13 Temmuz 2017

Tadımlık Aşk- İlknur Birdal- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:

“Bir dünya inatlaşma ve çekişme, bir o kadar büyük bir aşk ancak bu kadar güzel ve eğlenceli bir şekilde yansıtılabilir.” -Zeynep Saraç, Bir Parça Masal, Ceylan ve Nar Çiçeği kitaplarının yazarı-

“Tadımlık Aşk, damağınızda tadına asla doyulmaz bir lezzet bırakacak…” -Aslıhan Akagöz, Çirkin Güzel, Senden Bebek istiyorum kitaplarının yazarı-

"Romantik bakışmalar, heyecanlı buluşmalar, kalpte kelebekler, midede oluşan kördüğümler… Sonrası evlilik, balayı ve cicim ayları…”

Dinçer ve Burçak Soysal çifti hızlı bir flörtün ardından, soluğu nikâh masasında almışlardı. Aşkın o tatlı heyecanı yerini dinginliğe bıraktığında, birbirlerine zıt olan karakterleri ortaya çıktı. Ve her şey sorun olmaya başladı.

“Bir kadın mutfağa girmekten neden nefret eder? Bu kadar ayakkabıyla bir cinayet mi planlıyor? Ve nasıl bu kadar dağınık olmayı başarabiliyor?”

“Bir adam nasıl bu kadar düzen hastası olabilir? İşinden başka hiçbir şey düşünmez mi? O kravatları mezara mı götürecek?”

Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?

“Tek sorun kravatlar.”

“Bence ayakkabılar.”

“Hepsini çöpe atmak istiyorum.”

“Ayakkabıları mı?”

“Hayır, sevgilim, kravatlarını…”

Evlilik aşkı öldürüyor mu? Cevabı ararken biraz eğlenmeye ne dersiniz?


Kitap Yorumu:


Boğucu yaz sıcakları ile birlikte, bir okuyamama durumu söz konusu bende. Bu okuyamama durumunun üstesinden geldiğim kitap ile selamlamak isterim sizleri :) Aşırı sıcakların hüküm sürdüğü yaz günlerinde içinizi serinletecek, aynı zamanda romanın sıcaklığı içinizi ısıtacak :) Öncelikle size biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum, sonrada yorumumu paylaşacağım.

Dinçer Soysal; 33 yaşında, esmer, fit, uzun boylu, siyah saçlı, sportif bir kişilik. Kendisi yapımcı ve D&S Prodüksiyon'un sahibi.

Burçak Soysal; 26 yaşında, sarışın, mavi gözlü, tatlış ana karakterimiz. Efendim Burçak kızımız esasen bir tasarımcı. Fakat hayat koşulları nedeniyle kendini Dinçer'in asistanı olarak buluyor. Bununla da kalmıyor tabii Burçak'ın Dinçer'in hayatındaki yeri.

İnci ve Erdem'i de atlamamak gerekir. İnci, Burçak'ın çatlak kız kardeşi, kendisi sarışın bir cadı. Erdem de, Dinçer'in kankası.

Burçak, Dinçer'in asistanı olarak işe başladığında, hayatının kökten değişeceğinden habersizdi. Hayat akıp giderken çiftimiz kendilerini evli buluyorlar. Gel zaman git zaman ikilimiz arasında kıskançlıklar, tartışmalar başlar. Burçak bir ayakkabı delisidir, Dinçer ise kravat manyağı! Bu bile kavga nedenidir ikili için! Peri masalları hep mutlu sonla mı biter? Okuyup cevabını siz bulun :)

"Okumak için beş neden" isimli yazımda da bahsettiğim üzere, daha önce 2 adet kitabı çıkan İlknur Birdal, kendini romantik komedi türünde de kanıtlamış. Yan karakterler ile hikayeye zenginlik katmış. Erdem ve İnci, okuması keyifli tiplemelerdi. Yine aynı şekilde, Dinçer'in babası ve Burçak'ın annesini okumak ve bu ikilinin sürekli zıtlaşmalarına tanık olmak tebessüm sebebiydi.

