24 Şubat 2015

ÇİÇEK KIZLAR- NEHİR ERDEM- YORUM





Kitap Tanıtımı:

"Kendimi kapattığım yerlerin kilidi sensin... Ailemsin... Dostumsun... Rakibimsin... Sevdiğimsin... Kalbime sahip çıktığın için teşekkür ederim aşk."

Hayatın toz pembe olmadığını öğrenen ve var olabilme savaşını birlikte göğüsleyen iki küçük kadın... Biri diğerine göz oldu, diğeri ona söz... Büyümeyi el ele öğrenen Nergiz ve Yasemin, hayatın zorlukları içinde beraber yürüdüler. Öte yanda iki kadının yarısı olabilmek için savaşan iki erkek... Mesleğinde zirveyi yaşayan Soner ve zirveden uçurumun dibine yuvarlanmış yüreği yaralı Erkan... Aşkın en tutkulu halini, en masum, en asil ve en deli yaşarken mutlu sona ulaşmayı başarabilecekler mi?

İki ayrı nefesten masumiyetin ve tutkunun hikâyesi...



Kitap Yorumu: 

Merhabalar :) Yeni bir yazar keşfettim ben :)

Müptela Yayınları'ndan geçtiğimiz aylarda çıkan Çiçek Kızlar, Nehir Erdem'in basılı ilk romanı. Kendisinin Wattpad sitesinde bir çok romanı bulunmakta, yazının sonuna linkini ekleyeceğim bakmak isteyenler için.

Kitabımız, başından kötü bir evlilik geçen, sakin mizaçlı ve mantıklı Yasemin ile, genç kızlık günlerinde sevdiği kişi tarafından çok kötü bir duruma düşen, aşka inanmayan, çatlak Nergiz'i konu alıyor.

İkili, kötü günleri geride bırakmak istiyor ve aynı evde yaşamaya başlıyorlar. Birbirlerinin her şeyi oluyorlar. Aynı zamanda zaten kuzenler.

Günler Nergiz ve Yasemin için iyi-kötü geçmeye başlar ve Erkan ile Soner çıkar karşılarına. Bakalım bu dörtlü birlikte neler yapacaklar, hayat onlar için hangi yüzlerini gösterecek?

Kitaplarda arkadaşlığın ve aile bağlarının ele alınmasını severim. Burada da Nergiz ile Yasemin'in birbirine kenetlenmesi ve hayat mücadelesi çok güzeldi. Önce gözüm korkmuştu kitabın kalınlığından açıkçası, fakat büyük punto ve kurgu kendini okuttu. Kitap akıcı, fakat biraz argo kullanımı var, ben kişisel olarak pek hoşlanmıyorum malesef. Aynı zamanda yazım hataları da vardı, diğer baskılarında belki düzelmiştir. Fakat kitabın okunmasını etkilemiyor. Kitabın kapağını ise çok beğendim ben, hele kapak görselinin kitapta geçen sahnesini okuduğumda kafamda canlandı sahne :)

Nergizin dobralığını, Yasemin'in sakinliğini, kitaptaki çiftleri sevdim ben :) Okumak isteyenlere keyifli okumalar :) Nehir Erdem'e yazarlık kariyerinde başarılar dilerim :)



Nehir Erdem Facebook

Nehir Erdem Wattpad

Kitabın Yazarı: Nehir Erdem
Yayınevi: Müptela Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 644



Kitaba puanım 4/5.





20 Şubat 2015

AH BE SEVGİLİM- SEDA ÖZAY- YORUM




Kitap Tanıtımı:

Günahını kabul ediyorum bu aşkın. Benimle ol, bedeli neyse benim olsun.
Ah Be Sevgilim
"Ve insan hep inkar ettiğini özlüyor."

"İçimden sen geçiyorsun. Geçip gidiyorsun, bitmiyorsun. Bitiyorsun, gitmiyorsun..." gibi cümleleri binlerce okur tarafından çeşitli platformlarda sürekli tekrarlanan, Benzemez Kimse Sana ve Bir Daha Yüzümü Görmeyeceksin'in yazarı Seda Özay'dan!

Aşkın sadece bir şarkı olması lazımdır belki… birbirini seven iki kalbe ihtiyaç duyması saçmadır belki de kim bilir. Aşk, hayatın tam ortasına nasıl yerleşir sırrı çözülemedi. Ama Seda Özay, âşık kalplerin gizlice fısıldadığı ve çekinmeyip çığlık çığlığa bağırdığı cümleleriyle aşkın tam ortasında!

