2 Mart 2016

Düşlerimin Prensi 1. Cilt- Buse Gümüş- Yorum



Kitap Tanıtımı:

"Gerçekleşmeyeceğini bile bile kurulan düşler, insanın canını acıtmaktan başka bir işe yaramıyor."

 Aşkın hiç uğramadığına ve uğramayacağına emin olduğum bir durakta beklerken, hiç ummadığım bir anda düştüm aşkın içine. Hem de hiç olmayacak bir insanla; Mert Demiroğlu'yla… Üstelik bu öyle bir düşüştü ki, sadece üç saniye sürmüştü; ne olduğunu bile anlayamamıştım. Aşkın zor olduğunu biliyordum ama söz konusu Mert ise sadece zor değil, imkânsızdı benim için aşk. O, insanların düşündüğünden daha fazlasıydı. Düşünceli, nazik ve sevecendi. Onun masmavi gözlerinin derinliklerine düştüğümde, tutunduğum yine oydu. Yine de imkânsızdı işte. Mert ve ben sadece arkadaş olabilirdik, benim kalbim her ne kadar daha fazlasını istese de… Ancak hayatın benim için daha farklı planları olduğunu bilmiyordum; benim masalım henüz yazılmamıştı. Hepsinde olduğu gibi bu masalın da bir prensese ve bir prense ihtiyacı vardı. Benim masalım da Düşlerimin Prensi'ni bulduğumda başlayacaktı.

Kitap Yorumu:


Yeni yorumla merhaba :) Düşlerimin Prensi serisi, bana keyifli bir okuma oldu. Bugün, ilk kitabın yorumunu paylaşacağım :)

Kitabımız, ana karakter Rüya'nın üniversiteyi kazanması ile başlıyor. Genç ve toy olan kızımız okula gittiğinde, hemen ortamı tanımaya çalışıyor. Ve sevimli mi sevimli bir kızla yani Gizemle tanışıyor. Gizem'i aklınızda tutun, çünkü Rüya'nın en samimi arkadaşı olacak kendisi :)

Gizem ve Rüya, okullarına ve yeni çevrelerine alışmaya çalışırken, yeni bir arkadaş ediniyorlar! Bu arkadaş üst sınıflardan Figen. Figen ile birlikte gruplarına Figen'in erkek arkadaşı Gökhan da dahil oluyor. Boylelikle okula alışan ikilimiz, kendilerini bir anda bir partide bulurlar. Partinin sahibi ise, Rüya'nın okulda sıkça gördüğü yakışıklı Mert Demiroğlu'ndan başkası değildir.

Mert'in hayatına girmesiyle Rüya ve arkadaşları için macera başlayacaktır.


Öncelikle, kitabın naif bir kitap olduğunu belirtmeliyim. Günümüzde malesef bu tarz kitaplara pek denk gelemiyoruz. O açıdan, kitap zaten kendini sevdirdi. Bir diğer sevdiğim şey, kitaplarda kalabalık arkadaş grupları okumayı seviyorum. Kitap bir çift üzerinden ilerlemiyor yani, bence çok hoştu Figen-Gökhan ve Gizem-Rüzgar çiftlerini de okumak.

Açıkçası önceleri Mert'e pek ısınamadım. Çünkü karakterimiz, zengin,yakışıklı,etrafında kızların fır döndüğü biri. Yani gelip Rüya'yla ısrarla ilgilenmesine önceleri pek inanamayıp altında bir şey aradım. İtiraf ediyorum, yazarla ya da kurguyla alakalı değil! Hep bu tarz erkekleri badboy olarak okuduğumuzdan, okurken bir klişe aradım :D

Mert'e alışınca o halleri çok tatlı geldi bana. Rüya'nın kendini bulma sürecinde Mert'in kendisine tam destek olması, başarabileceğini göstermesi güzel detaylardı bu anlamda. Diğer bir karakter Rüzgar'ın gelişi ise Gizemimizin işine yaradı çok tatlış bir grup oldu bunlar böyle çift çift :)

Tatil macerasını sadece Gizem ve Rüya ikilisinin yaşamayacağını tahmin etmiştim :) Çok da güzel oldu bence katılan kişilerle :)

Kitabın son sayfasını okurken gerçekten kalakaldım. İkinci kitap çıktıktan sonra ilk kitabı okuduğum için çok şanslıyım yoksa meraktan çatlayacaktım.

Kitabın kapağı İlknur Muştu ellerinden çıkma. Kendisinin yaptığı tüm kapak görsellerini seven bir okur olarak bu serinin kapaklarını da beğendiğimi belirtmeliyim. Yazar, kitabın başından sonuna kadar bir gelişim göstermiş. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum, okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum, ikinci kitabın yorumunda görüşmek üzere :)

Kitabın Yazarı: Buse Gümüş
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 512
Basım Yılı: 2015



Kitaba puanım 4/5









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...