24 Kasım 2015

Pinokyo'nun Rüyası- Selvi Atıcı- Yorum



Kitap Tanıtımı:

Gecenin karanlığı üzerine en derin koyuluğuyla çöktüğünde Gazel, bir binanın en üst katındaydı. Ve o binadan canlı çıkması imkânsızdı. Hayatta tek bir kez bile olsa, geleceğiyle ilgili bir kararı kendisi verebilmek istedi. Nasıl öleceğini seçebilmek istedi. Onu kovalayan adamlar çoktan o binaya girmiş ve merdivenleri çıkmaya başlamışlardı. Birazdan yakalanacaktı. Ve yine, birilerinin onun adına verdiği kararları uygulamak zorunda kalacaktı. Başkalarının elinde oyuncak olmaktansa, ölmeyi tercih etti. Ve kendini boşluğa bıraktı.

Aynı gece, Ömer'in üzerine de kopkoyu bir karanlıkla çökmüştü. Bütün gün hastalarıyla ilgilenmiş ve ameliyattan ameliyata koşturmuştu. Trafikten kurtulmak için girdiği ara yolda ilerlerken aklından geçen karmakarışık düşünceler, büyük bir gürültü ve sarsıntıyla bölündü. Pat!

Arabasının üzerine bir şey düşmüştü. İlk anda ne olduğunu anlayamadı ama birkaç saniye sonra ön camına doğru uzanan bir kadın eliyle karşı karşıya kaldı. O el Ömer'e, 'beni tut' diye yalvarıyor gibiydi. O eli tuttuğu anda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ne Ömer için; ne de Gazel için…


Kitap Yorumu:

Merhaba :) Son dönemde harika kitaplar okudum. Bunlardan biri de Pinokyo'nun Rüyası. Selvi Atıcı kaleminden çıkan benim okuduğum 3. kitap oldu Ömer-Gazel :)

Kitap, diğer Selvi Atıcı romanlarında olduğu gibi beni duygudan duyguya sürükledi diyebilirim. Kitabın konusundan biraz bahsetmek gerekirse;

Gazel 20 yaşında bir genç kız. Annesini ve kardeşini birbirine çok yakın tarihlerde kaybediyor. Peşinde adamlar olan genç kızımız, ya onların kendisini öldürmesine izin verecek, ya da o gün olayın gerçekleştiği çatıdan kendisi atlayacak. Gazel, pek tabii ikinci şıkkı seçiyor.

Ömer, yakışıklı doktorumuz. Kendisi zengin, yakışıklı, çapkın bir doktor olsa da, mesleğine son derece bağlı, merhametli bir doktor. Gerektiğinde gözünü kırpmadan günlerce çalışabilecek potansiyele sahip.






Bilinmezliklere doğru adım atıp kendini boşluğa bırakan bir kadın, o an arabasıyla olay yerinden geçmekte olan bir adam. Arabanın üstüne düşen bir kadın bedeni ve arabadaki kişi doktor. Olayların gelişmesi kaçınılmaz :) Aylar süren bir iyileşme sürecinin ardından, gidecek bir yeri olmayan Gazel ve doktor Ömer için bakalım hayatın hazırladığı sürprizler neler?

Öncelikle kitabın çok akıcı olduğunu belirtmeliyim. Ben vize dönemimde okuduğum için her gün bir doz Pinokyo'nun Rüyası okumuş olsam da, sınavlarım olmasaydı eminim elime aldığım gibi bitirirdim.

Hoşuma giden şeylerden biri, eski karakterleri kitapta görmekti. Bu beni çok mutlu etti, sanki gerçekten sevdiğin biriyle bir yerde karşılaşmışsın hissi gibi :)

Diğer bir nokta, arkadaşlar çikolata. Ben bir çikolata sever olarak, okuma sürecinde çikolata yememek için kendimi tuttum. Okurken siz yanınızda hazır edin yine de :)

Tüm bunların ışığında, kitap benim favorilerime eklendi bile. Ömer ve Gazel aşkı eminim sizi de çok etkileyecek. Güzel seven erkek karakterleri okumayı seviyoruz :)

Dediğim gibi akıcı bir kitaptı. Redaksiyon anlamında da iyiydi. Kapak sade ve naif. Kendisi pek sevdiğim İlknur Muştu yapımı çünkü <3

Selvi Atıcı hakkında hep kendimce şunu düşünüyorum; şu an ortalık fazlaca hikayeden kitaba dönüşmüş kitap dolu olsa da, sen kesinlikle seneler sonra da piyasada olacaklardansın kadın :) Yolun açık olsun tekrar tekrar, yepyeni kitaplarınla buluşmak dileğiyle. Keyifli bir aşk romanı okumak isteyenlere tavsiyemdir efendim Pinokyo'nun Rüyası :)





Kitabın Yazarı: Selvi Atıcı
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 463
Basım Yılı: 2015

Kitaba puanım 5/5



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...