor!

Alexander, hissiz, acımasız, yakışıklı, güçlü ve zengin… Daha küçücük bir çocukken öğrendi bütün bu özelliklere sahip olabilmeyi. O hislerini acımasızca rafa kaldırmış, kendi sonuna doğru ilerliyordu. Ama bilmediği, her sonun bir başlangıca gebe olduğuydu. Heaven karşısına çıktığında bütün inançları ters yüz olurken, kendi sonu birdenbire başlangıcı olduğunda ne yapacağını elbette bilemezdi.

Heaven; masum, saf ve kırılgan bir papatya… Cennetten gelen bu sessiz melek, tüm korkularını kendine zırh yaparak kökleri ile tutunduğu topraklarında, Alexander'ın fırtınasına karşı direnirken, bir aşk ateşi yakmak için geldiğinde asla tek bir yananının olmayacağını bilemezdi.Var olmadığını zannettiği kalbi boğulurcasına çırpınırken soluksuz kalarak tekrarladı: "Hissetmiyorum, hissetmiyorum, hissetmiyorum…"




Kitap Yorumu:

Hissiz oğlumuz Alexander <3   32 yaşında, yakışıklı, zengin, sert mizaçlı. Lakabını belirtmek gerekirse tam anlamıyla bir ŞEYTAN  :)  Birtakım sebeplerden dolayı, hayat felsefesini hissetmemek üzerine kurmuş, yaralı biri esasen.

Heaven, 22 yaşında, masum ve güzel bir genç kız. Kendince bazı korkuları var. Ailesini yitirmiş, hayatta tek varlığı dedesi olan bir kız aynı zamanda. Dedesinin papatyası :)


Bir çiftlik, bir teklif, genç ve güzel bir kadın, yakışıklı ve kaya gibi sert bir adam. İşte tam olarak kitabımızın konusu bu :) Spoiler vermeyeyim susayım iyisi mi. Hissiz oğlumuzun sonunu siz okuyun. 


Yan karakter sever biri olarak, başta Adrian olmak üzere, yan karakterleri beğendiğimi söylemeliyim sanırım. Jasmine, Josephine,Daniel karakterleri çok güzeldi. 


Mavi ve tonlarını çok sevdiğim için kitap kapağının rengini, kitap adının şeklini,
Hissetmez...Hissetmiyor...Hissetmeyecek detayını sevdim :)  Kitap puntosu, okuma açısından çok uygun bir boyuttu.


Eleştireceğim tek şey malesef yazım hataları olacak benim de. Diğer baskılarda, üzerinden geçileceğini düşünüyorum. Ayrıca Adrian'a göz koyanlar arasına katıldım bu durumda, Adrian'ın hikayesini okumak için sabırsızlanıyorum :)  Kitabı merak edenlere, okuyacaklara keyifli okumalar dilerim :)



Yazar: Lemariz Müjde Albayrak
Yayınevi: Postiga 
Basım Yılı: 2014 



Kitaba puanım 5 üzerinden 4 oldu. 









RKBT 3. GÜN HİSSİZ- LEMARİZ MÜJDE ALBAYRAK- KİTAP CAST ÇALIŞMASI VE ÇEKİLİŞ





Merhaba, turumuzun üçüncü gününde cast çalışması ile birlikteyiz.



  
                                      Alexander: Sevgiye aç, kıskanç, prensipleri olan biri. 



Heaven: Meraklı ve cüretkar. Çok güzel bir genç kız.



Adrian: Tetikte, kararlı ve sonuç odaklı. 



                                         Jasmine: Hayalperest, inatçı ve dirayetli.





                                          Josephine: Temkinli, kırılgan, iradeli. 





a Rafflecopter giveaway

9 Ekim 2014

Book Challenge Tag

Sevgili Hayallerimde Saklı Gerçekler beni mimlemiş, çok teşekkür ederim :)

1) İLK HAYRANLIĞIM: Twilight demeyeceğim üzgünüm :D İlk hayranlığım, İpek Ongun'un Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisi idi. Serra'yı okumak çok güzel bir deneyimdi. Hatta şu günlerde serinin yeni kitabı çıktı :)

2) FAVORİ SERİM: Nora Roberts- Gelin Serisi ilk aklıma gelen. Ayşe Kulin'in ailesini anlattığı Veda-Umut-Hayat-Hüzün-Hayal serisini de seviyorum. 

