21 Ağustos 2015

Her Güne Bir Öpücük- Rachel Gibson- Yurt Dışı Okur Yorumları ve Yurt Dışı Kapakları




5 YILDIZ



Rachel Gibson okumak, eğlence garantili. Onun karakterleri, eğlenceli, seksi ve kendini sevdiriyor. Yeni kitap için sabırsızlanıyorum! İyi eğlenceler.

4 YILDIZ




Rachel Gibson'dan başka bir eğlenceli kitap. Onun kitapları her zaman çok eğlenceli . Ancak birçok insan gibi, ben de çok kısa buldum. Bu biraz hayal kırıklığı yarattı.

3 YILDIZ



Rachel Gibson kitaplarından birkaçını okudum ve bu kitap benim tüm zamanlar favorim değil. Bu kitapta karakterleri kopuk hissettim . Bu sadece benim kişisel zevkimin bir yansımasıdır. Hala kitapları okunmaya değer ve ben hala onun kitaplarını okumaya devam edeceğim!


2 YILDIZ




Ben genellikle Rachel Gibson'ı seviyorum ve ben bunun bir roman olduğunu biliyorum ama çok hızlı aktığını hissettim.İçinde bir sihir eksikti .

1 YILDIZ




Hayal kırıklığına uğrattı. Bayan Gibson benim en sevdiğim yazarlardan biridir, ama bu kitap bana kısa yol gibi göründü. İlişkilerin hiçbirinin ana karakterler de dahil olmak üzere çok detaylı olarak ele alınmadığını hissettim.











20 Ağustos 2015

Kitap Tanıtımları #8

Merhabalar :) Yepyeni kitaplar, yepyeni yayınevleri geliyor okurlar. Hadi bakalım bir kaç tanesine beraber bakalım :)




Kadın olmanın rengi hep başkadır. Sevince pembe, âşık olunca kırmızı, fincanda kahverengi, alışveriş poşetlerinde gök kuşağı gibi rengârenktir kadın… 

En yakın dostu Eros’un da okunu nereden fırlatacağı hiç belli olmaz… Tıpkı otuz iki yaşına gelmiş ve bu yaşına gelirken boş oturmayıp ikinci kocasını da nihayet kaçırmış; vurdumduymazlığı, hiperaktivitesi ile arkadaşlarına illallah dedirtmeyi başarmış Didem'in kalbine saplanan ok gibi! 

Önce ‘Neyse hâlim çıksın falım,’ deyip kapattığı fincanda görüldü yakışıklısı, sonra da kaza yaptığı arabada. Dedik ya ilk ok, tabir yerindeyse dünya umurunda olmayan, sadece kendi keyfi için nefes alan, evinin etrafındaki tüm restoran kuryelerinin yakinen tanıdığı Bağdat Caddesi kokoşu Didem'e... 

İkincisi ise İstanbul Emniyeti’nin gözbebeği, deli lakaplı, tuttuğunu koparan, tutarlı, disiplinli baş komiser Bora'ya isabet ediyor... 

Didem’in en yakın arkadaşı olma talihsizliğini yaşayan Yasemin'in evliliği ve bebek heyecanı ile renklenen hayatı...



 "O dediğin ne demekti?" 

"Şurimşine mi?" 

"Evet, o." 

"Lazca; canımın içi, sevgilim demek." 

Sina, yalnızlığının kabuğunda, adını aldığı çöl gibi ıssız bir genç kızdır. Bir partide tanıştığı Deniz ise, dalgalar kadar hırçın bir delikanlı. 

Adını bile bilmeden birlikte olduğu Deniz'in, yeni matematik öğretmeni olduğunu öğrenmesiyle Sina'nın hayatı tamamen değişir. 

Her şeye rağmen Sina'dan vazgeçmeyen Deniz, farkında olmadan ona zarar vermektedir. Sina, yeni tanıştığı sahiplenilme duygusuyla Deniz'e sığınırken, aşkları engelleri aşmalarına yardım edebilecek miydi? 

Sina ve Deniz'in yasak aşkı tüm engellere rağmen sürebilir miydi? 

"Neden hiçbir şey olmamış gibi davranmadın? Öğretmenimsin, her şeyi yok saysan daha kolay olurdu." 

