25 Kasım 2014

MEVSİM HEP SONBAHAR- PARINOUSH SANIEE- KİTAP YORUMU





Kitap Tanıtımı: 

Şimdi ne yapacaktım? Ne yapabilirdim ki? Kaçıp kurtulmak istedim. Çocuklarım olmasaydı, çoktan kendimi çöllere vurup kaybolurdum ama onları ortada bırakamazdım. Gemisi batmakta olan ve yolcularının umut dolu gözlerle baktıkları bir kaptana benziyordum. Oysa gemimden daha kötü durumdaydım. 

Kadın olmanın başlı başına suç sayıldığı topraklarda doğup büyüyen Masume, İran Devrimi öncesi ve sonrasının yarattığı baskıcı süreçten nasibini almış genç bir kadındır. Buna rağmen, maruz kaldığı toplum baskısını hiçe sayarak varlığını kabul ettirme mücadelesinden asla vazgeçmez.

Başkaları tarafından yazılan bir kaderi yaşamak zorunda kalan Masume'nin erkek egemenliğine karşı direnişini anlatan bu roman, okuyucularını umut ve acının iç içe geçtiği dokunaklı bir hikâyeye davet ediyor.

"İnançlar ve gelenekler, hayallerle çatışırsa ne olur? Mevsim Hep Sonbahar bu soruya yanıt arayan bir uyanışın hikâyesi."
-USA Today-

"Masume'nin sarsıcı ve bir o kadar da gerçekçi yaşam mücadelesine hayran kalacaksınız. "
-Publishers Weekly-

"Doğu'da kadın olmanın zorluklarını çarpıcı bir gerçeklikle anlatmakla kalmayıp, İran'ın siyasal ve toplumsal tarihine de ışık tutan bir başyapıt."
-The Washington Post-




Kitap Yorumu:

Kitabı sanırım en iyi şekilde özetleyecek olan şey ismi ve kapağındaki cümle. "Beni mutlu etmek ne kadar kolaydı ve bunu benden nasıl da esirgiyorlardı." Kitap çıktığı zaman, öncelikle kapaktaki bu cümle beni benden aldı. 

Kitap Kum'dan Tahran'a  göç eden İranlı ailenin kızı Masume'nin yaşadıklarını, seneler içindeki değişimini, siyasal ve kültürel açıdan, ülkenin durumunu da yansıtarak anlatıyor.

Kısa bir özet geçmek gerekirse, Masume, Tahran'da liseye başlıyor ve kendince masum bir şekilde ilk aşkın kollarında buluyor kendini. Bakıştığı eczacı kalfası Sait, bir gün bir mektup yazıyor Masume'ye ve mektup, ailesinin eline geçtiğinde, Masume için okul ve arkadaş hayatı tamamen bitiyor.

Masume, gencecik yaşında evlendiriliyor. Kocası, devrimci Hamit. Hamit sürekli siyasi kavgaların peşinde olduğu için, Masume daima yalnız kalmaya mahkum. Masume'yi hayata bağlayan şey, 3 çocuğu.

Kitap, İran Devrimi'ni de gözler önüne seriyor. Bu anlamda, siyasi-fikri düşünceleri de okuyoruz. 

Kitabın daima hüzünlü bir yapısı var. Bu demek değilki kötü, tam tersine kitap gayet güzel. Bu tarz öyküleri sevenler, severek okuyacaktır. Fakat kitabın, sakin şekilde okunmasını, çünkü sizi türlü düşüncelere sevk edeceğini, gözyaşlarınızın sorgusuzca akacağını da belirtmeliyim. Çeviri ve kapak her zamanki gibi alıştığımız Martı Yayınları kalitesinde. Kitapta yer alan, karakter listesini çok mantıklı buldum, karıştırmamak açısından çok iyi düşünülmüş. 

Keyifli okumalar dilerim. 




Kitabın Yazarı: Parinoush Saniee
Çevirmen: Güneş Demirel
Yayınevi: Martı Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 544





Kitaba puanım 5/5.




