21 Nisan 2015

RKBT 4. GÜN KESİŞEN HAYATLAR KAFESİ- DEBORAH SMİTH- YORUM VE ÇEKİLİŞ



İncelemek ve satın almak için: KESİŞEN HAYATLAR KAFESİ


Kitap Tanıtımı:


Aşk yolunda kesişen hayatlar, umut etmeyi de bu yolda öğrenir.

Hollywood'un parlayan yıldızı, modern zamanların Elizabeth Taylor'ı Cathy Deen'in rüya gibi, ışıltılı hayatı paparazzilerle girdiği bir kovalamacanın ardından yaptığı trafik kazasıyla bir kâbusa dönüşür. Thomas ise New York'ta başarılı bir mimarken, 11 Eylül saldırılarında ailesini kaybetmesiyle hayata küser ve Kuzey Carolina'nın dağlık bölgesindeki şirin bir kasabada inzivaya çekilir. Bu iki yabancının birbirleriyle ve kendileri gibi olanlarla kesişen hayatları onları hiç bilmedikleri, mütevazı bir hayata sürükler. Aşkı, güzelliğin önemini yahut önemsizliğini, kaybetmeyi, pişmanlıkları ve hayata tutunmayı sorguladıkları, umutla dolu yepyeni bir dünya Kesişen Hayatlar Kafesi'nde onları beklemektedir şimdi…

"Kesişen Hayatlar Kafesi sımsıcak, eğlenceli, çok yönlü, duygusal, romantik ve derin… Deborah Smith'in en büyük, en iyi ve en iddialı romanı."
-BelleBooks-

"Hiç ummadık bir vefanın ve yaralı iki insanın hayatta kendi yollarını aramasının baş döndürücü hikâyesi…"
-Publishers Weekly-

"Deborah Smith çağdaş, romantik kurgu geleneğinde unutulmayacak, dokunaklı bir hikâye yaratmış."
-Booklist-



17 Nisan 2015

OLUR BÖYLE BOKTAN ŞEYLER- RİCK SPRİNGFİELD- YORUM


Kitabı incelemek ve satın almak için: TIK TIK


Kitap Tanıtımı:

"Hey Tanrım! Bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?"

Hayatınızın en berbat günlerini yaşıyorsunuz. Tam olarak dibe vurmuş durumdasınız. Sonra aniden karşınıza bir telefon numarası çıkıyor. Arıyorsunuz. Telefonun diğer ucunda hiç tanımadığınız bir ses: Tanrı'nın sesi. Muhtemelen bunun bir şaka olduğunu düşünüyorsunuz. Ya da belki de delirdiğinizi. Fakat bu ne bir şaka ne de siz keçileri kaçırdınız. Sahi, o numarayı yeniden aramaya cesaret edebilir miydiniz?

"Konuşmamız gerek Tanrım. Aslında bunu çok daha önce yapmamız gerekirdi ama beni ciddiye almadığının farkındayım. Oradan nasıl göründüğü hakkında en ufak bir fikrim yok ama bilmeni isterim ki buradan bakıldığında işler pek de yolunda gitmiyor. Yani dünyayı diyorum. Farkında mısın bilmiyorum ama boka batmış durumdayız. Hey, sana söylüyorum, beni duyuyor musun? Ah hadi ama… Kontör tam da bitecek zamanı buldu. Hey Tanrım, bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?"

"İnanılmaz yaratıcı… Springfield âdeta şöyle diyor: Emniyet kemerlerinizi bağlayın ve uçuşa hazır olun."
-Kirkus Reviews-

"Büyüleyici, etkili, komik; bu kitap, en ilginç hikâyelerin hiç ama hiç beklenmedik yerlerden gelebileceğinin bir kanıtı."
-Booklist-


Kitap Yorumu: 

Merhabalar, yeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Bugünkü kitabım, Parodi Yayınları logosu ile çıkan, Olur Böyle Boktan Şeyler. Öncelikle ismiyle dikkat çekiyor kitap. Kapak rengi ile de dikkat çekmiyor mu sizce?