3) FAVORİ KİTABIM: Aaaaa ama bu çok zor bir soru yahu :/ Birden fazla var fakat, Zülfü Livaneli- Serenad diyeceğim bu soruya. 

4) FAVORİ ERKEK KARAKTERİM: Erken Rüya Zamanlar'dan Eser <3  O nasıl bir aşktı yahu :)

5) FAVORİ KADIN KARAKTERİM: Romanlarda, ezik kadın karakter çekemiyorum ya. Gel deyince gelen git deyince giden, ağzını hiçbir haksızlıkta açma cesaretini gösteremeyen, pısırık, güçsüz... aaaaayyy içim şişti :D Güçlü kadın seviyorum ben :D Neyse, bu kategoriye Sindirella Anlaşması Nola Devlin karakteri diyesim geldi, neden bilemedim :)

6) FAVORİ OKUMA SAATİM: Esasen geceleri daha iyi okuyabiliyorum, sessizliği tercih ediyorum okurken. Kitap okurken dikkatimi dağıtan sesler vs. olmuyor böylece.


20 kişiyi etiketlemem gerekiyor, mimi yapmayan herkesi davet ediyorum, yapınız gençler :)

RKBT. 3.GÜN DİLEĞİM SENSİN-BARBARA FREETHY- YURT DIŞI YORUMLARI VE ÇEKİLİŞ

Merhabalar, turumuzun 3. gününde yurtdışındaki okurlar kitabımızı nasıl bulmuş ona bakacağız :)







5 PUAN



Çok gerçekçi ve dokunaklı. Bu kitapta yaşananların, çocukların başına gerçekten gelebileceğini bilmek kalp kırıcı, ama onları önemseyip, yardım eli uzatabilecek kişilerin varlığını bilmek güzel. Kitabı 2 günde okudum, romantik ve güzel bir kitaptı. Freethy'nin daha çok kitabını okumak istiyorum. Bu kitabı, yazarı nedeniyle seçtim ve çok güzeldi. Çoğu zaman heyecanlandım. Bu kitap, bir aşk hikayesi olmasının yanı sıra, kayıp bir çocuk hakkında esrarengiz bir roman aynı zamanda. Barbara'nın kitaplarını zaten hep 5 yıldız vererek okuyordum, bu kitap da içlerinde en iyilerinden birisiydi. Çok beğeneceksiniz.


4 PUAN




Ne kadar harika hissettiren bir romandı, aynı zamanda esrarlıydı. Eğer müstehcen bir cinsellik peşindeyseniz, bu kitap sizin kitabınız değil. İçinizi ısıtan bir kitap arıyorsanız, kesinlikle bu kitap sizin kitabınız.



3 PUAN




En sevdiğim türden, mutlu sonla biten tatlı bir hikaye. Eğer eğlenmek ve zihninizi dağıtmak istiyorsanız, harika bir kitap. İlginç ve tatlı bir okumaydı. Karakterler arasındaki bağın, daha da büyümesini dilerdim, fakat bu hali de çok güzeldi.



2 PUAN





Tatlı bir hikaye, ama bu kitapta akıcılık açısından hayal kırıklığına uğradım. Diğer kitaplarını çok severek okumuştum. Kitabın en güzel yeri son iki bölümüydü.



1 PUAN




Barbara Freethy'i daha önce okudum ve çok sevdim. Ve bazı kitaplarını tekrar tekrar okudum. Fakat, bu kitap tam bir hayal kırıklığı idi. Karakterler arasındaki kimya gerçekçi değildi, hatta zorlamaydı biraz. Kitabın sonu çok tahmin edilebilirdi.







a Rafflecopter giveaway
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...