4 Ekim 2015

Ölüm Bizi Ayırana Dek- Barbara J. Zitwer- Yorum





Kitap Tanıtımı:


Joey, iş için Amerika'dan İngiltere'ye gelmiştir. Son dönemlerde epey kötü gitmiş özel hayatı yüzünden, evinden uzakta olacağı bu dönemi, kafasını toplamak için de kullanmaya kararlıdır. Kaldığı evin kapı komşusu olan Ian ve kızı Lily ile tanışır. Sadece baba ve kızdan oluşan bu aile, hayatına tahmin etmeyeceği bir şekilde dahil olmuştur ve aralarındaki ilişki gittikçe güçlenmeye başlar. Ian, Joey'in hayatında gördüğü en farklı ve dingin erkektir. Ve bu dinginlik, geçmişte yaşadıklarından ileri gelmektedir.

Evinin yakınlarında koşuya çıktığı bir gün Joey, saklı kalmış bir göl keşfeder. Kışları buz tutan bu göl, beş kadının sığınağıdır adeta. Her gün gölün buz gibi sularında yüzmek için buluşan beş eski dost… Joey'i de aralarına davet ederler. Onlarla birlikte gölün soğuk sularında yüzmeye başlayan Joey, bu kadınlardan hayatla ilgili her gün yeni bir şey öğrenir. Ağızlarından çıkan her cümleden bilgelik akan bu kadınlar, Joey'i, hem kendini hem de Ian'ı anlayabileceği bir yola sokarlar. Ancak hayatta geri dönüşü olmayan bazı yollar vardır. Anlamak gibi… İnsan bir kez anladığında, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Kitap Yorumu:

Yepyeni bir kitap yorumu ile merhaba :) Geçtiğimiz günlerde okuyup bitirdiğim, Nemesis Yayınları etiketi ile çıkan Ölüm Bizi Ayırana Dek kitabı, aile ve arkadaşlık bağları üzerine bir roman. Aşk minimum tutulmuş bu kitapta.

Ana karakterimiz, Joey Rubin, 37 yaşında, Amerika'da yaşayan bekar bir mimar. Köpeği Tink ile birlikte yaşayan Joey'in rutine bağladığı sıradan bir hayatı var.

Bir gün, bir görev gereği İngiltere'ye gitmesi gerekir. Stanway Evi'nin restorasyonu artık onun sorumluluğundadır. Joey, İngiltere'de yaşayan, on senedir görüşmediği, bir zamanlar kardeşi kadar yakını olan Sarah ile de yüzleşecektir. Fakat inişli çıkışlı bir süreç olacaktır bu yüzleşme iki taraf için de. Çünkü eski Sarah, yerini evli, çocuklu, kendine zaman ayıramayan paspal birine bırakmıştır.

Bir başka karakterimiz, Ian McCormack, eşi ölmüş bir adam. Kızı Lily ile birlikte sakin bir hayatları var. Stanway Evi'nin bakımı ve bekçiliği ile ilgileniyor Ian. Bu noktada, restore için gelen Joey ile bu baba kızın yolları kesişmiş oluyor ve bu üçlü için bakalım neler oluyor?

Kitabın orijinal isminin ilham kaynağı olan bir grup kadın var bir de. J.M.Barrie Yüzme Klübü üyesi, her biri en az 80 yaşında. Hepsi kendilerine göre sıkıntıları olan, görmüş geçirmiş kadınlar. Bu kadınların en büyük çılgınlıkları, kışın ortasında bile gölde yüzmeleri. Çünkü, bu onlar için bir nevi terapi. Lilia, Vivian, Aggie, Meg ve Gala, senelerin eskitemediği dostlukları ile acılarının üstesinden geliyorlar.İşte, mimarımız Joey'in bu grupla da yolu kesişiyor ve pek çok ders alıyor bu çılgın kızlardan.

Kalabalık kadrolu bir kitap esasen. Ama kesinlikle kafanız karışmıyor. Kitap, benim çok sevdiğim aile ve arkadaşlık temaları üzerine kurulu. Öncelikle Joey karakterinden ziyade ben J.M.Barrie Yüzme Klübü kadınlarını sevdim. Dostluklarını okumak müthişti. Yaşadıkları acılara birlikte merhem olmaları, seksen yaşında hala coşkuyla yaş günü kutlamaları çok tatlıydı.

Joey'in ayrıca Sarah karakterine karşı olan tutumunu sevmedim malesef. Sarah neticede evli çocuklu bir kadın. Bir kaç yerde geçen ne kadar bakımsız, ne kadar kilo almış, ıyyy çirkin tarzındaki düşüncelerini malesef gereksiz buldum. Fakat onların da dostlukları kuvvetli çıktı ve görüşemedikleri seneleri yoksaydılar.

Netice itibariyle, bana keyifle okuttu kitap kendini. İçinde geçen Peter Pan teması ise çok ciciydi. J.M. Barrie hakkında araştırmamı da yaptım merak etmiştim çünkü okurken. Aile, arkadaşlık, ikinci şanslar temalı kitapları sevenler için güzel bir seçenek. Keyifli okumalar dilerim :)

Kitabın Yazarı: Barbara J. Zitwer
Çevirmen: Eda Tevrizci
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 400
Basım Yılı: 2015


Kitaba puanım 4/5


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...