RKBT 5.GÜN TATLI SIR-JAMİE MCGUİRE- KİTAP YORUMU




Turumuzun son gününden merhaba. Bugün yorum sırası bende :)






Kitap Tanıtımı:

Çocukluk yılları gereğinden fazla erken sona eren, özgür ruhlu Camille "Cami" Camlin, üniversitenin ilk yılından sonra kendi evine çıkmıştı ve hayatını istediği gibi yaşayabilmek için çabalıyordu. Red Door'da çalışmak ve okula gitmek dışında başka bir şeye ayıracak vakti yoktu. Ta ki erkek arkadaşını görmek için çıkacağı seyahat iptal olana kadar... Şimdi önünde, yıllardır ilk defa ne yapacağını bilmediği bomboş bir hafta sonu vardı. 

Trenton Maddox, Eastern State Üniversitesi'nin kralıydı. Arkadaşları onun gibi, kadınlarsa ona sahip olmak istiyorlardı ama trajik bir kazadan sonra hayatı altüst olmuş, okulu yarım bırakmıştı. 

Kazadan on sekiz ay sonra Trenton, dul babasıyla aynı evde yaşayıp yerel bir dövmecide çalışıyor, babasına faturaları ödemesinde yardımcı oluyordu. Tam hayatının normale dönmeye başladığını hissettiği günlerin birinde, Red'de yalnız başına oturan Cami'ye rastladı. 

Gürültücü kardeşleriyle başa çıkmaya alışkın olan Cami, Trenton Maddox'la başlayan yeni arkadaşlığını da idare edebileceğini düşünmüştü. Ama bir Maddox erkeği, âşık olduğunda bu sonsuza dek sürerdi; âşık olduğu kız, altüst olmuş dünyasını tamamen yıkabilecek kişi olsa bile...




Kitap Yorumu:  

Tatlı Bela, Ayaklı Bela ve Belalı Düğün'den sonra Jamie McGuire, sevenlerine yeni bir kitapla merhaba dedi. Tatlı Sır, Maddox Kardeşler'den Trenton'ı konu alıyor. 

Trenton, Travis'in abisi. Bir dövmeci dükkanında çalışıyor, bol dövmeli, bol kaslı bir Maddox. Bir kaza geçirmiş, ve halen etkilerini yaşıyor.

Camille, üniversite öğrencisi, aynı zamanda barmen, asi kızımız. Geçmişinde yaraları olan bir kız Cami. Bir de uzak mesafeli bir sevgilisi var, Bay T.J.

Cami, uzaktaki ilişkisini sürdürmeye çalışırken hayatına giren yabancı tüm dengeleri değiştirecek midir? Cami, seçimini kimden yana yapacaktır? En önemlisi gizemli bay T.J. kimdir?

Bu sorularla çevrelenmiş Tatlı Sır, size keyifli bir okuma vaadediyor.

Öncelikle, ahh evet benim ilk Jamie McGuire kitabımdı Tatlı Sır. Tatlı Bela'ya başlamış fakat yarım bırakmıştım zamanında. Bu kitabı okurken çekincelerim vardı açıkçası, anlamadığım bir yer olur mu, bağlantılı mı diye. Fakat RKBT kızları beni rahatlattı ve güzel bir okuma süreci geçirdim.  Hatta bir süre,ben bitirmediğim için, kitabın kritiğini ve sırrı konuşamadılar :D Sır demişken, koskoca kitap, bir sır ve saaadece tek bir satır. Bakalım siz nasıl bulacaksınız sırrı :)

Kitap gayet akıcı ve konu olarak da sıkmayan tarzda. Kitap boyunca, kitaba adını veren sırrı merak ediyorsunuz. Ve bu, daha hızlı bir okuma yaşatıyor. Kapak görselini çok beğendim ben, çünkü tavuskuşu tüyü çok sevdiğim bir detaydır. Redaksiyon ve çeviri de güzeldi. 

Maddox kardeşleri sevenler, güzel bir aşk romanı okumak isteyenler için tavsiyedir. 