İkilimizin aşk ile çıktıkları yol, kavgalarla devam etti. Yazarımız bu noktada, evliliğin toz pembe olmadığını, kişisel sorumlulukları ve evlilik kurumu içinde eşlerin fedakarlıklarını irdelemiş. Burçak ve Dinçer'in gözünden geçmişe döndükçe, ilişkinin nereden nereye geldiğini okuduk. Bu noktada, Burçak ve Dinçer'in bireysel karakter gelişimine de tanık olduk.

Kapak tasarımı, iç tasarım son derece keyifli ve kitabı yansıtan türde olmuş. Tadımlık Aşk'ı çok büyük bir zevkle okudum. Yazarımıza tekrar teşekkür etmek isterim keyifli bir okuma süreci sunduğu için. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum ve yeni kitaplarını merakla bekliyorum :)

Okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum :)

...Aşk, bizim için ilmek ilmek örülen bir kazak gibiydi. Mutluluğa ulaşmak için her ilmeği tek tek özveriyle işliyorduk fakat mutluluğumuza göz koyan birisi bir ilmeği çekmeye başladığında tüm kazak yok oluyordu. Aşka ulaşmak bu kadar zor, kaybetmekse bu kadar kolaydı. Sanki biri, benim kazağımı sökmeye çalışıyordu... 


Kitabın Yazarı: İlknur Birdal
Yayınevi: Mortena Yayınları
Sayfa Sayısı: 448
Basım Yılı: 2017

Kitaba puanım 5/5


11 Temmuz 2017

Tadımlık Aşk- İlknur Birdal- Okumak İçin Beş Neden



Yeni tur kitabımız Tadımlık Aşk ile herkese merhaba :) Romantik komedi, tür olarak en sevdiğim türlerdendir. Tadımlık Aşk, türün çok güzel bir örneği. Kitabı okumak isteyenler için 5 neden sıralayacağım :)


1) Kaliteli bir romantik komedi olması: Türün takipçileri için yeni bir soluk. Yazarımız, daha önce basılan iki kitabından sonra, bu türde de kendini ispat etmiş :)

2) Seviyeli ve kaliteli bir üslup ile yazılmış olması: Bilindiği gibi artık cinsellik teması kitaplarda çok ön planda. Fakat kitapları okuyan yaşı küçük okurlar için bu hoş olmayan bir durum, kişisel fikrimce. Yazar bu noktada, her şeyden dozajında bahsetmiş. Cinsellikten bahsetmek yerine örneğin, aile olmanın zorluklarından bahsetmiş, evliliği sürdürmenin iki taraf için de gerektirdiklerinden bahsetmiş. Bir çok şeyi irdelemiş, bunu yaparken de roman karakterleri gözünden, zaman geçtikçe ikili ilişkilerdeki bencillik ve tahammül sınırlarının değişiminden söz etmiş. 

3) Karakterleri çok yönlü okuma: Yazarımız öncelikle Dinçer- Burçak çiftinin ilişkisinin güncel durumundan bahsetmiş ve daha sonra geçmişe dönerek tanışmalarından tutun, ilişkilerinin sorunlarına, aile bireylerine değinmiş. Karakterlerin ilişki içindeki değişimlerini ve kendi içlerindeki gelişimlerini takip edebiliyoruz böylece.

4) Tatil keyfinizi arttıracak kitap arayışındaysanız: Okulunuz tatile girdi veya sene boyunca çalıştınız ve dört gözle beklediğiniz yıllık izne çıktınız. Deniz-havuz kenarında okuyacağınız, sizi eğlendirecek, yüreğinizi ısıtacak, akıcılığı ile bir çırpıda bitecek kitap arayışındasınız. İşte o kitaplardan biri Tadımlık Aşk. Atın çantanıza :)

5) İlknur Birdal kalemi ile tanışma: Yazarımız İlknur Birdal'ın yayınlanmış üçüncü kitabı Tadımlık Aşk. Daha önceki kitapları Satılık ve Karanlığın Külleri kitaplarını okumamış olanlar için, yazarın kalemi ile tanışmak için Tadımlık Aşk, biçilmiş kaftan :) 


Son olarak; kitabı kazanma şansı elde etmek isterseniz, Geveze Kalemler Facebook ve Instagram hesaplarına bekliyoruz :) 