Kitabımız Horatio'nun çift zamanlı hikayesi diyebiliriz. 32 yaşında, işini hiç sevmeyen, yeni boşanmış, köpeğine kadar her şeyini karısına kaptırmış biri olan kahramanımız Horatio'nun çaldığı bir kitabın içinden çıkan telefon numarasını, bunaldığı bir zamanda araması ile başlıyor olaylar. Bu aslında bir macera başlangıcı :) Çünkü, karşı taraf Tanrı! Evet, Horatio, Tanrı ile telefonda konuşuyor :D

Karşımızda değişik bir karakter var. Neden mi? Kendisi, Tanrı'nın suratına telefon kapattım diye kendini lanetlenmiş hissediyor :)

Derken kahramanımızın çocukluğuna da iniyoruz. Maceralarını okurken genelde güldüm. Kitap absürd komedi olarak nitelendirilebilir. Farklı bir deneyimdi benim için :) Kitap akıcı aynı zamanda. Bölümler arasında kimi zaman çizimler de yer alıyor. Hoş birer ayrıntı olmuş. Türü sevenler için keyifli bir okuma olacaktır. Keyifli okumalar dilerim :)




Kitabın Yazarı: Rick Springfield
Çevirmen: Özlem Özarpacı
Yayınevi: Parodi Yayınları
Basım Yılı: 2015 
Sayfa Sayısı: 324

Kitaba puanım 4/5.



15 Nisan 2015

RKBT 4.GÜN AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU SÖYLEŞİSİ





Dördüncü günden merhabalar :) Yeni bir yazar tanımış olmaktan dolayı mutluyum. Ayşegül Hanım, tüm inceliği ile söyleşi teklifimizi kabul etti ve sorularımızı çok samimi bir şekilde cevapladı. Kendisine bir kez de buradan teşekkür ederiz :)





1)Ayşegül Hanım, sizi tanıyarak söyleşimize başlamak istiyoruz. Ayşegül Çiçekoğlu kimdir? Nelerden hoşlanır?

45 yaşındayım. İstanbul’da doğdum büyüdüm. Evliyim ve 21 yaşında üniversite öğrencisi bir kızım var. Aynı zamanda profesyonel iş yaşamının içindeyim. Danışmanlık hizmetleri yapan bir şirketim var. En çok hoşlandığım şey kitap okumak, beş dakikalık molalarda bile kitap okuyan biriyim. Seyahat etmeyi seviyorum, yeni yerler yeni  insanlar tanımak her zaman hoşuma gitmiştir.  Eskiden daha çok uğraşlarım varken artık vaktimin sınırlı olması nedeniyle şu anda sadece okuyabiliyorum.

2)Yazma serüveniniz nasıl başladı, ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Bu kadar okuduktan sonra eşim sürekli yazmam gerektiğini söyleyip duruyordu. Çok istememe rağmen sürekli ertelen bir durumdu benim için. Bazı şeylerin zamanı olduğunu düşünüyorum yazmanın da zamanı şimdiymiş. Anlatacak çok şeyim olduğunu düşündüğüm zamanda yazmaya başladım. Yaklaşık iki yıldır yazıyorum.




3)Kitapta aynı isimli iki erkek karakter var. Sizce, bu nasıl karşılanacak? Tesadüfler hayatımızın her noktasında var mı sizce, aynı isimli iki erkeğin karşısına çıkması kader mi yoksa, Elif için?

Evet erkek kahramanların isimleri aynı. Bu birazda çevremdeki bir arkadaşımdan etkilenerek öyle oldu. Onun da her iki eşinin de ismi aynıydı. Tesadüflere inanıyorum. Eşimle tanışmam da tamamen tesadüftü. Elif için kader demek daha doğru.

4)Kitabınızın kahramanlarını sizden dinlemek isteriz bir de...

Genç Toprak 15 yaşında karşılaşıyor Elif’le, ilk tanışmaları arkadaşça, zaman ilerledikçe sevgili oluyorlar ve sonunda evleniyorlar. Her iki gençte birbirlerinden başkası hayatlarına girmeden evlilik aşamasına kadar geliyorlar. Ama erken yaşta yaptıkları evlilik neticesinde Toprak bu durumdan sıkılıyor, sorumluluklar ağır geliyor ve boğulduğunu söyleyerek karısından ayrılıyor. Aslında Toprak’ın boğulduğu Elif değil, karısını hala seviyor ama onu boğan evlilik kurumu. Birde tanıdığı arkadaşları hep bekar, kendini kapana sıkışmış hissediyor. Elif ise kocasını sevmesine rağmen ona hiçbir zorluk çıkarmıyor, bir gün döneceğini ya da aklı başına geleceğini zannederek boşanmayı kabul ediyor. Ve büyük hayal kırıklığı, Toprak’ın dönmeye hiç niyeti yok. Böyle durumda hayatını değiştiren hep kadın oluyor, erkek yaşamına kaldığı yerden devam ediyor. Hayatına giren ikinci Toprak ise hayattan ne istediğini bilen ve şimdiye kadar hiç bir kadına aşık olmamış biri. Elif’in üzüntülü ve masum halleri onu çekiyor ve aşık oluyor. Elif’in şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı biri. Wattpad’de yayınlandığı zamanToprak’ın Fanları oluştu.