Kitabın Yazarı: Jamie McGuire
Çevirmen: Boran Evren
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 368



Kitaba puanım 5/4.















a Rafflecopter giveaway

21 Kasım 2014

Hayalimdeki Kütüphane- MİM

Günün diğer mimi,Sevgili KİTAP KEYFİM'den. Geçen hafta mimlemişti beni, sınav bahanesi ile ertelemiş olduğum postlarımı giriyorum böylelikle,gecikme için üzgünüm :(


Hayalimde esasen tek bir odayı kütüphane olarak dekore etmek var. Bu odada bir çalışma masası, kaliteli bir aydınlatma, bir okuma koltuğu-kanepemsi bir şey ve kitaplıklar var. Huzur odası bir nevi :) 

Ve kitap okurken, elbette çay-kahve içme ritüelimiz var :)  Bir de kitap okurken dizimizin dibine kedi-köpek kıvrılması durumu var :)  

İşte benim hayalimde bu şekilde bir kütüphane var. Duvardan duvara kitaplık, yanımda uyuyan köpeciğim ve  taze kahve kokulu bir kitap okuma keyfi. ( Aşağıdaki fotoğraflarda köpek yerine kedi var ama siz ona köpekmiş gibi davranabilirsiniz :) )

Mimi yapmak isteyen herkese gönderiyorum, hayalinizdeki kütüphanelere kavuşmanız dileği ile,sevgiler...

  






MİM :)

Merhaba herkesee :)

Sevgili ROMANTİK OPTİK beni geçen hafta mimlemişti, fakat vize yoğunluğundan zaman bulamamıştım malesef :(  Kendisine teşekkür ediyorum :) Sorularımıza geçelim :)


                                                       Blog açma hikayeniz nedir?

               Blog açma hikayem malesef yok :) Uzun senelerdir blogları takip ederdim, bir gün                      bende yapabilirim diyerek başladım. Özendim diyebiliriz :) Umarım okuyanlar için 
                                                              yararlı oluyorumdur :)


                                                Blog isminiz nereden geliyor? Neden bu isim? 

                    Neden bu isim, çünkü bir kitap blogu. İsmim Meltem. Dolayısıyla KİTAP MELTEMİ :)





                                   Hangi mevsimi seversiniz? Bu mevsim size neyi çağrıştırıyor?

            Sonbahar :) Yaz ve kış mevsimini sevmiyorum. Benim için bahar ayları daha bir sevilesi.                                                                 Özellikle sonbahar :)


                                                         Kırmızı ruj mu? Eyeliner mı?

                                                                  Elbette eyeliner :)


                                                 Blog yazmak sana ne kazandırdı?

Blog yazmak bana en başta çok iyi arkadaşlar kazandırdı. Kendilerine sevgilerimi yolluyorum. :)


                                            Kitap okumak mı? Bir şeyler yazmak mı?

  Okumak. Ama malesef günümüzde okuyan herkes yazma derdine düştüğü için etraf amatör patlamasından geçilmiyor. (Kaliteli yazanları kategori dışı tutuyorum.)


                                                   Şiir mi? Roman mı? Hikaye mi?

  Roman. Şiirden hiç hazetmem. Cemal Süreya hariç. Hikayelere de soğuk duruyorum açıkçası, şu wattpad denen yerde hep imla hataları, anlatım bozuklukları gırla gidiyor. E hayat kısa okunacak kitaplar çook, uğraşamam sizin hikayelerinizle dedim :) Amatör okumuyor muyum okuyorum, kitap olmaya layık görülenleri okuyorum :)



En çok etkilendiğin film?

Leon elbette. Jean Reno hayranı oldum o filmle birlikte. Hangi tetikçi, her gün süt içip, saksı çiçeğini sular :)



Hangi tür kitap, film?

Film ve kitap tercihlerim genelde paraleldir. Yani genelde, aşk, aile, dram, komedi, romantik komedi tarzını severim. Sevmediğim türler, fantastik,distopik,felsefe,kişisel gelişim gibi türler.


Öğrenci olmak mı? İş hayatımı?

Hihihihi öğrenci olmak tabikii :)


Kitap okumak mı? Film izlemek mi?

Kitap okumak <3


Klasik giyinmek mi? Spor giyinmek mi?