Bir kadının, yazgısını yansıtan şarkıların yankısıyla hazırladığı sarhoş içkilerin hayatla alayı. Kendine çıkan kestirme yolları her koşulda bulabilen Jülide Hanım… Geçmişinin değiştiremeyeceği kadar geride kaldığını anlayıp geleceğinin peşine düşerek yeniden hayat kurma heyecanıyla ilk adım çabalamaları gibi içini coşturan Gaye… Ve kendi ruhundan kopup Araf'ta sallandığının farkında bile olmayan, bu yüzden de ayağına gelen şansı teperek kendini sonsuz karanlıkta ezilmeye mahkûm eden Verda…

Üç kadının kesişen ve birbirini değiştiren hayatları, her birine farklı bir yüzünü göstermiş olan aşk.

Okuduğunuz her satır, hayatınızın bir anına değecek ve artık siz de bir Seda Özay okuru olacaksınız.




Kitap Yorumu:

Merhabalar :) Gecikmiş bir kitap yorumu yapacağım bugün. Çünkü kitabı nasıl yorumlayacağımı bilemiyorum, daha doğrusu nasıl tarif edeceğimi. Kitap güzel ve düşündürücü idi bunu yansıtamamaktan korkuyorum :)

Anneannesi Jülide Hanım'ın torunu Verda'ya bıraktığı sarı bir köşkte geçiyor olaylar. Bu köşkü Verda hem ev olarak, hem de iki katını kafe olarak kullanıyor. Anneannesi, Verda'nın ailesinden kalan tek kişi. Ama Jülide Hanım'ın ölümüyle, Verda tamamen yalnız kalıyor, sırlar ile birlikte, 27 yaşında bir genç kadın olarak...

Caffe Coffee, Masal Evi'nde Gaye ve Nurhan Hanım, Verda'nın hem çalışanları hem yoldaşları. Onların da hikayeleri var yürek burkan.

Bir de Saadet Hanım var, seksenli yaşlarda, Verda'nın kafesine Blues şarkıları söyleyerek gelen tonton bir kadın :)

Kafedeki bir müşteri, bir çanta teslim eder Verda'ya, üst katta bulduğunu belirterek. Verda, Cihangir'in verdiği çantayı açmak istemez ilk önce. Daha sonraları merakına yenilir ve çantayı açar. Çantadan aşk mektupları çıkar bir tomar. Adamın Teki imzalı, Dora'ya yazılmış mektuplar...

Birden mektupları okumaya dalıyoruz biz okurlar, Verda ile birlikte. Dora ve Adamın Teki'nin kim olduğunu merak ederek. Merakımız son sayfalarda gideriliyor, fakat tesadüflerle dolu bir son olduğunu da belirtmeliyim.

Kitap aslında çok kısa görünse de, derin bir kitap. Dram ve aşkın güzel bir harmanı, Ah Be Sevgilim. Aynı zamanda, Diego-Frida aşkını da satır satır konuk ediyor. Araştırmak isteyenler için, Frida Kahlo'yu araştırma şansı tanıyor Seda Özay. Aynısını Zülfü Livaneli kitaplarında da yer yer görürüz. Kitapta geçen kişi-şarkı-kurum-olay vb. araştırmadan duramazsınız bazen. Frida hakkında bilgim elbette vardı, ama çok az bir bilgiymiş benimki, araştırınca farkettim :)


Neyse kitaba geri dönersek, kitapta bir çok kadın var. Üzülen, sevinen, sevilen, acı çeken, hor görülen. Aslında çevremizden kadınlar bunlar. İnandırıcılık anlamında gayet başarılı yani. Mektuplar var kitapta dediğim gibi. Duygu dolu mektuplar. Dora ile Adamın Teki'nin kim olduğunu öğrendiğinizde şaşıracağınıza eminim.

Akıcı bir kitaptı. Fakat sonu, şaşırttı. Keşke biraz daha yazılsaydı, sonu tamamlamak biz okurlara düşmüş. Ben, kahramanlar için mutlu bir son yazdım. Bakalım sizler okuyunca, neler düşünecek, kahramanların sonunu ne şekilde yazacaksınız? Keyifli okumalar :) Başarılar dilerim Seda Özay'a :)


Kitabın Yazarı: Seda Özay

Yayınevi: Postiga Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 173

Kitaba puanım 5/5









18 Şubat 2015

YENİ BİR BAŞLANGIÇ- KİM KARR- YORUM



Kitap Tanıtımı:

Ya "Hayatta bir kez" olabilecek bir şey için ikinci bir şansınız varsa? Trajediyle dolu geçmişi Dahlia London'ın ruhunu tamamen parçalamıştı. Mutlu son onun için bir hayalden bile uzaktı. Ama ya yeni bir başlangıç şansı olsaydı?