5)Vermek istediğiniz bir mesaj var mı kurgularınızda?

Bu kitapta ki mesaj çok açık. Erken yaşlarda yapılan evliliklerin çok da sağlıklı olmayacağını anlatıyor. Erken yaşta yapılıp da çok da mutlu olan evlilikler yok mu var. Ama anlatmak istediğim biraz hayatınızı yaşayın, evlilik ciddi bir kurum ve sorumlulukları çok fazla.

6)Özellikle çok severek takip ettiğiniz yerli-yabancı, amatör-profesyonel bir kaç yazar ismi paylaşır mısınız bizlerle?

Yabancılardan Tess Gerrıtsen ve Kristin Hannah’ın kıtaplarını seviyorum, genelde konusu hoşuma giden bütün kitapları okurum. Yerli olarak Elif Şafak’ın hikayelerini seviyorum ve kitabı çıkan bütün yazarları okumaya çalışıyorum.




7)Yazarken, sizi zorlayacak bir konu var mıdır? Veya, asla yazmam dediğiniz bir konu?

Aslında son yazdığım hikayenin konusu tamamen farklı, içinde aşkta var ama üçüncü, dördüncü sırada birinci sırada aksiyon var. Hiç düşünmedim beni ne zorlar diye.

8)Kitapta, aynı zamanda şarkılar da yer alıyor. Şarkılar, bazen ruh durumumuzu kelimelerden daha net anlatır. Kitaplarınızda şarkı kullanmaya devam edecek misiniz, bu konuda siz neler düşünüyorsunuz?

Aslında şarkı düşündüğüm bir şey değildi. Ama bu hikaye daha önce Wattpad’de yazıldı. Orada okuyucuya görsel bir şeyler de vermek zorundasınız. Kitabın akışında şarkılar kullanıldı. Bundan başka şarkı kullanılan kitabım yok.

9)Ayşegül Çiçekoğlu'nun yeni kitap projeleri var mı peki?

Yazdığım ve bitmiş beş tane daha hikayem var. Hala devam eden de var. Yayınevi isterse neden olmasın.

10)Son dönemlerde profesyonelliğe adım atan pek çok amatör yazarımız bulunmakta malum. Yazmaya yeni başlayanlara ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum. Bu bir süreç ve kolay gerçekleşen bir süreçte değil üstelik.  Bol bol okumalarını tavsiye ediyorum ve özgün olmalarını.

11)Son olarak okuyucularınıza neler söylemek istersiniz?

Umarım beğenerek okurlar. Ve hepsine sizin nezdiniz de teşekkür etmek istiyorum. Yazılma aşamasında hiç yalnız bırakmadıkları ve gönderdikleri mesajlarla hep yanımda olduklarını hissettirdikleri için.


Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz Ayşegül Hanım, kitabınızın bol satışlı, bol imzalı olmasını dileriz. Yazarlık kariyerinizde başarılar dileriz <3

Yazarımızın Facebook sayfası: Ayşegül Çiçekoğlu Facebook
Wattpad Sayfası: Ayşegül Çiçekoğlu Wattpad


14 Nisan 2015

RKBT 3. GÜN BIRAKMA ELLERİMİ- AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU- YORUM VE ÇEKİLİŞ



Merhabalar :) Bu sefer, ilk kitabı geçtiğimiz günlerde çıkan bir yazarı ağırlıyoruz. Bırakma Ellerimi, Olimpos Yayınları logosu ile kitapçılarda yer almaya başladı. 2 kişiye hediye ettiğimiz çekilişimize katılıp, şansınızı deneyin :)





Kitap Tanıtımı:


Birlikte büyüdüğü, ilk aşkı ile evlenerek mutlu sonu yakaladığına inanan genç bir kızdı Elif... Peşinden hiç ayrılmadığı, 'bir gün mutlaka seninle evleneceğim' dediği, biricik aşkı ile evlenerek mutlu olacağına inanan genç bir erkekti Toprak...