Yerine göre diyerek politik bir cevap verecektim, ama spor giyimi daha çok sevdiğimi farkettim şuan :)


Almaktan asla vazgeçemeyeceğin şey ne?

Soru saçma olmuş elbette kitap, odama sığmakta zorluk çeksem de :)


En sevdiğin yemek nedir?

Genelde hamurişini çok severim. Ama patatesli olan herşeye de bayılırım. :)


En sevdiğin dizi?

Beni Böyle Sev.




Özel bir yeteneğin olsa bunun ne olmasını isterdin?

Para basmak :P





Alınacaklar listen var mı? İlk beşi nedir?

Kitap anlamında ilk beşim:

1-Aşık Kim-Vefa Enver
2-İki Renk Aşk-FMA
3-Pabucumun Ajanı-2- Asude
4- Hiçliğin Kıyısında- J.A. Redmerski
5-Alim-Işıl Parlakyıldız

Normal alınacaklar ilk beş:

1- Çanta
2-Bot
3-Saat
4-Kitaplık
5-2015 ajandası 



Mim için Romantik Optik'e teşekkür ederim tekrardan :) Yapmak isteyenleri mimlemiş olayım :)







RKBT 1.GÜN TATLI SIR- ÖN OKUMA VE ÇEKİLİŞ


Merhabalar :) Tatlı Sır turumuzun ilk gününde ön okuma ve çekiliş için buyurun :) 




a Rafflecopter giveaway

18 Kasım 2014

DUYGU BİR TÜRK MASALI- IŞIL PARLAKYILDIZ- KİTAP YORUMU

Merhabalarr :)

Bugün yeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Çıktığı zaman aldığım, devam kitabının çıkacağını duyunca, kitabın çıkmasını bekleyip ilk kitaba öyle başlamaya niyetlendiğim Duygu yorumum sizlerle :)






Kitap Tanıtımı: 

Anne sıcaklığı, baba emniyeti olmayan bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kırılganlık abidesiydi Duygu. Üç yoldaşı vardı onu taşıyan. "Develerim" derdi onlara. O develer ki İstanbul'un en arızalı tipleriydi. Her ne kadar bela makinesi olsalar da Duygu için tek bir gerçek vardı;

"Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı." 

Ve hayat onlar için bir duadan ibaretti. İyiyim…iyiyiz… biz hep iyi oluruz. Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan ?çoktan vazgeçmişti. Yüreğini ördüğü çelik duvarlar arasına saklamış acımasız bir adamdı o. Acılarla ?atılmış düğümlerin arasında filiz verebilir miydi aşk? Meleği şeytana döndürüp, şeytanın ruhunu ele geçirebilir miydi aşk?



Kitap Yorumu:

Nereden başlayacağımı bilmiyorum yoruma. 4 kimsesiz insan... Sedat, Ali, Bekir ve Duygu... Hayatta birbirlerinden başka kimseleri yok. Duygu, gencecik bir kız. Babası öldürülmüş,  annesi, babasının ölümüne dayanamayıp intihar etmiş. Duygu'nun ise genç yaşına rağmen başından epey kötü olay geçmiş. Duygu'nun 3 deve ile yolu kesişiyor bir gün. Sedat, Duygu'yu karanlıktan çekip çıkarıyor ve bu süreçten sonra 4 kişi olarak yaşayıp gidiyorlar.

Sedat Kara, yani lakabıyla Sado Sedat, yurtlarda büyümüş, aslında pamuk gibi bir kalbi olan, genç bir adam. Koruyucu, aşık, bir parça öküz.

Ali Aral, Sedat ile ıslahevinde yollarının kesişmesi ile hayatı değişir. Çapkınlık konusunda dünya markası , taam anlamıyla öküz, yontulmamış bir odun. Ama esasen çok iyi biri.

Bekir Tekin, 3 numaralı deve. Yıllarca sevdiği teyze kızı Selma'ya kavuşamamış, içten içe aşk acısı çeken, Sedat'ın sağ kolu. Aile babası, Sedat ve Ali'ye kıyasla daha sakin.