Wilde Ones'ın solisti River Wilde, Dahlia'nın hayatına yeniden girdiğinde, ilişkilerini ateşleyen güç, geçmişte engel olunan duyguların da etkisiyle fazlasıyla yoğundu. Dahlia, geçmişin izleri ve yeni hayatı arasında bocalarken hissettiği acı yavaş yavaş hafifliyordu ama suçluluk duygusundan kurtulamıyordu. River, onun kurtarıcısı olmak istiyor, onu yeniden hayata döndüren adam olmak için her şeyi yapıyordu. Ama peşlerini hiç bırakmayan bir geçmişle, kendilerine yeni bir gelecek kurabilecekler miydi?

"Sizi aynı anda hem aşka hem de karanlığa boğacak bir kitap. Kitabın sonu için ise... Vay be!"
-Merve Akıncı, Şahmelek romanının yazarı-

"Yeni Bir Başlangıç, ilk görüşte aşkın varlığına ve ruh eşinizle aranızda koparılamaz bir bağ kurabileceğinize sizi inandırırken, şaşırtan kurgusuyla ise okuyucuyu kolayca içine çekmeyi ve hikâyenin bir parçası haline getirmeyi başarıyor."
- Burcu Büyükyıldız, Çilek Mevsimi romanının yazarı-

"Büyüleyici, sürükleyici ve gizemli!"
- Natasha Boyd, Aşka Var Mısın? romanının yazarı-

"Duygusal, beklenmedik ve kesinlikle ateşli."
- K.A. Tucker, On Küçük Nefes romanının yazarı-

"İnanılmaz derecede duygusal, romantik, seksi ve bağımlılık yaratıcı!"
- Samantha Young, Dublin Caddesi romanının yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)



Kitap Yorumu: 

Dahlia London, ailesini bir uçak kazasında kaybetmiş bir genç kızdır. Ben adında yıllardır birlikte olduğu bir sevgilisi vardır.

Dahlia, Cadılar Bayramında en yakın arkadaşı Aerie ile birlikte bir bara gider. Barda tanıştığı River Wilde,yani Wilde Ones'ın yakışıklı solisti,  kendisini beklemesini söyler Dahlia'ya. Dahlia, beklemez çünkü hayatında Ben vardır, ve ona haksızlık yapmak istemez. Ardında River'ı bırakıp çıkıp gider bardan.

Bir gün, Dahlia'nın gözleri önünde Ben öldürülür. Ve elbette sancılı bir toparlanma süreci başlar Dahlia için.

Ve elbette Dahlia ve River için kader ağlarını örer ve tekrar karşılaşırlar. Acaba bu karşılaşmadan sonra ikili için neler değişecektir? Ben'in ölümündeki sır perdesi aralanabilecek midir?



Öncelikle, kitapta geçen şarkılar çok güzeldi. Kitabın en başındaki liste çok tatlı bir ayrıntı olmuştu. Kitabı genel anlamda beğendim, esasen düşük tempoyla başladı fakat daha sonra ne olduğunu anlamadan kitabın sayfalarını çevirirken buldum kendimi.

Dahlia ve River'ı okumak güzeldi. Ama esasen kitabın son bölümü beklentiyi kat kat arttırdı. Yayınevi bir sonraki kitabı bir an önce çıkarmalı. Çünkü gerçekten okuyanlar hak verecektir bana, burada kalamaz, devamını okumak istiyorum diyebileceğiniz bir kısımdı. Şahsen ben dedim, kitabın son satırını okur okumaz. Devamını beklediğim bu romanı, tutkulu aşk romanları sevenlere öneririm.

Kapak, ayraç, iç kapak konularına değinmezsem olmaz. Ayraçtaki inciler, diğer kitaplardaki gibi yine kitaptaki ayrıntılardan. Ve iç kapağın güzelliği <3 Yabancı Yayınları cidden bu konuda iyi :)

Kitabın Yazarı: Kim Karr
Çevirmen: Yonca Mete Soy
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı:384

Kitaba puanım 4/5.





15 Şubat 2015

MASUM KOZA- ÖZGE ERKİN- YORUM




Kitap Tanıtımı:

Aşkı hiç tatmamış bir adam ve aşkı silah olarak kullanan bir kadın...

İntikam kor bir ateşti; bilinmezliğe sürükleyen ve her daim biraz daha yakın. Hayal, intikam ateşiyle ve tunçtan bir demir gibi şekillendirmişti yüreğini. Umuda dair ne varsa küle dönüştürmüştü. Son avını seçtiğinde ruhundaki tüm hayalleri serbest bırakmıştı.