Sadece romanlardaki evliliklerin mutlu sonu oluyordu. Oysa daha evliliklerinin üzerinden iki yıl geçmeden Toprak gitmek istiyordu. Elif'i arkasında bıraktığında gerçekten mutlu olabilecek miydi? Bunu bilmiyordu, ama bildiği tek şey artık Elif ile de mutlu değildi. Elif, Toprak'ın gitmesiyle birlikte ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde ilk aşkını unutmaya çalışacaktı. Bu sefer bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak mıydı? Yoksa ilki gibi o da bir yanılsama mıydı? Hayatına giren ikinci Toprak, birincinin acılarını silebilecek miydi?


Kitap Yorumu:

10 senelik bir birliktelik. 2 senesi evli geçirilmiş. Kadının yaşı 23, erkeğin 25. İkisi de mimar. Adam bir gün kadına, evli kalmak istemiyorum, boğuluyorum diyor ve tüm mazi siliniyor. 10 seneyi çöpe atıyor adam. Boşanma, kadının yaş gününde gerçekleşiyor hem de.

Geride kalan kadın, kendini toparlamaya çalışıyor. Her kadının kötü zamanlarında yaptığı gibi soluğu kuaförde alıyor. Şehir değiştiriyor, iş değiştiriyor.

Erkek ise, önce gününü gün ediyor. Sonra özlüyor. İşte,Toprak-1 ve Elif'in hikayesi. 

Hayatına yeni bir yön vermek için, Ankara'dan İstanbul'a taşınan Elif için, boşanmış genç bir kadın olmak hiç kolay değildir. Hayatını düzene sokmaya çalışan Elif, hayatına giren yeni Toprak ile mutluluğu bulabilecek midir? Peki pişman olan eski Toprak neler yapacak? 

Kitapta en çok güldüğüm kısımlardan bir alıntı:

"Yarın Masal Hanım'la konuşurken sizde gelebilir misiniz?"
"Olur."
"Hangi bölümde çalışıyorsunuz?"
"İnşaat."
"İsminizi öğrenebilir miyim?"
"Tabii, Toprak Ünlüer..."


Evet, Elifimiz resmen aylardır personeli olarak çalıştığı patronunu tanımadı :D :D Ya da hayatına giren Toprak-2 etkisi diyelim ona biz :)

Kitabın başlarında biraz umutsuzdum. Ama sonradan kitap açıldı. Akıcı ve sarmalayan bir anlatımı var. Sadece Elif'in ağzından okumuyoruz kitabı. Toprak-1, Toprak-2 den de kesitler görüyoruz. Bu bence anlatıma zenginlik katmış. Kapak, zaten sevdiğim bir renk olan pembe :) Son olarak redaksiyon yada editasyon adına ne demek isterseniz, malesef kötüydü. Biraz daha özenilmesini diliyorum. 

Bir kadının yeniden doğuşunu, ikinci şansları, ve elbette aşkı okumayı seviyorsanız, tavsiye ederim. Keyifli okumalar. :)

Kitabın Yazarı: Ayşegül Çiçekoğlu
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 440


Kitaba puanım 4/5.












a Rafflecopter giveaway

10 Nisan 2015

KÖLE- IŞIL PARLAKYILDIZ- YORUM


Kitabı incelemek ve satın almak için: TIK TIK



Kitap Tanıtımı:

Kudretli bir prensin bir köleye duyduğu tutku... Bir kölenin efendisine olan aşkı...

Veliaht Prens Edward, yatağını nice kadınlar süslerken, aradığı tutkuyu kölesinin gözlerinde bulduğunda âşık olabileceğini hiç düşünmemişti. Aslında Prens Edward'ın aklını kurcalayan sorunun yanıtı gayet basitti: İkisi de sadece bedenlerinde özgürdüler. Ne Edward bir prensti ne de Jaymie bir köle... Dudakları, gözleri, elleri özgürce konuşuyordu. Sevişmeleri, birbirlerine haykıramadıkları, söylemek isteyip susmak zorunda kaldıkları cümlelerdi.