Kitaptaki baş karakterler bu şekilde. Elbette Selma, Senem, Deniz, Aslı, Levent, Dursun, Durmuş ve diğer karakterler de var.

Baştan başlamak gerekirse, Senem karakteri öyle bir can bulmuş ki, al o kızı duvardan duvara sürt kafasını. Cidden tam bir kaltak. Duygu ile olan saç sahnesinde eminim pek çok kişi o kızın saçlarını yolmak istemiştir. :/

Selma, Allahım nasıl tatlı bir kız. Bayıldım çok bilmişliklerine, Duygu ve Aslı'ya aşk konusunda yol gösterişlerine. Ve elbette gebiş hallerine :)

Deniz'in bir pislik yapacağını sezmiştim ama ben yaa, gıcık!

Bekir'e  kız isteme amacıyla Trabzon'a gidişleri harikaydı. Çoook eğlendim o kısımda.

Aslı ve Alim'i okumak için çatlıyorum resmen şuan. İyiki Alim kitabı çıktığında Duygu'yu okumuşum. Her ne kadar Duygu'yu okurken, keşke daha önce okusaymışım desem de, merak katsayım daha da artacaktı eminim.

Kapak ve redakte gayet iyi, arada tek tük yazım hataları var ama çok dikkat dağıtmıyor. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın çünkü gayet akıcı bir kitap. Ve dediğim gibi eee ne olacak şimdi, devam kitabını verin bana diye kalacaksınız bitirince.

Pek çok duyguyu yaşatıyor kitap. Karakter geçmişlerini okurken, üzülüyorsunuz. Aşklarını okurken, o karakterin yerine geçmek istiyorsunuz. Yeri geldiğinde kahkahalarla gülmek istiyorsunuz. Ve elbette, klan halinde yaşanan Şile'deki evde sizde bir koltuğa ilişip, bu çiftlerle yaşamak istiyorsunuz.

Kısaca, tavsiyemdir, okuyun :)



Yazar: Işıl Parlakyıldız
Yayınevi: Müptela Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı:672



Kitaba puanım 5 üzerinden 5







7 Kasım 2014

KÖR TALİH( TALİH SERİSİ- 1) MÜJDE AKLANOĞLU- KİTAP YORUMU

Yeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Bugün, güzel bir romantik komedi bizlerle. Yazar Müjde Aklanoğlu kaleminden,  Talih serisinin ilk kitabı, Kör Talih karşınızda :)





Kitap Tanıtımı:

Büyük holdinglerin karizmatik başkanı, sınırsız servetin despot sahibi: Arda Mertoğlu! Topluma mal olmuş eşsiz bir Ceo, kadınların yüreğine taht kurmuş pervasız bir kral, çalışanlarının iyilik timsali sert görünümlü müsamahasız patronu...

Ama işler hiç ummadığı anda tersine döndü! Ufacık bir kız; es kaza hayatına sürpriz bir giriş yaptı, yaşamının tüm merkezine bir kraliçe idamesinde izinsizce oturarak, yüreğindeki yasak toprakları savaşmadan teslim aldı. Ve tüm dengeler altüst olurken, terazinin kantarı kaçtı. Evet, Arda patavatsız oldu, Hazal düşünceli… 

Arda milyarla banyo yapıyordu; Hazal babası para vermezse meteliğe kurşun değil, kurusıkı bile atamıyordu. Asiydi ama gurursuz değil… Tamam, mahalle arası, edep yuvası, her çetrefilli işin olduğu arka mahalle bir ortamda büyümüş, ünlüleri televizyonda görüp, beyaz atlı prensle ilgili hayaller bile kurmamıştı. Keza asosyal hayatında, masalların gerçekleşmeyeceğini bilen ender genç kızlardandı.

Okulunun birincisi, babasının şamar oğlanı, abisinin bezelye beyinlisi, annesinin biricik kuzusu, ailenin dil yumağı, asi bebeciği…

Çirkin ördek yavrusu: Hazal…
O, daracık kaderin çemberinden inadına geçmek isteyince, isteklerinin arasında sıkışıp kalarak, Kör bir Talih'e denk geldi!