En büyük darbeyi aşkla vuracaktı. Ama unuttuğu bir gerçek çabuk hatırlattı her şeyi; kader koca bir labirentti. Sona ulaşmadan önce çıkmaz bir sürü sokağa sürüklerdi sizi...

Acaba bu koskoca labirentte kaybettiği masumiyetini ve yok olan insanlığını geri kazanabilecek miydi?
Deniz gözlü bir adamın ruhunda dindirebilecek miydi yorgun yüreğini?


Kitap Yorumu: 

Aşka inanmayan, intikam güdüsüyle hareket eden genç ve güzel iç mimar Hayal ve annesini doğumda kaybetmiş, babası hala annesine olan aşkıyla yaşayan, bu aşkın büyüklüğünü gördükçe aşktan korkan bir adam, Poyraz.

Hayal, karşısına çıkan erkeklerden sürekli intikam alan bir kadın. Peki karşısına Poyraz çıkınca ne olacak dersiniz?

Kitabın konusunu en kısa bu şekilde özetleyebilirim. Kitabın başı biraz hareketli başladı, daha sonra ise merak öğesi ile akıcılığına akıcılık kattı. Çok çabuk okunabilecek bir kitap olmuş Masum Koza. Merak öğesi ön planda. Sürekli olarak bu kız neden böyle acaba diye soruyorsunuz başlarda. Hayal'in geçmişindeki sırrı öğrenince ise, sinirlenip üzülerek değişik duyguları yaşamanız muhtemel.

Bir Aziz Baba karakteri var ki kitapta, dillere destan. Çok iyi bir karakter. Bodrum'da Hayal ile karşılaştıkları kısım çok güzeldi. :) Poyraz zaten kadınlar tarafından sevilebilecek bir karakter, sinirinden dolayı yaptığı o küçük hatayı saymazsak :) Devran/Destan diyerek susma hakkımı kullanmak isterdim :D Ama susamayacağım, Devran'ın kitabını istiyorum ben. Nasıl bir adam o yahu! Bir adam nasıl naif bir şair olup aynı zamanda azılı bir bela olabilir :D Kesinlikle Devran/Destan- Efsun aşkını okumak istiyorum ben <3 Her şeyini kaybeden bir adamı aşka düşüren Efsun isimli karabüyü olayını merak ediyorum. Bir de Aslan-Demet çifti var, çok şekerler :)

Kitap dediğim gibi çok akıcı. Kapak görselinde kitap ismine uygun kelebekler çok şirin detaylar olmuş. Malesef yazım hataları vardı :( Düzelmesini diliyorum yeni basımlarda. Özge Erkin'e yazarlık kariyerinde başarılar dilerim. Ayrıca bir İzmirli olarak, İzmir mekanlarını bir romanda okumanın tadı bir başka oluyormuş <3



Kitabın Yazarı: Özge Erkin
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 312



Kitaba puanım 4/5.







10 Şubat 2015

AKSİSEDA OKUMA ETKİNLİĞİ- AKSİSEDA- BAŞAK KIZILTAN- YORUM






Kitap Tanıtımı:

Sevgiye aç iki yaralı yürek Buse ve Berke'den sonra Buse'nin en yakın arkadaşı Seda'nın hikâyesini okumaya hazır mısınız?

Buselik adlı ilk romanıyla okurlarını samimi kahramanlarıyla tanıştıran Başak Kızıltan, hiç bitmesin denecek bir romanla daha bizi baş başa bırakıyor. Seda kendisini aşka teslim edecek kadar güçlü bulmazken onun gerçek aşkı olmayı kim hak edecek dersiniz? Peki Yankı, Seda'nın kendi yüreğine bile dinletemediği sesini dünyalara duyurabilecek mi? Geçmişin acı dolu yükünü geleceğin mutluluk umuduna yüklemekten yorgun yüreklerin aşkını okumaya hazır olun. Buse ve Berke'yle Buselik'te hissettiğiniz heyecan, Aksiseda'da Seda ve Yankı'yla artacak.

"Seda, ben öyle aşk meşk sözleri söyleyebilen bir adam değilim. Dümdüz biriyim. Beni tanıdın, aksi, sert, düz, patavatsız bir adamım. Hani odun diyorsun ya bana, öyle işte. Hep böyleydim, önceden de, şimdi de. Sana kalbimi açtım ben, en kanayan yaramı anlattım. Senin bu yaramı iyileştirmeni, bizi iyileştirmeni bekliyorum Seda. Asıl sen kanatma yaramı. Eğer ben şu zamana kadar sana olan hislerimi belli edemediysem, tamam eşeklik bendedir, ama sen de anla beni lütfen."