Her istediğini elde etmiş bencil bir prens, bir kölenin aşkıyla baş edebilecek mi? Aşkları için geleneklere karşı savaşırken engelleri aşabilecekler mi? Kaybedişi, intikamı ve pişmanlığı yaşarken sevgileri yeniden doğru yolu bulabilecek mi? Şehvetin, masumiyetin ve acının derinlerinde; aşkın her hâlini anlatan bir hikâye... 



Kitap Yorumu:


Merhabalar :) Işıl Hanım'dan okuduğum üçüncü kitap oldu Köle. Duygu ve Alim ile başladığım serüven, Köle ile devam etti.

Duygu yorumu için: Işıl Parlakyıldız- DUYGU

Ali'm yorumu için: Işıl Parlakyıldız- ALİ'M


Kitabı bir aşk romanı olarak kategorilendirmek hata olur. Çünkü distopik öğelere sahip. Şöyle ki, kitabımız 24. yüzyılda geçiyor. Bozulan dünya düzeni neticesinde, dünya krallıklara bölünüyor ve tek bir yöneteni var. Kölelik sisteminin canlandığını da görüyoruz.

Esas kızımız Jaymie ile kız kardeşi, esas oğlumuz Prens Edward'ın sarayında köle.

Derken bir gün, Kraliçe, Jaymie'nin kız kardeşinin, Prens Edward ile bir gece geçirmesi için plan yapar. Aslında amaç, Edward'ın veliahtlık yolundan çekilmesi. Kurduğu plan, işlemez kraliçenin. Çünkü Jaymie, 13 yaşındaki kız kardeşinin böyle bir şeye alet olmasını istemez ve o gece Edward'a kendisi gider.

Fakat sorun şu ki, Edward, kızı hatırlamıyor daha sonra. Edward, Jaymie'nin o geceki kız olduğunu anlayınca neler olacak dersiniz?


Kitabın öncelikle farklı bir durumu var bence. Bir yanda çağın gereği yenilikler, diğer yanda krallık,saray :) Yani farklı bir süreç oldu benim için :)

Karakterlere bakarsak, Edward'ın da Jaymie'nin de gıccccık edici yanları var. Jaymie, biraz safça bir kız. Edward ise, ne desem boş şu an :) Bazen parçalamak isteyebilirsiniz kendisini :)

Işıl Parlakyıldız, sevdiğim bir yazar. Duygu ve Ali'm kitaplarını zaten çok sevmiştim. Köle'ye başlarken biraz tereddüdüm vardı bu distopik durumlardan ötürü. Ama Işıl Hanım'ın gerek kalemi, gerek karakterleri, gerek yarattığı dünya tereddütlerimi yıktı diyebilirim.

Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın, yazarın diğer kitaplarını da okuduysanız bitince neden bitti, bir bu kadar daha olsa okurum tepkileri verebilirsiniz :)

Kapak ve ayraç yine bayıldığım detaylar oldu. Kelebek, çok sevdiğim bir figürdür, kapakta görmek çok tatlı oldu :) Işıl Hanım'ın yeni kitaplarını dört gözle bekliyorum, ve okumak isteyen herkese tavsiye ediyorum, keyifli okumalar. :)


Kitabın Yazarı: Işıl Parlakyıldız
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı: 744
Basım Yılı: 2015

Kitaba puanım 4.5 /5.





7 Nisan 2015

DENİZ KIZLARI İLE OKUMA ETKİNLİKLERİ- BİR DENİZ KIZI HİKAYESİ- CORLEONİS CANAN A. DÜZGAN- YORUM



Merhabalar :) Okuma etkinliğimiz dahilinde bugün yorum sırası bende :) Benim için farklı bir okuma oldu, dilerim okuyanlar da keyif alırlar. Çekilişimize katılmayı unutmayın :)



Satın almak için: TIK TIK


Kitap Tanıtımı:

Okyanus… Onu gördüğümde, dile getiremediğim ve aklımdan geçen tek şey buydu. Okyanus gibiydi gözleri. Okyanus bile bu kadar derin değildi belki... Çaresiz, yalvaran bakışlarıyla bana bakıyordu. Ve gözlerindeki yakarış, dudaklarında süzüldü. "Yardım et..." Sessiz...Güçsüz...Ürkek...

Öyle olağanüstüydü ki aşkları... Öyle masum... İki yakın arkadaşıyla Karayipler'e tatile giden Walt'un aklında sadece üç şey vardı; kızlar, okyanus, eğlence. Peki, Karayipler'in en güzel koylarının birindeki mağarada, çaresiz, okyanus gözlü bir kızla karşılaşınca, hayatının değişeceğini tahmin edebilir miydi? İki aşık kalp...Walt ve Elka...

