22 Mart 2015

RKBT 2. GÜN SENDEN BEBEK İSTİYORUM-ASLIHAN AKAGÖZ- DİĞER HİKAYELERİ VE ÇEKİLİŞ



Merhabalar :) Güzel bir kitabın turuyla karşınızdayız. Bugün, sevgili yazarımız Aslıhan Akagöz'ün diğer kitaplarından ve hikayelerinden bahsedeceğim. Çekilişimize katılmayı da unutmayın :)

Öncelikle yayınlanan kitaplar:

Çirkin Güzel-1


Melike Çetinoğlu kilolu bir kadındır ve aynı zamanda kocasına delice aşıktır.Kocası tarafından da büyük bir aşkla sevildiğine inanmaktadır.

Ta ki bir iş adamının verdiği davette, aklının ucundan bile geçmeyecek bir gerçekle yüz yüze gelene dek...

Hayatının koca bir yalandan ibaret olduğunu öğrenmesi sonucu pembe gözlüklerinin arkasından baktığı dünyası bir anda kararmıştır.

Çareyi hem kocasından hem de alışık olduğu ortamdan tümüyle uzaklaşmakta bulur.

Bir yıl sonra tüm planlarını hayata geçirmiş bir şekilde geri döndüğünde ise artık kendine güveni tamdır.

Tek arzusu ise canını yakanın canını yakmaktır.

Çağrı Çetinoğlu ile görülecek son bir hesabı vardır




Çirkin Güzel-2 Aşka Uyanış




"Bir daha kimsenin seni benim üzdüğüm gibi üzmesine izin verme"diyerek Melike'nin hayatından çıkıp gitmiştir Çağrı. Gitmenin hiçbir derde çare olamayacağını bile bile kendine başka bir şehirde yeni bir hayat kurmuştur. O hayatta Melike'nin olmaması ise en büyük eksiğidir... Melike ise henüz ayrılığın acısını atlatamadan sevdiği adamın mektubuyla derinden sarsılmıştır. Yüreği Çağrı'nın peşinden gitmek için can atarken, o mantığını dinleyip aşkından vazgeçmeyi seçmiştir lakin günler ve geceler boyu duyduğu o yoğun özlemi dindirebilmeyi hiçbir şekilde başaramamıştır.Sonra bir gün genç çiftin ortak bir kararla ayırdıkları yolları, kaderin oyunuyla aynı noktada tekrar birleşir... Geçmişin acılarını unutup birlikte yeni bir başlangıç yapmaları mümkün olacak mıdır? Peki ya aşk bir yolunu bulup tekrar iki yürekte o en saf haliyle var olmayı başarabilecek midir?


"Seni ömrümün sonuna kadar beklerim. Bu zamana kadar nasıl beklediysem, bir o kadar daha beklerim. Yeter ki sen bana gelmekten hiç vazgeçme."


Senden Bebek İstiyorum






Senden Bebek İstiyorum Çünkü seni hiç unutmadım.

Bir adam neden baba olmak ister? Mutlu ve sıcacık bir yuvada kendinden bir parçaya hayat verip onu büyütmek için, olabilir mi? Ama Yiğit ve Mert'in baba olmayı kabul etmelerinin sebebi bu değildi. Büyükanneleri Pakize Hanım gülümseyerek, "İlk kim kucağıma bir torun verirse bütün servetim onundur," deyince Mert, sırf Yiğit'e bir konuda daha üstünlük sağlayabilmek adına kabul etmişti bu isteği. Tek niyeti Yiğit'i her konuda alt edebilmekti. Peki, Yiğit buna izin verecek miydi? Mert'in kendisini alt etmesine göz yumacak mıydı? Peki iş anne adaylarını ikna etmeye gelince neler olacak dersiniz? Aslıhan Akagöz'ün çok okunan romanlarından aldığınız tadı sürdürmeye devam edebilirsiniz. Eğlenceli ve bir an bile kesilmeyecek heyecanıyla elinizdeki kitapla yazara hayranlığınızın artacağını garanti ederiz.