Kitap Yorumu: 

Okuma Etkinliği kapsamında Buselik ve Aksiseda kitaplarını yorumluyoruz. Buselik yorumum için: BUSELİK

Başak Kızıltan'ın yayınlanan 3. kitabı Aksiseda. Buselik kitabında, Buse'nin hayatına eşlik etmiştik. Bu kitapta Seda'yı okuyoruz. Elbette, Buse-Berke çiftini de okuyoruz ve Buselik kitabında kafamızda kalan soru işaretlerini yanıtlıyoruz.

Patronu Ahmet ile ilişkisi olan Seda, ilişkisini sorgulamaya başlar. Bir şeylerin yolunda olmadığına karar verip biraz kafasını dinlemek üzere uzaklaşmak ister. Seda'nın inzivaya çekildiği yer İzmir- Karaburun olur, aklında yokken neden Karaburun'a gider Seda, okuyun görün :)

Seda'nın yolu burada Yankı ile kesişir. Yankı, tam bir tatlı odun. Romantik olmadığını iddia etse de aslında romantik biri Yankı. Fakat, onun da yaraları var geçmişinden gelen. Hatta Karaburun'a taşınma nedeni, Yasemin...

Ve elbette ilk kitaptaki çiftimiz Buse ve Berke! Berke ile Buse'nin aşklarını bu kitapta da okumak çok güzeldi. Berke kesinlikle, iyi bir aşık. Gerçi kitaptaki iki çifti de sevdim ben :)

Kitabı okurken pek çok sayfada canınız tatlı yemek isteyebilir. Ve hatta belki Seda'nın çöpe giden tiramisularının tarifini merak edersiniz. Başak Kızıltan'dan tiramisu tarifi: Tiramisuu <3

Genel olarak kitabın konusu bu şekilde. Seda'nın aldığı kararın doğruluğunu kanıtladı Yankı. Bazen deyim yerindeyse tası tarağı toplayıp uzaklaşmak gerekir, kendinden bile. İşte bunu yapabilen Seda için hayat sürprizlerini bir bir sıraladı. Yankı'nın aşkı, Seda'nın kararlılığı, Berke-Buse çifti, Nas-Kaan afacanlarının maceralarına tanık olmak ve  Saner'in olgunlaşmaya başladığını görmek güzeldi.

Buselik kitabının bir tık yukarısında idi bence Aksiseda. Yine ufak tefek yazım hataları vardı malesef, yeni basımlarda düzenlenecektir eminim. Yazarın dördüncü kitabı bakalım ne üzerine olacak, bekleyip görelim. Keyifli okumalar :)

Gezgin Kitap Kardeşliği Blog Turları grubuna, beni konuk ettikleri için tekrardan teşekkürlerimi sunarım.

İmzalı Aksiseda çekilişi için: Tık Tık

Kitabın Yazarı: Başak Kızıltan
Yayınevi: Postiga Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 384



Kitaba puanım 5/5



7 Şubat 2015

AKSİSEDA OKUMA ETKİNLİĞİ- BUSELİK- BAŞAK KIZILTAN- YORUM







Kitap Tanıtımı:

Buse ve Berke... iki yaralı yürek.
Acılarının arkasında duracak kadar güçlü, ama sevgiye aç ruhlarının ihtiyaçlarına susamış iki insan.
İlk aşkından itibaren yaşadığı hayal kırıklıklarını,
boşandıktan sonra kızıyla yeni bir hayat kurmak için ardında bırakarak
Göcek'te kendine bir cennet yaratan Buse...
Hayatını kurduğu yanlışın üzerinde ancak sorumluluklarına sarılarak durabilen Berke...
Bu iki roman kahramanını bu kitapta okumak size yetmeyecek!
Biliyoruz, devamını okumak isteyeceksiniz.

Buse sarsılmış yıkılmış bir vaziyette kalmıştı. "Aldattım... Seviştim... Uyudum..." kulağında hâlâ bunlar çınlıyordu. Bir de küstahlığa bak! Her şeyin tüm sorumluluğu onun üstüne yıkmıştı ilişkileri konusunda. "Sen bizim yolumuzu belirle..."
İnanamıyordu şu an yaşadıklarına, hissettiklerine inanamıyordu… O bir anda sinirlenen, bir anda parlayan, bir anda gülen, mutlu olan cıvıl cıvıl hayat dolu kız gitmiş yerine sanki dünyanın en sakin insanı gelmişti.