Kitap Yorumu: 

Yirmili yaşlarının başında, gencecik, utangaç, biraz sinirli, mimarlık öğrencisi, masum bir genç kız: Hazal Atmaca. 

Otuz dört yaşında, yakışıklı, kontrol delisi, kibar, karizmatik Ceo: Arda Mertoğlu. 

İkili, çarpışarak tanışırlar :) Hazal, mimarlık ile ilgili bir işte çalışacağını düşünürken, bir anda kendini Arda'nın özel yönetici asistanı olarak bulur. 





Arda, normalde bir ceo'da olması gereken tüm vasıfları taşımaktadır, bir farkla. Yaşadığı bir olay neticesinde, görme engelli olmuştur Arda. İçinden gelen bir his ile, Hazal'a asistanlık teklif eder. Hazal'ın teklifi kabulü ile, olaylar gelişmeye başlar. Arda için, Hazal güvenilecek biri olur.

Kitap, konu itibariyle bu şekilde. Arda- Hazal'ı sevdim :) Yan karakterlerden bahsetmek gerekirse, onlar da güzeldi. Timur, iyi bir dost ve sağ koldu. Doğu-Eda için kitap çıkacak mı acaba seride bilemiyorum.

Kurguyu gerçekten beğendim. Ve şunu söylemeden geçemeyeceğim, kitabın sonu! Delicesine merak uyandırıcı. Çoook büyük bir merakla ikinci kitabı gözlüyorum. Ama böyle bitemezki :(

Kapak, çok sevimli. Romantik komedi ruhunu yansıtmış bence. Akıcılık anlamında da iyi kitap. Birtakım hatalar vardı kitapta ufak tefek, diğer baskılarda gözden geçirilir eminim. 


Romantik komediye güzel bir soluk getiren, genç bir Türk yazar elinden çıkmış Kör Talih'i merak edenlere öneririm.




Yazar: Müjde Aklanoğlu
Yayınevi: Parola Yayınları
Basım Yılı: 2014 
Sayfa Sayısı: 720




Yazarımız Müjde Aklanoğlu'nun Facebook fan sayfası: Müjde Aklanoğlu
Müjde Aklanoğlu Wattpad: Müjde Aklanoğlu


Kitaba puanım 5/4. 





Kitap Tanıtımı- Beni Yarına Bırakma- Burçin Çelik

Merhabalar :) Bugün biricik dostumun kitabını tanıtacağım. Kendisi benim için çoook özel bir insan. Yolun açık olsun canım dostum, hayat tüm güzelliklerini sunsun sana. İnanın çoook büyük bir kıvanç ve gurur duyuyorum.




Sizlerin sosyal medya hesaplarında, Yamak dan olarak tanıdığınız Burçin Çelik, ilk kitabı ile önümüzdeki günlerde okuyucu karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İlk yayımlanan kitabı Beni Yarına Bırakma, dram türünde bir aşk romanı. Yazarın, farklı tarzlarda kurguları da bulunmakta, umarım onlar da basılır bir an evvel :)

Burçin Çelik'i takip edebileceğiniz hesaplar:

Wattpad
Facebook
Twitter
İnstagram
Blog



Aşk… Üç harfli bir kelime tüm duyguları mı barındırır içinde? Bir çift bakış tüm dünyayı mı sığdırır derinliğine? Sadece bir tebessümü için sevdiğinin, candan mı geçilir? Hiç ummadıkları anda karşılaşmıştı Selim ve Selma aşkla. Ne kadar direnirlerse dirensinler, gerçekliğini inkâr da etseler, çoğu kez ortalığı savaş alanına da çevirseler âşıktılar… Üç harfte anlam buldu ikisinin de tüm korkuları, çıkmazları, kimsesizlikleri, kimliksizlikleri... Aşkın manasını imkânsızlığında aradılar, buldular nitekim… Birbirleriyle sınanıp, akıllarıyla savaştılar; her mağlup çıkışlarında araflarından birbirlerine bir adım daha yaklaştılar. Aşk günahlarınla sınanmaktı belki de, masumiyetini yaktıkça aklanmaktı… Bedel ödedikçe daha çok yanmaktı… Yandıkça pervane misali ateşe çekilmekti… Aşk, cennetten vazgeçip bir ömrü araflara sürgün etmekti onlar için; araflarını cennete çevirmekti.





