30 Kasım 2015

-DKOE- Ben O Değilim- Ön Okuma ve Çekiliş



Merhaba :) Deniz Kızları olarak bu sefer, kalemini,kişisel duruşunu,kurgularını çook beğendiğimiz Fatma Erdek'i ağırlıyoruz. Bu kitabında farklı bir tarz deneyen yazarımızın kitabına bir kaç sayfa göz atmak isterseniz aşağıda ön okuması mevcut.

Ephesus Yayınları Sponsorluğunda düzenlediğimiz çekilişimizde, 1 Facebook 1 İnstagram üzerinden olmak üzere 2 adet Ben O Değilim'i sizlere hediye ediyoruz. Linklere tıklayarak şansınızı denemenizi öneririz :)

Facebook çekilişi

İnstagram çekilişi


24 Kasım 2015

Pinokyo'nun Rüyası- Selvi Atıcı- Yorum



Kitap Tanıtımı:

Gecenin karanlığı üzerine en derin koyuluğuyla çöktüğünde Gazel, bir binanın en üst katındaydı. Ve o binadan canlı çıkması imkânsızdı. Hayatta tek bir kez bile olsa, geleceğiyle ilgili bir kararı kendisi verebilmek istedi. Nasıl öleceğini seçebilmek istedi. Onu kovalayan adamlar çoktan o binaya girmiş ve merdivenleri çıkmaya başlamışlardı. Birazdan yakalanacaktı. Ve yine, birilerinin onun adına verdiği kararları uygulamak zorunda kalacaktı. Başkalarının elinde oyuncak olmaktansa, ölmeyi tercih etti. Ve kendini boşluğa bıraktı.

Aynı gece, Ömer'in üzerine de kopkoyu bir karanlıkla çökmüştü. Bütün gün hastalarıyla ilgilenmiş ve ameliyattan ameliyata koşturmuştu. Trafikten kurtulmak için girdiği ara yolda ilerlerken aklından geçen karmakarışık düşünceler, büyük bir gürültü ve sarsıntıyla bölündü. Pat!

Arabasının üzerine bir şey düşmüştü. İlk anda ne olduğunu anlayamadı ama birkaç saniye sonra ön camına doğru uzanan bir kadın eliyle karşı karşıya kaldı. O el Ömer'e, 'beni tut' diye yalvarıyor gibiydi. O eli tuttuğu anda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ne Ömer için; ne de Gazel için…


Kitap Yorumu:

Merhaba :) Son dönemde harika kitaplar okudum. Bunlardan biri de Pinokyo'nun Rüyası. Selvi Atıcı kaleminden çıkan benim okuduğum 3. kitap oldu Ömer-Gazel :)

Kitap, diğer Selvi Atıcı romanlarında olduğu gibi beni duygudan duyguya sürükledi diyebilirim. Kitabın konusundan biraz bahsetmek gerekirse;

Gazel 20 yaşında bir genç kız. Annesini ve kardeşini birbirine çok yakın tarihlerde kaybediyor. Peşinde adamlar olan genç kızımız, ya onların kendisini öldürmesine izin verecek, ya da o gün olayın gerçekleştiği çatıdan kendisi atlayacak. Gazel, pek tabii ikinci şıkkı seçiyor.

Ömer, yakışıklı doktorumuz. Kendisi zengin, yakışıklı, çapkın bir doktor olsa da, mesleğine son derece bağlı, merhametli bir doktor. Gerektiğinde gözünü kırpmadan günlerce çalışabilecek potansiyele sahip.






Bilinmezliklere doğru adım atıp kendini boşluğa bırakan bir kadın, o an arabasıyla olay yerinden geçmekte olan bir adam. Arabanın üstüne düşen bir kadın bedeni ve arabadaki kişi doktor. Olayların gelişmesi kaçınılmaz :) Aylar süren bir iyileşme sürecinin ardından, gidecek bir yeri olmayan Gazel ve doktor Ömer için bakalım hayatın hazırladığı sürprizler neler?