Kitap Yorumu: 

Merhabalar :) Aksiseda okuma etkinliği kapsamında, Gezgin Kitap Kardeşliği Blog Turları grubuna, beni düşünerek konuk bloggerlık teklif ettikleri için teşekkür ederim. 

 Başak Kızıltan'ın Tesadüfen Aşk kitabının yorumunu daha önce yapmıştım: Tesadüfen Aşk

Buselik ise ilk çıktığında okuduğum bir kitaptı. Etkinlik kapsamında tekrar okudum ve yorumum sizlerle. Devam kitabı Aksiseda ise önümüzdeki günlerde blogda yer alacak.

Kitabımız, Buse'nin aşk acılarıyla başlıyor. Öncelikle ilk gençlik aşkı Cankat tarafından aldatılıyor. Daha sonra ise üniversite aşkı Saner tarafından bazı haksızlıklara uğruyor. Her iki erkekten de öyle darbeler alıyorki Buse, aşka inancını kaybediyor.

Saner ile evliliğinden bir bebeği olan Buse, aldığı teklifi değerlendirip Göcek'e taşınıyor. Çalıştığı otelin sahibi Berke ile hayatı farklı bir yöne gitmeye başlıyor. Evet konunun özeti bu diyebiliriz.

Gelelim analizlerimize :) Cankat ile başlayalım. Gıcık bir karaktersin Cankat. Kızı yurtdışına kadar götür, saçma sapan şeyler yap. Sonra özür dile. Imm bu noktada Buse'ye de çemkirebiliriz çünkü affetti Cankat'ı. İkinci şansının da canını çıkaran Cankat, iflah olmaz gıcık olarak kitabımızın derinliklerinde yerini buldu.

Sonrasında Buse, kaldığı yerden üniversite eğitimine devam ederken, kendisi ile aynı bölümde okuyan, bir üst dönemden Saner ile karşılaşmaya başlar ve Saner, Buse'yi elde edene kadar akla karayı seçer. Şimdi burada duruyoruz. Karşında, güven sorunu olan bir kadın varken, hayatına birini kabul etmekte zorlanan biri varken, madem yürütemeyecektin ne diye evlendin Saner? -_-

Bebeği ile yeni bir başlangıca doğru yol alan Buse, soluğu Göcek'te alır. Buse'nin karşısına bu sefer de Berke çıkar :) Berke, Buse gibi yaralı biri. Kendisinin de evliliği bitmiş ve bir çocuğu var.

Cankat-Saner'den sonra Berke'yi tanımak güzeldi :D Berke, güzel bir karakter :) 

Kitabın başında gencecik bir kız olan Buse'yi, sayfalar ilerledikçe, evlenmiş,sorumluluk duygusu ile yüzleşmiş, anne olmuş, iş kadını halleriyle okuduk. Peki aşkı bulabilecek mi Buse? Bakalım hayat Buse-Berke çiftine neler getirecek? Buse'nin hayata karşı duruşu ne şekilde olacak?


Buse'nin ayakta kalışı, hayatla olan savaşı,güçlü duruşu güzeldi bence. Güvensizliklerinin ortasında kendini yeniden aşka teslim edişini okumak güzeldi. Yer yer üzen, sinir eden, güldüren sahneleri içeren Buselik, yazarın ilk kitabı. Yakın zamanda Postiga Yayınları basımı ile raflarda yerini alacak.

Kitap için eleştirim, yazım yanlışları. Yeni basımında düzeleceğini düşünüyorum. Bir diğer nokta, eleştiri denemez ama Başak Hanım'ın diğer kitaplarında kendini daha geliştirmiş olması. İlk kitabın acemiliğini Tesadüfen Aşk ile üzerinden atmış. Aksiseda ile daha da geliştirmiş. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar dilerim :)

Buse'nin Seduş'unu da Aksiseda ile okuyacağız. Aksiseda yorumum, yakında blogda olacak. Keyifli okumalar dilerim :)

Yazarımızın Facebook Sayfası: BAŞAK KIZILTAN

AKSİSEDA ÇEKİLİŞİ İÇİN TIKTIK:  ÇEKİLİŞ


Kitabın Yazarı: Başak Kızıltan
Yayınevi: Önce Kitap( Yayın hakları Postiga Yayınları'nda)
Baskı Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 318


Kitaba puanım 4/5



5 Şubat 2015

RKBT 2. GÜN SATILIK- İLKNUR BİRDAL YORUM VE ÇEKİLİŞ




Kitap Tanıtımı:

Her aşk kendi sınavıyla cebelleşir.
Devran ve Hüzün...

Onların yolu bir bar kapısında kesişti. Kader hiç ummadıkları anda, hiç ummadıkları bir yerde onları bir araya getirdi. Hayatın karşısında yeteri kadar kırılan kalpleri yeni bir serzenişi daha kaldırabilecek miydi?