"Yapamam. Olmuşla ölmüşe çare olmazmış."




Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin. Çok insan tanıdım, çok yönetici gördüm, çok patron tanıdım…
Binlerce kişiye eğitim verdim, yüzlerce patrona hizmet sattım, birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki yüz personel çalıştırdım. Evet, insanlar çok iyi yaratıklar! Bunu gördüm. Ancak gördüğüm başka bir şey daha var ki o da insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları.

Etrafıma bir baktım ki sadece işletmeler değil ilişkiler de çok amatörce yönetiliyor. Sonra boşanma oranları, küslükler, tartışmalar ve çözümsüzlükler; yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını fark ettim.

Sadece bir işletme değil; eşin, ailen veya sevgilinle aranda var olan tüm ilişkiler de yönetilmek zorundadır. Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir.

Bu kitap aracılığıyla hayatın birçok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım. Aslında her şeyden önemlisi, bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım.
MERHABA  PATRON 



Yorgun bir ülkenin yorgun ama yürekli insanlarıydı onlar. Toros Dağları eteğinde, gelecek günler ve konuklardan habersiz bir hayat sürüyorlardı. Ansızın köylerine gelen bir yabancının neyin habercisi olduğunun farkında değillerdi.
Bu yabancı misafiri aralarına kabullenmeleri uzun sürmediğinde ise kendi kaderlerini kendileri belirlemişlerdi.

 Topraklarından uzaklarda yaşamak zorundaydı Yüzbaşı Vorontsov. Askeri üniformasını ne zaman giydiğini hatırlayamayacağı kadar uzun bir süre geçirmişti yurdundan uzakta.

Bir an önce ülkesine ve hak ettiği zafere ulaşmak istiyordu ve bunun için atması gereken son bir adımı kalmıştı.

Toroslar'ın eteklerinden Erzurum'a, Batum'dan Sibirya'ya kadar uzanan bir tarihi kurgu romanı Kafkas İmam. Savaşın sadece cephede kazanılmayacağının da bir örneği.






Kim demiş boyamanın yaşı olur diye... Biraz kafa dinlemek ve sıkıntılarınızdan uzaklaşmak istediğinizde, renklerin dünyasına yolculuk etmek iyi gelir. Hayallerinizin bahçesine adım atmaya karar verdiğinizde, ihtiyacınız olan yol arkadaşınız sadece boya kalemleriniz. Kitabınızı elinize alın ve boya kalemlerinizin ucundan akan renklerin, gününüzü renklendirmesine izin verin.


19 Ağustos 2015

Her Güne Bir Öpücük- Rachel Gibson- Yorum ve Çekiliş



Kitap Tanıtımı:

Miami'de barmaid olarak çalışan Stella Leon'un hayatı, Beau Junger ile karşılaşınca altüst olur. İşini ve evini terk etmek zorunda kalması sorunun sadece küçük bir parçasıdır. Hayatı bir mafya üyesi tarafından tehdit edilmektedir ve onu koruyacak tek kişi Beau'dur.

Beau Junger sadece işini yapıyor ve Stella ile kısa bir görüşme planlıyordur ancak verdiği yanlış karar ona pahalıya patlayacaktır. Yalnızlığı seven, özellikle kadınlardan uzak duran Beau, artık Stella'yı canı pahasına korumalıdır. Hem de her gün…

İçinde bulundukları tehlikeli durum bile aralarında oluşan çekime engel olamaz. Bir süre sonra Beau'nun Stella'yı korumak zorunda kaldığı tek kişi peşindeki mafya üyesi olmaz. Artık onu kendisinden de korumak zorundadır. Hem de her gün…



Kitap Yorumu:

Yepyeni bir tur kitabı ile merhaba :) Dört takipçimize hediye edeceğimiz kitabımızın çekilişine katılmak için, Rkbt facebook sayfamızdan şansınızı deneyebilirsiniz.

Rachel Gibson, sevdiğim bir yazar. Yine eğlenceli, güzel bir roman ile keyifli bir gün geçirdim sayesinde.