"Benim size verebilecek hiçbir şeyim yok," dedi güçsüz bir sesle. "Hayır, yanılıyorsun Sedef." Adını adamın ağzından duymak garipti. Rahatsızlık vericiydi. "Sen şu sıra bana çok lazım olan o en önemli şeyi verebilirsin." "Ben anlayamıyorum. Mert Bey siz benden ne istiyorsunuz?" "Ben senden bir bebek istiyorum."



Bir Yudum Sevgi ("AŞK'ın Yolu Bir" Serisi #1)


ne vakit ıslatsa kaldırımlarını küçük şehrimin yağmur. önce buğulu bir hal gözlerimin ferinde; sonra damla tanecikleri. yoldaş olur gözyaşım yağan yağmurla; bir ürperti sarar bedenimi, sensizlikten payıma düşen yalnızlıktan ötürü. nevakit ağlayıp sızlasa bir yorgun bulut, kıramaz esaretin zincirlerini gönlüm, kaçabilmek korkularımın ötesine geçemez asla. kayıp giden her an kayıptır artık ve yarınlara atılan kördüğüm Annesinin tekrar hayata tutunabilmesi için kendini feda eden bir kadın... Sevgi... Tekerlekli sandalyeye mahkum oğlu ile birlikte hayatta bir başına kalmış genç bir baba.... Fırat... Bu ikilinin aşk hikayesini okumaya ne dersiniz?

Ne Olacak Halim?

''33 yaşına yeni girmiş genç bir kadın. 15 yıl önce arkasında bırakıp, terk ettiği kasabasına ve geçmişine, aldığı kötü bir haber sebebiyle geri dönmeye karar veriyor. Peki ya, 15 yıl önceki gibi bulabilecek miydi, ardında bırakmış olduğu sevdiklerini ve sevdiğini?...’’

Bir Damla Aşk ("AŞK'ın Yolu Bir" Serisi #2)


Karşısındaki adamın gözlerinin içine baktı onu anlamaya çalışarak...Ama bir türlü başaramıyordu bunu..Anlayamıyordu işte onu..

‘’Unut gitsin...’’dedi belkide bininci kez...Demesi kolaydı belki de, kendisi için uygulaması imkansızdı işte. Genç adam’a unut diyordu ama kendisi nasıl unutacaktı bilmiyordu genç kız...İlk aşkını, ilk erkeğini ve hatta...Aklına gelenle gözlerini acı içerisinde yumdu...Herşey çok güzel olabilirdi oysa...Mutlu olabilirlerdi..Eğer sevdiği kadar sevilseydi!

‘’Unutamayacağımı biliyorsun...Benimle evlenmeni istiyorum’’ dedi adam..Ve sesi hiç olmadığı kadar kararlı çıkıyordu bu sefer...

Mavi gözlerini tekrar adamın yakışıklı çehresine dikti. Neden ısrar ediyordu ki sanki bu kadar? Sevmediği ve hiç bir zamanda arkadaşça duygulardan fazlasını beslemeyeceği bir kızla neden evlenmek istiyordu..Sırf o sebep yüzündense, evlenmeden de halledilebilirlerdi o sorunu...

‘’Evlenmeyeceğim...’’ Oturduğu yerden hızla kalkarak, çantasını eline aldı...’’Seninle olmakla büyük bir hata yaptım, evet haklısın...Ama bundan daha da büyük bir hata yaparak, sırf vicdanını rahatlatmak isteyen bir adamla evlenmeyeceğim...Kalbinde bana karşı bir damla aşk bulunmayan bir adamla evlenmeyeceğim...’’ 

Bu son sözlerinden sonra hızlı adımlarla ayrıldı cafe’den genç kız. Daha genç adam’a sırtını döner dönmez, süzülmeye başlamıştı inci taneleri yanaklarından. Elinde değildi...Çok seviyordu..Herşeyden çok..Ama olmazdı...Onun başkasını sevdiğini bilirken, onunla evlenemezdi...