Hüzün'ün korumak istediği kalbi, Devran'ın hayatını karmaşalar içine sürükleyen sırları vardı. Pis bir barın üst katında sahip olduğu kızın hayatının bilmecesi olacağını hiç hesaplamamıştı.

Sırlar ortaya çıktıkça değişen hayatlara, her aşkın kendi içinde verdiği savaşlara şahit olacaksınız.

"Sana sahip olmak hayatımda yaptığım tek doğruydu. Söylemesi biraz tuhaf olsa da, hayatım boyunca satın aldığım en güzel hediyesin."

"Sen benim başıma gelen en güzel yanlıştın. Seni Seviyorum Devran... Mutluluk benim için senin dudaklarının arasında ve sen bu gece sadece beni sevdiğini fısılda..."


Kitap Yorumu:     

Zor bir hayat yaşayan 17 yaşında bir kız. Hüzün. Liseyi bitirebilmek için, ailesi tarafından yapılan işkenceleri göze almış, hasta küçük kardeşi Emir'i iyileştirme düşüncesinde bir kız. Annesi ve üvey babası tarafından hep hor görülmüş.

26 yaşında, zengin bir ailenin biricik oğlu Devran.

Hüzün'ün hüzünlü hayatı, üvey babasının kumar borcuna karşılık, Hüzün'ü bara satması ile daha da katmerlenir. Devran,Emir ve Aydın Bey, ortaklıklarını kutlamak için bara gelirler. Aydın Bey ve Emir'in ve alkolün etkisi ile, gözüne bir kadın kestiriyor Devran: Hüzün'ü.

Devran, alkolün tesiri ile, sabah pişman olacağı şeyler yapar. Ve bundan sonra yapacağı tek şey, Hüzün'ü o hayattan çekip çıkarmaktır. Elbette kolay olmayacaktır. Tıpkı aşkları gibi!

Genel hatları ile konu bu şekilde. Ama çok küçük bir bölümün elbette. Kitabın ilk sayfasından, son sayfasına kadar olaylar hiç bitmiyor. Ki bu, kitaba akıcılık ve merak unsuru katıyor. Şahsen kitabı saat 04.00 e kadar elimden düşüremeyerek bitirdim.

Kitabın yan karakterlerinin de güçlü hikayeleri var. Umut-Aysel, Emir-Asi, Devrim- Selin. Benim en ilgimi çeken çift Umut-Aysel :) Umarım kitap olarak görme şansımız olur.

Devran'ı genelde güçlü bir karakter olarak görüyoruz. Sarhoş olduğu gece hariç. Emir, geçmişin hatalarıyla başa çıkmaya çalışan, iyi niyetli bir genç. Asi'nin aşkıyla yorgun düşmüş bir kalp. Umut, seneler sonra yeniden sevgiye kapılarını açmış biri. Hüzün, Asi ve Aysel, hepsi yaralı kadınlar. Bakalım Devran, Emir ve Umut; Hüzün, Asi ve Aysel'in yaralarını sarıp, mutluluğa erişebilecekler mi?

Kitabın akıcılığı, merak unsurunun çokluğu size keyifli bir okuma süreci sunacak. Eminim, kitap bitince sizinde kafanızda hala bir çok soru kalacak, o soruların cevabını Devrim ile Afra'nın hikayesinde bulacağız umarım.

İlknur Birdal, ilk kitabıyla güzel bir hikaye sunmuş bizlere. Kendisini tebrik eder, yazarlık kariyerinde başarılar dilerim :)

Çekilişimize katılmayı unutmayın.


Yazarımızın Wattpad Sayfası: http://www.wattpad.com/user/ilknurBirdal
Facebook Sayfası:  https://www.facebook.com/ilknurbirdalkitaplari?fref=ts




Kitabın Yazarı: İlknur Birdal
Yayınevi: Postiga Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 469



Kitaba puanım, 4/5.






a Rafflecopter giveaway

4 Şubat 2015

RKBT 1. GÜN SATILIK- İLKNUR BİRDAL- ÖN OKUMA VE ÇEKİLİŞ


Postiga Yayınları'nın katkılarıyla yeni turumuzda Satılık kitabını konuk ediyoruz. Bugün, ön okuma ve çekiliş ile karşınızdayım. Yarın yorumum yayında olacak :) Keyifli bir okuma süreci geçirdiğimiz Satılık hakkında fikir sahibi olmak isterseniz, sizler için tadımlık bir bölüm aşağıda. 