Öncelikle kitabın çok akıcı olduğunu belirtmeliyim. Ben vize dönemimde okuduğum için her gün bir doz Pinokyo'nun Rüyası okumuş olsam da, sınavlarım olmasaydı eminim elime aldığım gibi bitirirdim.

Hoşuma giden şeylerden biri, eski karakterleri kitapta görmekti. Bu beni çok mutlu etti, sanki gerçekten sevdiğin biriyle bir yerde karşılaşmışsın hissi gibi :)

Diğer bir nokta, arkadaşlar çikolata. Ben bir çikolata sever olarak, okuma sürecinde çikolata yememek için kendimi tuttum. Okurken siz yanınızda hazır edin yine de :)

Tüm bunların ışığında, kitap benim favorilerime eklendi bile. Ömer ve Gazel aşkı eminim sizi de çok etkileyecek. Güzel seven erkek karakterleri okumayı seviyoruz :)

Dediğim gibi akıcı bir kitaptı. Redaksiyon anlamında da iyiydi. Kapak sade ve naif. Kendisi pek sevdiğim İlknur Muştu yapımı çünkü <3

Selvi Atıcı hakkında hep kendimce şunu düşünüyorum; şu an ortalık fazlaca hikayeden kitaba dönüşmüş kitap dolu olsa da, sen kesinlikle seneler sonra da piyasada olacaklardansın kadın :) Yolun açık olsun tekrar tekrar, yepyeni kitaplarınla buluşmak dileğiyle. Keyifli bir aşk romanı okumak isteyenlere tavsiyemdir efendim Pinokyo'nun Rüyası :)





Kitabın Yazarı: Selvi Atıcı
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 463
Basım Yılı: 2015

Kitaba puanım 5/5



21 Kasım 2015

Pinokyo'nun Rüyası- Selvi Atıcı- Ön Okuma ve Çekiliş



Merhaba, yepyeni tur, yepyeni heyecan ve yepyeni Selvi Atıcı romanııı <3 Daha ne olsun :) Haydi sizler de ön okumaya göz atın ve çekilişimize katılıp şansınızı deneyin! :) Çekiliş :)


20 Kasım 2015

Kor Adası- Kimberley Freeman- Yorum




Kitap Tanıtımı:

Göz ardı ettiğiniz gerçekler er ya da geç çıkar karşınıza tamamlanmak için. Yüzleşin ki ruhunuz arınsın.

1891 yılının İngiltere'sinde Tilly Kirkland, rüya gibi bir evlilik yaptığını düşünürken kendini bir kâbusun tam ortasında bulur. Yaşadığı talihsizlikler onu Avustralya'ya, Kor Adası'nda bir malikâneye getirir. Burada bir yerel cezaevi müdürünün kızına mürebbiyelik yapacaktır. Aslında her günbatımında adeta bir kora dönüşen bu adaya hayatının cezasını çekmek için geldiğini anlayacaktır…

2012 yılında ünlü yazar Nina Jones, kafasını toparlamak ve yazmakta sıkıntı çektiği yeni hikâyesine odaklanmak için Avustralya'ya büyük büyükannesinden kalma malikâneye gelir. Ancak Starwater Malikânesi'nin duvarları, onun yıllardır sakladığı büyük sırrının kanıtlarıyla doludur. Keşfettiği her kanıt ise Nina'nın büyük bir gizemi çözmesini sağlayacaktır.

Üçüncü kitabıyla hayranlarının kalbine bir kez daha kazınacak olan Kimberley Freeman'ın romanı Kor Adası, yarım kalan gerçeklerin sonsuza kadar saklı kalamayacağını ve ne olursa olsun kalbimizin sesine kulak vermemiz gerektiğini anlatıyor.

"Geçmişle günümüz hikâyesini kusursuzca birleştiren bir roman. Aşk, tarih ve adeta gotik gizemi barındıran bu hikâye okuyucuların hoşuna gidecek."
-Booklist-


Kitap Yorumu:

Uzun bir aradan sonra merhaba :) Geçtiğimiz günlerde bir çok kitap okudum,bunlardan bir tanesi de Kor Adası. Kimberley Freeman, ülkemizde 3 kitabı basılmış bir yazar. Genel olarak, aile, aşk, dram temalarını işleyen yazar, Sarah Jio sevenler için tarafımca tavsiye edilir.