Estella Immaculata Leon-Hollowell, kısaca Stella Leon, 28 yaşında bir barmaid. Beau Junger ise bir deniz piyadesi. İkiz erkek kardeşi Blake de denizci. Ve Beau ile Blake'in ortak arkadaşları Vince, kız arkadaşı Sadie için Beau'dan bir iyilik ister. Sadie, Stella'nın ablasıdır, ve Stella'ya bu durumu bildirmek Beau'nun görevidir. Beau, Stella'yı bulacak, durumu bildirecek ve ablasının adresini verip görevini tamamlayacaktır.

Ama işler hesaplandığı gibi gitmez. Stella -yanlışlıkla- gangsterlerce kovalanan bir kız haline gelir :D Anlayacağınız olay içinde olay var :D

Sıcaktan erimek üzere olduğumuz şu günlerde, ferahlatıcı bir etkisi olan Rachel Gibson okumak çok güzel oldu. Kendisinin diğer kitaplarını okudunuz mu bilmiyorum, romantik komedi dalında kendisi iyi bir yazar.

Gelelim kitaba. Beau ile Stella'nın tanışması, yaşadıkları aksiyonlar kitaba yeterince akıcılık katmış. Blake- Beau arasındaki Batman- Superman çekişmeleri insanı gülümsetiyor. Blake'in hikayesini de merak ettim böylece. Sadie, güzel bir abla oldu Stella'ya. Stella'nın ürkekliğini yenmesini sağladı :)

Beau başlarda bir parça sert bir karakter olsa da, elbette aşk insana her şeyi yaptırıyor :) Kitabın son 5-10 sayfasında Stella kadar beni de kızdırmış olsa da, ben bu çifti ve kitabı çok sevdim.

Kitap akıcı ve okurken zaten merak edeceğiniz için, bir çırpıda okuyacağınıza eminim. Bir iki yerde yabancı cümle ve kelimeler vardı, deyim ve ünlem gibi. Keşke bunlar da çevrilseydi.

Kitabın sonuna gelirsek,  biraz daha okumak isterdim bu çifti :) Umarım diğer ikiz Blake'in kitabında çiftimiz yer alır. Keyifli okumalar dilerim :)


Kitabın Yazarı: Rachel Gibson
Çevirmen: Gökçe Müderrisoğlu Aktaş
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2015


Kitaba puanım 4/5


14 Ağustos 2015

DKOE- BENİ SEV DİYE-ASUDE KİTAP TANITIMI, ALINTILAR, ÇEKİLİŞ



Yepyeni bir okuma etkinliği ile karşınızdayız. Asude'nin basılan 5. romanı Beni Sev Diye, geçtiğimiz günlerde raflarda okuyucularının huzuruna çıktı. Etkinlik kapsamında, 2 adet hediye ettiğimiz kitabımızı kazanmak isterseniz, Deniz Kızları İle Okuma Etkinlikleri facebook sayfamızdan ve bloglarımızdan şansınızı deneyebilirsiniz.



Kitap Tanıtımı:

Aşk mı? Nefret mi? Gurur mu? Kabulleniş mi?

Ateş gibi kızıl saçlarıyla bambaşka bir güzelliği olan Kristy, buzdan bir iklimin hüküm sürdüğü topraklarda yapayalnız, yoksul bir hayat yaşamaktadır. Onu gören her erkeğin dikkatini çeken büyülü güzelliğine rağmen, kalbini kimseye açmayacağına dair kendine bir söz vermiştir. Çünkü kalbinin derinliklerinde, yedi yıl önce evlendiği ancak yüzüne bile bakmadan onu kovan o zalim adamın izlerini taşımaktadır.

Simsiyah saçları, geceden karanlık gözleri, dünyayı yüklenecek kadar güçlü görünen bedeniyle Bradley, her kadının romantik hayallerini süsleyen görkemli bir soyludur. Onda eksik olan tek şey, bir kalptir. Genç adam unutmayı seçtiği geçmişinden uzak, duygusuz bir hayat yaşarken, kızıl saçlı asi bir kadınla karşılaşır. Bu gizemli kadının gerçek kimliğini öğrendiğinde dünyası sarsılacaktır.

Geçmiş yaraların sızısını hâlâ duyan genç kadın, geleceğini de yaralamaya ant içmiş Bradley ile yeniden karşılaştığında, yedi yıl önceki gibi itaatkâr olmayacaktır.

