23 Ağustos 2016

Külkedisinin Zayıflama Hikayesi- Aylem Güngördü- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:



Bir kadın kendini değiştirmek istediğinde, ona engel olabilecek hiçbir yemek yoktur. Öykü, hayatını zorlaştıracak her şeye sahipti.
 Çalıştığı dergide gıcık bir müdire 
İnsanın dikkatini dağıtacak türden yakışıklı bir patron 
Fazla kilolar 
Sürekli topuz yapılan saçlar 
Paçoz kıyafetler 

Bu liste böyle uzayıp giderdi. Ancak bir gün bir şey oldu ve Öykü artık böyle devam edemeyeceğine karar verdi. Hayatını değiştirecekti. Ve buna, fazla kilolarından kurtularak başlamalıydı. Onlardan kurtulmak için ihtiyacı olan şeyler onda var mıydı peki?

Fazlasıyla vardı. Azim Uyuz ve süper çekici müdiresi Seçil, ondan dergiye bir köşe hazırlamasını istemişti. Öykü, yeterince iyi yazılar yazamazsa işini kaybedeceğini biliyordu. İlham gelsin diye beklerken, aradığı şeyi aynada gördü. Kendini yazacaktı. Kendi zayıflama hikâyesini ve bugüne kadar neler yaşadığını… Bu büyük bir riskti çünkü ilgi çekici bir konu gibi görünmüyordu. Ancak ilk yazı yayınlandığında, herkesi şaşkına uğratacak gelişmeler oldu. Artık Öykü'nün hayatı, kontrol edemeyeceği bir şekilde değişmişti. Külkedisi, küllerinden doğacaktı!


Kitap Yorumu:

Şeker mi şeker bir kitap yorumuyla merhaba :) Çiklit kitapları oldum olası çok sevmişimdir. Çok kafa yormaya gerek olmayan, karakterlerde mutlaka okurken kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bu türün güzel bir örneği olmuş Külkedisinin Zayıflama Hikayesi. 

Öykü Turan, 25 yaşında, bir kadın dergisinde editörlük yapan, balıketli bir kız. Her kızın olduğu gibi Öykü'nün de bir sürü derdi var. Mesela bunlardan biri dergideki süper gıcık Seçil Hanım!

Öykü, şirketin sahibi Bora Bey'in Türkiye'ye geleceğini öğrenir öğrenmez arama motorunda yaptığı küçük çaplı araştırma sayesinde Bora Bey'e aşık olur :)

Öykü'nün malesef tek sorunu Seçil değildir! Çünkü kendisinin vermesi gereken kiloları vardır. Seçil ile kilo hakkında atışmalar yaşadıktan sonra, kilo vermeyi kafasına koyar. Dergiden bir hışım çıkıp yolda yürürken gördüğü Sihirli Kitaplar Dükkanı'nda soluğu alır. Kitapçıdan zayıflama ve erkekleri tavlama üzerine kitaplar isteyen Öykü, aslında bilmeden çok güzel bir tesadüfe imza atmıştır :)

Sanırım konudan kısaca ancak bu şekilde bahsedebilirim yoksa duramayıp kitabı komple anlatacağım :)

22 Ağustos 2016

Zümrüt Şelaleleri- Kimberley Freeman- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:


Gözyaşlarınıza eşlik edecek biri varsa yanınızda, kalbinizdeki boşluk sizi ne kadar ıssızlaştırabilir? 

Violet Armstrong 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde çalışmaya başladığında aklındaki tek şey, artık çalışacak durumda olmayan annesine bakmaktır. Ancak ötekileştirilenlerin dünyasında yer alsa da kalbine yenik düşerek ünlü Honeychurch-Black Ailesi'nin vârisine âşık olur. Bir gece kuvvetli bir kar fırtınasının gelmesiyle o tutku dolu aşkı da kara gömülür. Ta ki karlar eriyip o gecenin sırrı ortaya çıkana kadar…

Seksen sene sonra Lauren Beck, erkek kardeşinin vefatından sonra annesinin baskıcı tavırlarından sıyrılarak, kendi ayakları üstünde durmaya karar verir. Görkemli Zümrüt Kaplıca Oteli'nin karşısındaki kafede çalışan Lauren, eski otelin restorasyonuyla ilgilenen bir mimarla tanışır. Arkadaşlıkları devam ederken, Lauren 1926 yılında yaşanmış doludizgin bir aşkın mektuplarını keşfeder. Ancak keşfi bununla da sınırlı değildir… Unutulmuş bir trajedinin peşine düşen Lauren, yüzleşeceği gerçekle kendi hayatını da değiştirecek riski göze alabilecek midir?

Büyükannesinin hayatındaki unsurlardan esinlenen Kimberley Freeman, Zümrüt Şelaleleri'nde gizemi, kalp kırıklığını ve farklı hayatlardaki aşkı anlatıyor. Ötekileştirilenlerin dünyasında siz de kendinizden bir parça bulacaksınız… 

"Kitapta her dönemin kendi değer yargıları en iyi şekilde işlenirken, kış mevsimindeki Blue Mountains tasviri olağanüstü… Karakterler sizi alıp götürürken romanın nasıl bittiğini anlayamayacaksınız."
-Historical Novels Review-


Kitap Yorumu:

Epeyce uzun bir aranın ardından merhaba :) Kişisel yoğunluklar vs. derken blogu malesef boşlamak zorunda kaldım. Hatta bu sene istediğim gibi kitap okuyamadım bile, olsun sağlık olsun, her şey mutlaka rayına oturur.( Böyle ummak istiyorum diyelim :)  )

Bloga dönüşümü, sevdiğim bir yazar ve yayınevi ile yapmak istedim. Bu kitap, Kimberley Freeman- Zümrüt Şelaleleri oldu. Kitabı geçtiğimiz haftalarda yaklaşık 1.5 günde bitirmiştim. Önce konusundan biraz bahsedeyim, daha sonra beğenip beğenmediğimi paylaşayım :)

Kitap, çift zamanlı ilerliyor. 2014 ve 1926 yıllarında iki kadının yaşamını okuyoruz. 1926 yılında geçen hikayemizin kahramanı Violet Armstrong; bir ailenin yanında dikiş nakış işlerinde çalışan fakir annesine destek olmak amacıyla, Zümrüt Kaplıca Oteli'nde garsonluk yapmaya başlar. Fakat oteldeki işi belirli bir süreliktir. Otel müşterilerinden Samuel Honeychurch- Black'e aşık olmaktan kendini alamaz. Bu aşk için bir çok engel vardır önlerinde. Çiftin aşkı, pek çok kez sınanacaktır.

2014 yılındaki hikayemizde ise,amansız bir hastalık neticesinde abisini kaybeden Lauren Beck, hayatını yoluna koymak üzere, abisinin de zamanında gidip çok sevdiği Zümrüt Şelaleleri'ne gider. Burada bir kafede garsonluk yapmaya başlar. Kafeye gelen bir mimarla tanışır, bu mimar Zümrüt Kaplıca Oteli'ni restore etmeye gelen mimarlardan birisidir. 

Lauren, otelde etrafı incelerken, eski bir gramofonun içinde, çok eski zamanlardan kalma tutkulu aşk mektupları bulur. Mektuplar, SHB imzalıdır. Lauren, mektupların gizemini çözmeye çalıştıkça, biz okurlar da hem Violet'i hem Lauren'i yakından tanımaya başlıyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...