Kitabın genel olarak konusundan bahsetmek gerekirse; 1800 lerin sonlarında, karakterimiz Tilly'nin düğünü ile başlıyoruz okuma yolculuğumuza. Büyükbabası ile yaşayan Tilly, eğitimli bir genç kadın. Büyükbabası ile arasında büyük bir yakınlık var, çünkü babası gibi görmüş Tilly kendisini. Büyükbaba ölmeden Tilly'nin evlenmesini, mutlu olmasını görmek istediği için, Tilly, Jasper ile evleniyor. Fakat, büyükbabası ölüm döşeğinde olduğu için, Jasper evine dönüp, Tilly'nin gelmesini bekliyor. Bu demek oluyor ki, Tilly'nin kocasıyla yaşayacağı eve gitmesi için, büyükbabasının ölmesi gerekiyor. Büyükbabanın vefatı ile tüm mal varlığı, Tilly'nin gıcık kuzeni ve karısına kalıyor. Tilly'e düşen ise, aşkla evlendiği kocasının yanına gitmek. Fakat, her şey her zaman göründüğü gibi değildir. Tilly için, azap günlerinden başka bir şey olmayacaktır kocasının yanına gidişi.

Günümüz kısmındaysa, Nina var. Nina, bestseller polisiye kitaplar çıkarmış bir yazar. Son romanı üzerinde çalışıyor fakat bir türlü başaramıyor ve kendini Kor Adası'nda buluyor.

Peki Tilly Kirkland ile Nina Jones'u aynı adaya sürükleyen şey ne? Bu ikili arasında nasıl bir bağ olabilir, ya da ikili arasındaki ortak tanınan kişi kim?

Spoiler vermemeye çalışarak ancak bu kadar anlatabilirdim sanırım :) Geçmiş ve günümüz şeklinde ilerleyen kitapları sevenler bilir, iki hikaye bir noktada buluşur. Ben bu tarz kitaplarda büyük bir çoğunlukla, geçmiş kısmını seviyorum. Bu kitapta da öyle oldu açıkçası :) Nina ve yazarlık bunalımından ziyade, Tilly'nin mücadeleleri, acıları, kaçışları; Starling'in kızı ile olan ilişkileri, Elenor'un yazma tutkusu, bahçede çalışan mahkumun ardındaki giz derken gördüğünüz gibi Nina'dan daha çok sevmişim bu kitabın geçmiş kısmını da :)

Klasik Arkadya çizgisinde bir kitap. Kaliteli baskı, iyi editoryal aşama, renkli püskül, konuyla alakalı kapak görseli ve kitabın adını direkt çevirmesi ile Arkadya bu kitapta da benden takdir topladı.

Kitaptan 1 puan kırma sebebim, Tilly'e gerçekten kızmış olmam. Gerçekten. Hem evliliğinde, hem Kor Adası'nda yaptığı saflıklar beni okurken kızdırsa da, Nina'nın bunalımlarını okumak beni biraz daraltsa da, kitabın genelini çok sevdim.

Başta da dediğim gibi çift zamanlı kitap sevenlere daha önce hiç okumadılarsa, Kimberley Freeman kitaplarını tavsiye edebilirim :) Keyifli okumalar :)




Kitabın Yazarı: Kimberley Freeman
Çevirmen: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı: 480
Basım Yılı: 2015


Kitaba puanım 4/5



Konuş Benimle-Speak- Kitap Tanıtımı



Merhabalar :) Go! Kitap'tan yepyeni bir kitap tanıtım ve ön okuması ile sizlerle :)


Yazar : LAURIE HALSE ANDERSON
Yayınevi : GO!
Etiket Fiyatı : 19.00 TL
Türü : Roman
Çeviren : Duygu Yücel
Editör : Nurten Hatırnaz
Sayfa Sayısı : 304
Baskı Tarihi : Kasım 2015


Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim?


Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor.

Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek…


Kitabın Ön okuması için:


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...