Ve genç adam asla kabullenemeyeceği gerçeklerle yüzleşirken, Kristy'nin asi ruhunun arkasındaki masumiyetle, sadece kalbinin değil, derin bir aşkın da farkına varacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)


Kitabın Yazarı: Asude
Sayfa Sayısı: 592
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Ephesus Yayınları


Gelelim kitabımızdan seçtiğimiz alıntılarımıza, beğenmeniz dileği ile, keyifli okumalar :)









a Rafflecopter giveaway

13 Ağustos 2015

Tatlı Hesaplaşma- Wendy Hıggıns-Kitap Tanıtımı







İNANCINA SARIL


Vakit gelmiştir. Savaş artık kapıdadır. Kalbi duru bir Nefilin yeryüzünü iblislerden temizleyeceğine

dair kehanetten haberdar olan Dükler, Anna’nın peşine düşmüştür. Anna, hem kendi soyunun

hem de tüm insanlığın kaderini belirleyecek olan hesaplaşma gününe kadar saflığını muhafaza

etmek zorundadır. İblisleri cehenneme geri gönderecek olan Erdem Kılıcı’nı kullanabilmesi buna

bağlıdır. Ama peşindeki iblisler ve yanı başındaki Kaidan Rowe ile işi hiç de kolay değildir. Anna

ne pahasına olursa olsun, saflığını ve inancını koruyarak hayatta kalmalı ve iblislerle kozlarını

paylaşacakları bu görkemli savaşa öncülük etmelidir.


Eser Adı : TATLI HESAPLAŞMA
Yazar : Wendy Higgins 
Yayınevi : GO! 
Çeviren : Bige Turan
Editör : Nurten Hatırnaz 
Sayfa Sayısı : 440 
Baskı Tarihi : Ağustos 2015 

4 Ağustos 2015

RKBT 5. GÜN TATLI YALAN- YURT DIŞI YORUMLARI



Turumuzun 5. gününde, sıra geldi yurtdışında kitabımızı okuyan kişilerin paylaştığı yorumlara. Genel olarak sevilen kitabımız hakkında bakalım neler denmiş?

5 PUAN



Bu kitabı Tatlı Sır'a tercih ederim. Liis çok güçlü bir kadın karakter, onu sevdim, serideki favori kadın karakterim! Thomas ise çok sevimli. 
Bir sonraki kitap Taylor'ın hikayesi (Beautiful Sacrifice), fakat Tyler'ın hikayesinin daha ilginç olacağını düşünüyorum.


4 PUAN 



Liis'in gücünü sevdim, bu tamamen gitmesine izin vermemesiyle alakalı olabilir. Thomas, benim Maddox'um <3 Onun acılarını ve duygusal iniş çıkışlarını okumak zor oldu ve ben ona hep sarılmak istedim. Serinin bir sonraki kitabını dört gözle bekliyorum!

3 PUAN




Öncelikle izin verin, Jamie McGuire'i sevdiğimi söyleyeyim. Ama bu kitap, sadece "Tamam"dı. Ben Maddox Kardeşleri seviyorum ama hikayede çok şey yoktu! Daha fazla ayrıntı gerekli. Belki ikili bakış açısı yapmış olsaydı, bilemiyorum. 


2 PUAN



Bir zevk vermedi. Karakterler, gelişmiş değildi. Onlar, gelişigüzeldiler. Zayıftı. İki karakter arasındaki ilişkide bazı potansiyeller vardı ama yazar bazı noktalarda işkence yapmak ister gibiydi. Bitiş ani ve doğal akış yoktu.


1 PUAN



Bana biraz basmakalıp geldi. Hayal kırıklığına uğradım. Tatlı Bela'yı çok sevmiştim ama bu kitap, biraz aşağıda kaldı.




3 Ağustos 2015

RKBT 4.GÜN TATLI YALAN- KİTAP YORUMU



Yabancı Yayınları katkılarıyla düzenlediğimiz Tatlı Yalan turumuzdan merhabalar :)  Bugün yorum sırası bende :)




Kitap Tanıtımı:

Tatlı Bela ve Ayaklı Bela kitaplarının #1 New York Times Çoksatan Yazarından. Bir Maddox erkeği severse, bu sonsuza kadardır. Ama ya ilk aşkı siz değilseniz?