Ölüme, imkansızlığa karşı ne kadar direnebilirdi? "Yemin ederim sana her şeyi düzgün öğreteceğim. Korkunca öpülmüyor biliyor musun? O, sadece seni öpebilmek için uydurmuş olduğum bir yalandı. Pizzamı da paylaşabiliriz söz veriyorum. Yine dönmedolaba bineriz ve bu kez, korkmaman için sımsıkı sarılırım sana. Seninle uyumak için uydurduğum bahaneler olmadan beraber uyuruz...Hı?"


Kitap Yorumu:

Belalı  Korumam ile başlayan Corleonis Canan A. Düzgan serüveni Bir Deniz Kızı Hikâyesi'yle devam ediyor...


Belalı Korumam yorumum için: BELALI KORUMAM

Öncelikle belirteyim benim başlayıp bitirdiğim nadir fantastik kitaplardan biri oldu bu kitap. Takip edenler varsa, pek fantastik kitap okumadığımı bilir. Ve türe önyargımı yıkmak için daha iyi bir seçim olamazdı. Hem de bir Türk yazardan...


Bir mağarada, yarı baygın halde bulduğunuz, güzeller güzeli bir kıza yardım eder miydiniz?Üstelik ölesiye balık koksa da... Walter etti. :) Karayipler'e içip, eğlenmek, tatil yapmak ve dağıtmak için gitse de Elka'yı bulduğu andan itibaren, tatili bambaşka bir şeye dönüştü.
Ve bir daha da eskisi gibi olmadı...

Başlangıçta karşısındaki kızın akıl sağlığından şüphe ediyor olsa da, buna rağmen ona karşı hissettiklerine engel olamadı. Bunları inkar etmesine de tabi. Bir şeyler ortaya çıkıp, gerçekleri hazmetmesine kalmadan da hayatının ikinci şokunu yaşadı. Bu şok ne mi? Okuyup görün bakalım :)

Ben sizlere Steve ve Alexa'dan bahsedeyim birazcık.Bu yazarlar kitapların yan karakterlerini bilhassa mı bu kadar sevdiriyorlar anlamadım. Bir işte bir tuhaflık yok mu sizce de? Yani bizim ana karakterleri yan karakterlerden daha fazla sevmemiz gerekmiyor mu? -Ben normalde yan karakter severim bilirsiniz :) -

Ama bu kitapta Steve ve Alexa'nın önlenemez bir parlayışları var! Fazlasıyla eğlenceli, muzip, sıradışı bir çiftler. Elka'nın saf duruluğunun yanında Alexa'nın sivri dilli, fevri çıkışları kitabı mükemmel dengelemiş.

Yazarın ilk kitaptan tanıdık gelen eğlenceli ve mizah kokan konuşmaları bu kitapta da imzası gibi olmuş. Diyeceğim şu ki, bu kadın ne yazarsa okurum arkadaş. Seviyorum kalemini. Aynı zamanda, redaktesi de iyiydi kitabın. Kapağına ne desem bilemiyorum, taslak halinde gördüğümden beri ciddi anlamda bayılıyorum kapağa :)

733 sayfa kitap öyle bir hızla akıyor ki son sayfayı nasıl kapattığınızı anlamıyorsunuz. Yeni kitaplarını bekliyorum Corleonis Canan <3   

Kitabın Yazarı: Corleonis Canan A. Düzgan 
Yayınevi: Postiga Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 733
  Kitaba puanım 5/5.





a Rafflecopter giveaway

4 Nisan 2015

DENİZ KIZLARI İLE OKUMA ETKİNLİKLERİ- BİR DENİZ KIZI HİKAYESİ- CORLEONİS CANAN A. DÜZGAN- ÖN OKUMA VE ÇEKİLİŞ


Merhabalar :) Okuma Etkinliği yaptığımızı belki görmüşsünüzdür önceden. Belalı Korumam ve Gençlik Hatırası kitaplarına yapmıştık. Baktık, grup kafa dengi, etkinlikler devam ediyor. Bari bir isim ve sayfamız olsun dedik :)

Bu seferki konuğumuz, Belalı Korumam'ın yazarı Sevgili Canan A. Düzgan'ın yeni çıkan kitabı, Bir Deniz Kızı Hikayesi. :)