a Rafflecopter giveaway

3 Şubat 2015

OKUMA ETKİNLİĞİ: BELALI KORUMAM- CORLEONİS CANAN A. DÜZGAN- KİTAP YORUMU VE ÇEKİLİŞ



Merhabalar :) 6 blogger toplandık ve bir okuma etkinliği düzenledik. Belalı Korumam'ı konuk ettiğimiz etkinlik kapsamında, sizlere de 2 adet hediyemiz var. Postun sonunda yer alan çekilişe katılmayı unutmayın :)




Kitap Tanıtımı:

Güçlü, hırçın, asi Selin…

Herkes onun kendi dünyasında, lüks içinde ve başına buyruk, özgürce yaşamak istediğini sanırken o, babasından daha çok güveneceği birinin özlemini taşıyor içinde.vBüyükbabasının onu korumak adına kişiliğini değiştirme isteği ve bu uğurda yaptıkları, planladığının tam aksine Selinin hayatını değiştiriyor. Korkuların gölgesinde başlayan aşkın dizginlenemez dalgaları arasında kıyıya vuran sadece tutku mudur dersiniz?
Selin ve "koruması" Denizin hikâyesini okurken tutkulu bir aşkın özlemini duyacak olursanız, kitabı yeniden okuyabilirsiniz.

"Aklım karmakarışıktı ama hiçbir şey düşünmek istemiyordum. Kendimi yorgun ve savunmasız hissediyordum. Tüm kötü hislerden kurtuldum ve kendimi ona bıraktım. Öyle yumuşak, kibar ve baştan çıkarıcıydı ki. Beni etkiliyordu. Daha önce hissetmediğim duygulara sürüklüyordu. Başımı yavaşça kaldırdım ve yüzüne baktım. O da yüzüme baktı. Yine göz gözeydik ve de çok yakın. Bu beni kaçıran adam mıydı? Oysa kollarında bambaşka bir diyardaydım."


Kitap Yorumu: 

Keyifli bir kitabın yorumuna hazır olun :)

Kitabımız, 20 yaşındaki Selin Aksöz'ün hikayesi ile başlıyor. Selin, anne-babası küçükken ayrılmış, büyükbabası hayatının merkezi olmuş, zengin, asi bir genç kız.

Büyükbabası, Selin'e yakın koruma tutmak istediğini dile getirince, Selin buna karşı çıkar ve istemez. Selin, çareyi Miami'ye kaçmakta bulur.

Özgür ruhlu Selin, burada gezip tozarken, başına gelen bir olayla hayatı değişecektir. Selin, ultra yakışıklı, egosu tavan Deniz Aslan tarafından kaçırılmıştır.

İki asi ruhun, birbirlerinden uzak durmaya çalıştıkça birbirlerine çekilmelerini okuyoruz bu süreçten sonra.

Bayılarak okudum kesinlikle. İkilinin atışmaları o kadar gerçek ve komikki, kahkaha atmamak imkansız.

Şimdi, Deniz faktörünü göz ardı etmemeliyiz hanımlar. Biz kitabı okurken, Deniz'i paylaşamadık açıkçası :) Selin, Deniz'e acı çektirdikçe Selin'in ümüğünü sıkmamak için tuttum kendimi :D

Kitap o kadar dolu ki, hangi sahneden bahsetsem :) Denize gittikleri ve sonrasının malum kötü olaylar olduğu bölüm. Gerçekten duygu geçişi çok iyiydi.

Kitabın diğer bir bomba karakteri, büyükbaba! O nasıl bir plandı öyle yaa :) Sonu güzeldi neyseki, büyükbaba affettik seni :)

Aradan geçen 38 sene ile Deniz'in performansından bir şey kaybetmemesi ise, kitabın son sayfasını okurken bile güldürdü :)

Açıkçası böyle bir kitap beklemiyordum. Gerek kurgusu, gerek karakterlerin ağzından olayın çok yönlü anlatımı, gerek akıcılığı ile su gibi akıp gitti. Beklentimin kat kat üstünde bir kitap oldu Belalı Korumam. Canan Düzgan'ın çıkacak diğer kitaplarını da takip edeceğim. Aşkın çekimine karşı koyamayan, acı ile sınanmış ama asla vazgeçmemiş iki yüreğin tutku dolu macerasını bence okuyun :) Canan Hanım'a yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum. :)



Kitabın Yazarı: Corleonis Canan A. Düzgan
Yayınevi: Postiga Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 494



Yazarımızın Wattpad sayfası: http://www.wattpad.com/user/corleonis
Facebook Sayfası: Corleonis

Kitaba puanım 4,5/5  




a Rafflecopter giveaway
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...