Bir Aşkta İki Cambaz ("AŞK'ın Yolu Bir" Serisi #3)



‘’Burak Bey, Füsun Önal’ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?’’ Nikah memurunun yinelediği sorusuyla, bakışları bu sefer konukların bulunduğu bölüme kaydı. Ve orada kendisine yüzündeki zafer gülümsemesiyle bakan kadını buldu. Nasıl da kendinden emindi genç kız. Burak’ı köşeye sıkıştırmayı başardığı için kendisiyle gurur duyuyor olmalıydı. ‘’Burak Bey, tekrar soruyorum. Füsun Hanım’la evlenmeyi kabul ediyor musunuz?’’ Bakışlarını bu seferde kendisine endişeyle bakan annesi ve babasına çevirdi. Sanırım bu işin sonunda en çok onları hayal kırıklığına uğratmış olacaktı. Aslında şimdi düşününce, bu ne ilk nede sondu. Burak hiçbir zaman anne ve babasının uslu, efendi, örnek çocuğu olmayı başaramamıştı. Sonra bakışları tekrar yanındaki gelini buldu. Artık onun endişesi gözlerinden okunabilecek kadar barizdi. Ona karşı içinde büyük bir suçluluk duygusu hissetmeden edemiyordu. Bu duygunun, onu ilk kez bir başkasıyla aldattığında değil de, şimdi tam nikah masasına oturmuşlarken kendisini hissettirmesi de oldukca ironikti. ‘’Burak?’’diye fısıldayan kadına özür dileyen bir bakış attı. Sonra tekrar bakışlarını konukların arasındaki kadına çevirdi. Gözlerini onun gözlerinden bir saniye olsun ayırmadan, sonunda nikah memurunun o bilindik sorusuna cevap vermeyi başardı. ‘’Hayır, kabul etmiyorum.’’ Ve bu yüzden cehennemde yanacağını biliyordu. ‘Hem de Seval’in cehenneminde’ diye tamamladı düşüncelerini...


Aşk Perisi

Ben küçük meraklı ve her zaman başını derde sokmayı başaran beceriksiz bir aşk perisiyim.Ama bu sefer işler daha önce olmadığı kadar çok sarpa sarmıştı. Bana verilen herhangi basit bir görevde bu kadar çuvallayacağm kimin aklına gelirdi ki? Oysa sözde her şey tere yağından kıl çeker gibi kolay olacaktı. En azından plana sadık kalsaydım öyle olacaktı. Peki ben ne mi yaptım? İnsanların aşk hayatını birbirine kattım.

Aşk Sebebim

"Bir Aşk aynı anda insanın hem en büyük felaketi hem de mutluluk kaynağı olabilir miydi? Zaten o Aşk her şeyin sorumlusu değil miydi?"
Genç bir yazar olan Lal aynı zamanda çok iyi bir gözlemciydi. Etrafındaki olayları yakından inceleyip, romanlarında çeşitli hayat hikayelerine yer vermek ayrıca en sevdiği şeydi.Sonra bir gün eline bir mektup geçti.Rahmetli teyzesi Rana Hanım'ın mektubu...O mektupta kendisinden istenilen şeyin hayatını bir anda değiştirebileceğini nereden bilebilirdi?
Aşk: Kör Kuyu
Aynadaki görüntüsüne baktı derin bir iç çekerek…Evet, çok güzel olmuştu..Ama güzel olan sadece dış görüntüsüydü..Içi...içi ne haldeydi kimsenin bir haberi yoktu işte…Hala göz yaşları akmak için göz pınarlarını zorlarken, nasıl sahte bir gülümseme takınacaktı yüzüne acaba? Bunun olduğuna inanamıyordu…Üzerindeki krem rengi, oldukçça pahalı elbiseyi elleriyle parçalamamak icin kendini zor tutuyordu şimdi.. O anda oda kapısının tıklatıldığını duyarak, arkasına doğru döndü…Işte oradaydı..Çocukluğundan beri tüm hayallerini süsleyen adam, tam karşısındaydı… - ’’Abim sana bakmamı rica etti benden…Aşağıya inmenin zamanı geldi…’’ Işte o an, hayal ettiklerinin ömür boyu hayal olarak kalacağindan bir kez daha emin oldu, çünkü birazdan başka bir adamla nişanlanacaktı...Sevdiği adamın abisiyle nişanlanıyordu…

a Rafflecopter giveaway

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...