Kendini beğenmiş, katı ve acımasız Thomas Maddox, istihbarat bürosunun sahip olduğu en iyi ajandı. Ne kadar hayat kurtarmış olursa olsun, bir tanesi için eli kolu bağlıydı: Küçük kardeşi Travis hapis cezasıyla karşı karşıyaydı. Travis'in tek kurtuluş şansı mafyayla olan sıra dışı bağıydı. Thomas, kardeşi Travis'i kurtarabilmek için FBI ile bir anlaşma yapmıştı.

Liis Lindy işiyle evli, inatçı ve cüretkâr bir FBI ajanıydı ve her nasıl oluyorsa Thomas'ı yumuşatabilen tek kişiydi. Bu da onu Thomas'a eşlik edecek ideal kişi haline getiriyordu. Bir çift gibi görünerek Travis ve Abby'nin bir plajda yapılacak yemin tazeleme törenine katılacak ve Travis'e artık FBI için çalışması gerektiği haberini vereceklerdi. Fakat görevleri sona erip de artık rol yapmalarına gerek kalmadığında ne olacaktı?

Maddox Kardeşler serisinin bu ikinci kitabında, gizemli Thomas Maddox'un dünyasını tanıyacak ve bu anlaşılması güç adamın ilk aşkı olmasa bile son aşkı olmanın ne kadar güzel olabileceğini göreceğiz.


Kitap Yorumu:

Maddox Kardeşler serisinin ikinci kitabı olan Tatlı Yalan, geçtiğimiz hafta raflardaki yerini aldı. İlk kitapta Trent karakterini okumuştuk, şimdi sıra Thomas karakterinde.


İlk kitabı yani Tatlı Sır kitabını okumayanlar için belki bir parça SPOİLER içerebilir yorumum.

Thomas Maddox, bir FBI ajanı. Geçmişinde yaşadığı birtakım darbeler var. (Tatlı Sır'dan bildiğimiz üzere.) Trenton-Camille aşkı ile yaşadığı duyguları içine atmış ve kendini mesleğine adamış. Başarılı bir ajan. Öğle aralarında bile spor yaparak zamanını geçirecek kadar da disiplinli.


Liis Lindy ise, uzun bir ilişkinin enkazından çıkmış, yabancı diller konusunda çok başarılı bir ajan. Ardında bir hayat bırakıp geldiği ekip, onu zaman zaman zorlayacak olsa da Liis, her şeyin üstesinden gelecek bir karakter.

İkilimiz bir barda tanışsalar da, aslında kader onlar için farklı bir şekilde ilerliyor. Ve bunu keşfettiklerinde, iş işten geçmiş oluyor. :)

Travis için gündemde olan bir hapis cezasını bildirme ve bir teklif sunma görevi, Thomas'a düşünce, Thomas, bunu Abby ve Travis'in yemin tazeleme töreninden sonra bildirmeyi uygun görüyor. Fakat ortada bir sorun var, Travis'in ajan olma durumu söz konusu. Thomas, yanına Liis'i de alarak bu törene gidecek ve bakalım sahte çifti neler bekleyecek?

Thomas, merakla beklediğim Maddoxlardandı ve nihayet kavuştum kitaba :) Kitabı beğendim, özellikle Liis karakterinin güçlü olarak resmedilmesi, güçlü kadın sever biri olduğum için hoşuma gitti. Abby, Travis ve diğer Maddoxları görmek güzeldi. Cami- Trenton- Thomas üçlüsünü yine okuduk, fakat Thomas için sevindim çünkü Liis ile çok güzel bir ikili oldular. Bu anlamda bir Maddox erkeğini daha baş göz etmenin haklı gururunu yaşıyoruz :)

Kapak ve ayraç yine gayet başarılı. Yazım hataları bazı yerlerde gözüme çarpsa da, kitabın akıcılığı ve Liis- Thomas ikilisinin akıbeti, kitabı hızlıca okutuyor. Yeni Maddox kitabını merakla bekliyorum. Keyifli okumalar dilerim :)


Kitabın Yazarı: Jamie McQuire
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çevirmen: Boran Evren
Sayfa Sayısı: 376
Basım Yılı: 2015

Kitaba puanım 4/5


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...