4 Kasım 2014

KUŞLAR ÖTERKEN- EVİE WYLD- YORUM



Merhaba :) Bugün, Yabancı Yayınları etiketiyle raflarda yer alan, konu olarak farklı bir kitaptan bahsedeceğim. Farklı deme sebebim, kitabın gizemli havasından kaynaklanıyor. Önce kitap tanıtımına ardından yorumuma bakalım.


Kitap Tanıtımı:

Jake, yağmurun durmaksızın yağdığı, rüzgârın uğuldamasının kesilmediği eski bir çiftlikte köpeği ve koyunlarıyla birlikte yaşamaktadır. Ancak her gece koyunlarından biri saldırıya uğrar. Bunu yapan ormandaki tilkiler midir yoksa gizemli bir yabancı mı? Ayrıca, Jake'in kilometrelerce uzaktan ve yıllarca önceden gelen tekinsiz hikâyesi zamanla gün yüzüne çıkacak mıdır?

Kuşlar Öterken, gizemli geçmişi ve bugünü arasında sıkışıp kalan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Asıl soru ise şu: Jake Whyte'ı kim ya da ne izliyor? Londra'da doğup Avustralya'da büyüyen Evie Wyld, 2013'te Granta tarafından en iyi 20 genç yazar arasında gösterildi. Wyld, ikinci romanı Kuşlar Öterken'le prestijli ödüller kazandı. Aynı zamanda bir kitap tutkunu olan yazarın Londra'da küçük bir kitabevi var.



Kitap Yorumu:

Arka kapak yazısında gördüğümüz üzere, ana karakterimiz Jake Whyte. Jake, İngiltere'de yaşayan genç bir kadın. Koyun kırkma işi ile ilgileniyor. Geçmişi sırlarla dolu. Kendisinin tek dostu olan köpeği 'Köpek' ile ve koyunlarıyla hayatını devam ettiriyor.







Kitap başlar başlamaz, Jake, ölü bir koyun daha buluyor. Ve hikayemiz, ölü koyunların sırrı ile ilerliyor.

Greg, Clare, Connor, Stuart, Sid, Alan karakterleri de yer alıyor kitapta. Bu kişilere de değiniyor yazar yer yer. 

Otto karakteri var bir de. Kötülüğün ve sapkınlığın temsilcisi. Tanıştıklarında Jake'e iyi gibi görünen ama sonradan kötü yüzünü gösteren biri. Zaten yaralı olan Jake'i daha da yaralayan bir karakter.

Günümüz kısımlarında, ani gelişiyle kimin nesi olduğunu anlamadığımız Lloyd karakterinin de gizemini çözmek okuyucuya düşüyor.

Kitap, çok akıcı. Özellikle Jake'in geçmişini çook çook merak ederek okudum. Hal böyle olunca sayfalar akıp gitti. Ve günümüz-geçmiş tarzında anlatımı çok sevdiğim için kitabı da sevdim. Geçmiş kısımları gerçekten merak uyandırıcı. Özellikle yangın sahnesi ve sonrası çok heyecanlı sahnelerdi. Tüm bu gizemin ve gerilimin gerisinde, hüzünlü bir hayat hikayesi saklı aynı zamanda. Dramatik yönleri de var kurgunun. Bu da duygu çeşitliliği yaratarak, merak öğesi katmış kitaba.


Gizem,gerilim türünde kitaplar seviyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Her sayfada koyunları kimin öldürdüğünü sorgularken, Jake'in geçmişini merak edeceksiniz eminim. 




Orjinal İsim: All the Birds, Singing
Yazar: Evie Wyld
Çevirmen: Arzu Altınanıt
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2014 




Yurtdışı kapaklarından seçmeler:











Kitaba puanım 5 üzerinden 4. 





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...