30 Haziran 2017

Elya Şeytanı- Hasibe- Karakter Tanıtımı


Merhaba :) Sıra geldi sizlere kitaptan bazı karakterleri tanıtmaya :) Aslında kitapta karakter çok, biz de temsilen 4 karakter için sizlere tanıtım hazırladık. Sizler de kitabı okuduktan sonra belki fikirlerinizi bizlerle paylaşırsınız. Unutmadan, kitabımızı kazanma şansı elde etmek için, Geveze Kalemler Facebook ve Instagram hesaplarımızı ziyaret etmeyi unutmayın :)





Asi Ulu: Ana karakterimiz Asi. 24 yaşında, delidolu bir kız. Edremit'in en zengin ailelerinden Ulu ailesinin kızı. Aslında edebiyat sevdalısı. Ama otoriter dedesi Musa Ulu'nun diretmesi ile kendini Ziraat Mühendisliği bölümünde bulmuş Asi. Adı gibi Asi bir kız. Asi'nin asiliği ne yazıkki despot dedesine sökmüyor. Kalabalık ailesi ile Ulu Konağı'nda yaşayıp giderken, sırılsıklam aşık oluyor Asi... 




Doktor Koray: Sakin, efendi, kendi halinde, prensiplerine bağlı bir Dahiliye doktoru. Astım hastası. Babası, Ulu Musa'nın yanında çalışmış, bu nedenle Musa'ya gönül borcu var. Asi'nin çekimine karşı koymak istese de, bu o kadar da kolay olmayacaktır...




Ege Ulu: Asi'nin kuzeni. Evin fettan gelini Neriman'ın oğlu. Özel üniversitede hukuk okuyor. Ukala, sorumsuz, son derece çapkın bir birey. Evin tek erkek torunu olduğu için son derece özgüvenli ve yüksek egolu biri.


Reyhan: Asi'nin ilkokuldan liseye birlikte okuduğu çok samimi arkadaşı. Asi, üniversite okumaya gidince aralarına mesafeler girse de, Asi'nin Edremit'e dönüşüyle yeniden kaldıkları yerden devam ediyorlar dostluklarına. Reyhan'ın kendi adıyla açtığı bir eczanesi var. Delidolu, sevimli, sevgi dolu bir karakter. 

29 Haziran 2017

Elya Şeytanı- Hasibe- Kitap Yorumu




Güzel bir yaz gününden merhaba :) Tam bu havalarda keyifle okuyacağınız bir kitap ile geldim bugün, karşınızdaaaa Elya Şeytanı :)




Kitap Tanıtımı:

Ben Asi… Kent Soylu lakaplı Ulu Musa’nın torunuyum. Edremit’te evrime ve medeniyete kafa tutmuş, Orta Çağ’dan kalma fikirlerin hüküm sürdüğü bir ailenin ferdiyim. Diktatör dedem, eksik zekâlı kuzenim, egomanyak yengem, yerine göre Alzheimer hastası veya seksi Madonna’ya dönüşebilme kabiliyetine sahip babaannemle beyaz konağımızda, sefil bir yaşam sürüyoruz. Eczacı kızılımla, azılı bir Esra Erol hayranı annesini de unutmamak lazım. Yoksa gönül koyarlar bana…

Bu birbirinden değişik aile efradıyla geçirdiğim her gün, belgesel konusu mahiyetinde. Güzide memleketimin tüm coğrafi bölgelerine yetecek ve artacak kadar arızalı insan tanıyorken, mevcut galerime çekicilikte sınır tanımayan, yakışıklı bir doktorun eklenmesiyle şimdi durumlar daha da komplike…


Kitap Yorumu:

Öncelikle belirtmem gerekir ki, kitaba biraz önyargı ile başladım. Konusunu ve yazarını önceden bilmediğim için bir önyargıydı bu ama kitabın ilk sayfalarını okumamla birlikte önyargım yok oldu. Kitap beni oldukça eğlendirdi. Sizlere önce biraz konudan bahsedip, sonra yorumuma geçmek istiyorum.

Asi Ulu, Edremit'in en zengin ailelerinden birinin kızı. Aslında edebiyata gönül vermiş bir kız, ama dedesi Musa yüzünden Ziraat Mühendisi olmak zorunda kalmış. Hikayemiz, Asi'nin mezun olup memleketine dönmesi ile başlıyor.