Kitabımızı incelemek ve satın almak için : TIK TIK

Kitabımızdan tadımlık bir parça için :



Çekilişe katılmak için:




a Rafflecopter giveaway


2 Nisan 2015

KÖTÜ PRENSESLER- LİNDA RODRİGUEZ MC ROBBİE- YORUM



Kitabı incelemek ve satın almak için:  TIK TIK


Kitap Tanıtımı:

"Her kız hayatının bir döneminde kendini prenses zanneder."
-Lindy, Alex Finn'in Beastly adlı romanından-

Her küçük kız mı? Pek sayılmaz. Onların hikâyelerini bildiğinizi mi sanıyorsunuz? Grimm Kardeşleri okudunuz, Disney çizgi filmlerini izlediniz ve o erdemli prenseslerin sonsuza dek mutlu yaşamlarını seyrettiniz… Peki ama gerçek hayattaki prenseslerin yaşamları da böyle miydi? Elbette birçoğu zarif ve yüce gönüllü liderlerdi ama birçoğu da güç uğruna acımasızdı, ve hepsinin asil yaşamlarında saklamak istedikleri sırları vardı: cariyelikten sultanlığa yükselen, Hürrem Sultan; Nazi ajanı olan prenses, Stephanie von Hohenlohe; tacizci prenses, Catherine Radziwill; erkek gibi giyinen prenses, Christina; et maskesi takan prenses, Avusturyalı Elizabeth ve sırtında bağlı oğluyla isyana önderlik eden, Lakshmibai… Kötü Prensesler, tüm bu kadınların ve daha birçoğunun beklenmedik hikâyelerini gözler önüne seriyor.



Kitap Yorumu:

Merhabalar :) Yabancı Yayınları'ndan çıkan Kötü Prensesler yorumu ile karşınızdayım. Geçtiğimiz günlerde, başka bir kitapla eş zamanlı olarak okudum Kötü Prensesler'i. Öncelikle kitabımız bir roman değil, bunu belirteyim. Kitap, her biri 5-10 sayfadan oluşan biyografilerden oluşuyor. Kitapta işlenenler ise, farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, zamanının önemli kadınları.

Kitabın 7 bölümü var. Bu bölümler; Savaşçılar, Gaspçılar, Entrikacılar, Hayatta Kalanlar, Particiler, Hafifmeşrepler, Deliler. İşte biyografiler, bu 7 ana başlık altında işleniyor. İçlerinde Hürrem Sultan da var, hiç ismini duymadığım başka kadınlar da var. Ama büyük çoğunun ortak noktası var. Elbette, taht hırsı. Özgürlük mücadelesi. İktidar hırsı. Ve entrikalar, entrikalar.

Pek çoğumuz, okuyarak, dinleyerek veya izleyerek bugüne kadar, Hürrem, Kösem, Safiye,
Marie Antoinette, Anne-Mary Boleyn vb. hakkında bilgiler edindik. Kötü Prensesler ise, daha derine inerek, çok fazla bilinmeyen kadınlardan bahsetmiş.

Biyografileri okurken, kimi zaman kanınız donacak, mesela, çıkarı için kundaktaki bebeğini boğan prensesi okuduğunuzda. Ya da, Olga'nın intikamını ve Azize oluşunu okurken, intikam planları ve kıvrak zekası, sahneler halinde gözünüzün önünde canlanacak.

Ara ara, çeşitli açıklamaları da paylaşmış yazar kitabında. Örneğin, kraliyet ensestine değinmiş. Yine aynı şekilde, Meşhur Son Sözler'e yer vermiş.

Biyografi ve tarih anlamında güzel bir kitap okudum böylece. Kötü Prensesler, entrikalı hayatların hazin sonlarını sunuyor size.  Ve Sonsuza Dek Mutlu Yaşamadılar'ı anlatıyor. Akıcı bir dille anlatılmış, sıkmıyor insanı. Çeviri ile ilgili bir sorunum olmadı. Kitabın kapağı, konuyla örtüşen bir kapak bence. Tarih, biyografi, entrika, taht kavgası severler için tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)


Kitabın Yazarı: Linda Rodriguez Mc Robbie
Çevirmen: Ceyda Yüksel
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 392
Basım Yılı: 2015


Kitaba puanım 5/5.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...