Çocukluk arkadaşı Reyhan'ın eczanesine yolu düşen Asi, o gün sırılsıklam aşık olacağını tahmin edemezdi. Ta ki Reyhan'ın eczanesinin kapısından giren gönüllerin prensi Doktor Koray'ı görene kadar. Koray'ı görünce Asi'nin dünyası tepetaklak olur. İnatçı ve otoriter dedesi Musa yüzünden başta kuzeni Ege ve kendisi olmak üzere pek çok insanın hayatı arap saçına döner.

Elya Şeytanı, akıcı dili ile hemen bitirebileceğiniz bir kitap. Elinize aldığınızda zaten bir sonraki bölümü merak edip okumaya devam edeceksiniz. Kitap öyle renkli karakterler barındırıyor ki; dediğim dedik bir dede, Alzheimer ama deli dolu bir babaanne, haset bir yenge, çapkınlar prensi bir kuzen, çocukluk arkadaşı güzeller güzeli Reyhan, dünyanın en yakışıklı doktoru Koray (Asi'nin dünyasının en yakışıklısı :D ) ve Asi'nin annesi,babası,amcası pek çok karakter  var kitapta. Bu karakterler arasında en sevdiğim Koray oldu. Dedeyi ise sevemedim. Ege ve Asi'nin başına çorap örmekten bıkmadı kendisi. 

Akıcı ve esprili dili ile romantik komedi severlerin beğenerek okuyacağı bir kitap olmuş Elya Şeytanı. Yazarın yolu açık olsun, yeni kitaplarını bekliyorum. Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum :)



Kitabın Yazarı: Hasibe
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 427
Basım Yılı: 2017

Kitaba puanım 5/5


24 Mayıs 2017

Pedina- Mehtap Soyuduru Çiçek- Yorum



Çok güzel bir kitabın yorumu ile geldim bugun :) Mehtap Soyuduru Çiçek'in 3. kitabı olan Pedina'yı bir çırpıda okudum. Yazarın methini daha önce çok duymuştum, bu nedenle kitaptan beklentim yüksekti ve beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. Biraz konusundan bahsetmem gerekirse: 

Zengin bir ailenin kızı olan Dudu, bir cinayete kurban gider. Cinayeti araştırıp, aydınlatma görevi ise Zehra' ya verilir. Bu görev, Zehra'nın ilk saha görevidir. Kendisi bu görev için oldukça heyecanlı ve bir o kadar da acemidir. Görevin bir de gizli yürütülmesi detayı vardır. Yani Zehra bu görevi tek başına yürütmek zorundadır. 

Dudu'nun katilini bulmak için canla başla çalışmaya başlar Zehra. Dudu'nun çevresini yakın markajı altına alan Zehra'nın yolu Güven ile de böylelikle kesişir. Güven, Zehra'nın şoförü ve aynı zamanda dert ortağıdır. Güven'in suçsuzluğu Zehra tarafından kanıtlanınca, Zehra soruşturmada Güven'in yardımlarını almaya başlar. Böylelikle ikili için kader ağlarını örmeye başlar...

Acemi polis memuru Zehra ile Ağrılı Güven'in hikayesini anlatan kitap, sadece bir türe eğilmemiş. İçinde aşk, gizem, kültür farklılıkları, aksiyon, dram hatta mizah yer alıyor. Bu nedenle okurken su gibi akıyor kitap. Ana karakterlere yeri geldi güldüm, yeri geldi kızdım. Özellikle Güven'in bazı yerlerdeki odunluklarını okurken kızdım. En hoşuma giden detaylardan biri, kahramanların delicesine çay sevgisiydi. Kitap boyunca o kadar çok çay içtiler ki, çay ile aram olmamasına rağmen canım çekti :)

Mehtap Soyuduru Çiçek ile tanışma kitabım oldu Pedina. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Çünkü kurgusunu ve kalem gücünü sevdim. Kitabın editini başarılı buldum. Kapak görseli de, çok yakışmış, kahramanlarımız için soba ve çaydanlık ikilisi çok isabetli olmuş. 

Polisiyeyi, farklı türlerle birleştirip okuruna sunan Mehtap Soyuduru Çiçek'in Pedinası benden tam puan aldı, çünkü hem güldürdü hem üzdü, merakta bıraktı beni. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum, okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim :)



Kitabın Yazarı: Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Basım Yılı: 2017

Kitaba Puanım 5/5


20 Mayıs 2017

Pedina- Mehtap Soyuduru Çiçek- Kitap Tanıtımı





Yepyeni bir kitap ile daha karşınızdayız. Bu sefer, geçtiğimiz günlerde üçüncü kitabı çıkan Mehtap Soyuduru Çiçek'in "Pedina" kitabını konuk ediyoruz. Sizler de eğer kitabı kazanma şansı elde etmek isterseniz, Geveze Kalemler'in Instagram ve Facebook hesaplarından çekilişe katılmayı unutmayın :)

Kitap Tanıtımı:

Bir cinayet…

Sabaha karşı bir gölün kenarında alnından vurularak öldürülmüş bir genç kızın ölümü ardındaki sır perdesi… Bu sır perdesini aralama görevini gizli bir soruşturma ile acemi bir polise veren, cinayeti örtbas etmek ister gibi görünen bir güruh…

Ve bu ölümün sınırlarına girmiş, başka bir gizemli ölüm… Cinayetleri takip eden rakipsiz bir duygu; aşk. Aşkın adı Güven.

İnanmak, sığınmak ve dokunmak isteyen bir kadın; Zehra.

Bir daha güvenmek denen o şeyden korkarken, karanlık bakışların ardından gizemiyle rağbet görmüş, bambaşka bir dünyanın dev adamına tutkun bir Erkek Fatma’nın hayatı, bu soruşturma ile allak bullak olacak.

Mizahın, gözyaşının, aksiyonun ve son ana kadar sizi diri tutacak merakın doludizgin yaşanacağı Pedina’yı bir solukta tüketmeye hazır mısınız?


Kitabın Yazarı: Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Basım Yılı: 2017


13 Mayıs 2017

Sözleşme- Aslı İpekli- Kitap Yorumu




Yeni bir kitap yorumu ile merhaba. Genç yazar Aslı İpekli'nin yeni kitabı Sözleşme'nin önce biraz konusunu anlatacağım, sonra yorumuma geçeceğim.

Ana karakterlerimiz, Levent Alsancak ve Öykü Karen. Levent, geçmişinde büyük acılar olan bir genç adam. Yaşadığı kötü olaylardan sonra ailesinden uzaklaşarak kendince inzivaya çekilmiş. Öykü ise, yetiştirme yurdunda büyümüş, iyi kalpli, çekingen bir kız. 

Ortak tanıdıkları Melda Hanım vesilesiyle bir iş görüşmesinde yolları kesişen çift, Levent'in aldığı bir kötü haber ile kendilerini bir oyunun içinde bulurlar. Aile şefkatine muhtaç Öykü ile yaralarını sarmaya çalışan Levent için, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 

Kitap kısa olsa da, pek çok duyguyu ele alıyor. Aile, aşk, dram temaları üzerinden ilerlese de, yan karakterler de kitaba renk katmış. Nisa-Cenk çiftini çok sevdim hele o afacan Anıl'a bayıldım.

Levent ve Öykü karakterlerindeyse, bir şeyler eksikti bence. Kitabın kısa olmasından kaynaklanıyor olabilir. Olay geçişlerini de hızlı buldum. Kurgu aslında uzun yazmaya çok müsaitti. 

Kitabın bütünündeyse yazarın gelişimini görüyoruz. Üslup, tarz kitabın sonlarına doğru oturmuştu iyice. Özellikle kitabın sonunda Hasan Bey'in yaptığı fedakarlık, çok güzeldi, bu sahneyi okurken fazlaca duygulandım. Anıllı sahneleri okurken kimi yerde kahkaha attım. Yazar bu anlamda duygu geçişleri yaşattı :)

Son olarak, kitapta yazım hataları yoğundu. Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek, kurgusu güzeldi, hızlı geçişler, betimleme eksikliği ve kitabın edisyonu benim puan kırma sebeplerim oldu. Yazarlık kariyerinde Aslı İpekli'ye başarılar diliyorum, okumak isteyenlere de keyifli okumalar diliyorum :)


Kitabın Yazarı: Aslı İpekli
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 288
Basım Yılı: 2017


Kitaba Puanım 3/5


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...